Bizim Büyük Çaresizliğimiz

8,0/10  (143 Oy) · 
406 okunma  · 
117 beğeni  · 
2.157 gösterim
Sıkı bir dostuk... Aslında hikaye onların hikayesi, Ender'in ve Çetin'in... Günün birinde hayatlarına bir genç kız girer. Şimdi düşünme, hatırlama ve kendini didikleme zamanıdır.

"Nihal'e başından beri olduğumuzdan farklı göründük. Böyle gerekmişti. Koruyucu, kollayıcı, soğukkanlı, ne yapması gerektiğini bilen, Nihal düzgün yürüsün, üniversiteyi uzatmadan bitirsin, yaşadığı felaketten makul adımlarla uzaklaşsın diye asfalt döşeyen iki orta yaşlı, deneyimli erkek. Biri göbekli, diğeri kel."

Barış Bıçakçı, bu çağa özgü lâf kalabalığından; dil, duygu, düşünce kirliliğinden paçalarına tek damla çamur bulaştırmadan çıkabilen, şaşırtıcı bir içışığı cömertçe yayan bir yazar. Nefes alır gibi, su içer gibi yazıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    167
  • ISBN:
    9789750502637
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Kübra 
18 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çok iyi anlaşan iki arkadaşın yine çok sevdikleri bir arkadaşları, babası ve üvey annesi ölünce kız kardeşini onlara emanet eder. Kendisi Amerika'da yaşamaktadır. 2 sene sonra kardeşinin fakültesi bitecektir. Genç bir kız, 2 tane erkek. Ne olabilir hadi tahmin edin. Neyse ki adamlar hayaller kursa da nefislerine yenik düşüp de kıza bir şey yapmadılar. Aslında tema hoşuma gitmese de yazarın anlatışının hakkını vermeliyim. Akıcı bir dili var. Altı çizilebilecek baya da bir satır var. Kısa bir kitap olduğu için de hemen okunabilir. Aşkın anlatılışında sınır tanımayanlardansanız bence okuduğunuzda pişman olmazsınız.

ESRA ÖZGÜL 
10 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 8/10 puan

Herhangi bir kitabi okurken, hissettirdiklerine gore istifliyorum beynimde.
Hissel arsiv benimki.
Eger birgun '' ....'' Seklinde hissedersem yapisirim yakasina bir kez daha okurum modundayim.
İkinci kez okuyarak bu kıtabı artık Susmalar,beklemeler,gucume gitmeler,caresiz hissetmeler nasil gelmisse artik dilimin ucuna, ben degil de o kusuversin istedim.

Ben , beni sarıp sarmayan bu kitabı çok sevmiştim.
Buradaki iki dostun birbirine olan eşsiz dostluğunu çok sevmiştim.
Ankara 'yı ise daha da çok sevmiştim.
Bir de Barış Bıçakçı gibi laf kalabalığı yapmayan, duyguları en saf hali ile bana sunan yazarı tanıdığım için , kitap okumayı bir kez daha sevmiştim.

Zeynep Öztemel 
25 Nis 16:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

ilk kez Barış Bıçakcı okudum ve kesinlikle çok sevdim..Daha önce okuduğum tarzlardan farklı ve çok güzel bir kalemi var..Çetin ve Ender..Dostluklarına hayran oldum..Keşke öylesi bir dostum olsa idi..Kitap 1 günde biter vaktiniz varsa, ama ben iş yoğunluğundan dolayı 3 güne yaymak zorunda kaldım..

selinay tuzun 
23 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitapta da yazdığı gibi. "Evet kitaplardan konuşuyorduk; sinemadan ve müzikten kendimi kaybederim bu konularda konuşurken. Beğendiğim şeyleri hiçbir sınırlama duymadan överim."
Dostluk mu desem kardeşlik mi aşk mı yoksa? Yanlış yaşadığımız bu kavramları gözüne sokuyor insanın Barış Bıçakçı. Okumaya değer bir kitap.

ALEYNA YILMAZ 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 23 günde · 7/10 puan

Kitap akıcıydı.Yazarın betimlemeleri kesinlikle çok hoştu.Ama herkesin sevebileceği türden bir kitap olduğunu düşünmüyorum.Ama sıradan kitaplardan sıkılmışsaniz eğer bu kitap size ilaç gibi gelebilir.

Mujurey 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 6/10 puan

Barış Bıçakçı'nın okuduğum ikinci kitabı. Kitabı bitirdikten ertesi gün sonra filmini de izledim. İyice yerleşti içime. Ankara'sı ile, müziği ile, naifliği ile.
Şimdi, bu hikayenin rahatsız edici bir yanı var. İlk başlarda ısınamadım bu yüzden, okumakta direndim ve suçladım kendimce yazarı. İki adamın, bir kız çocuğuna aşık olması. Bu cümle, bu kitabın özeti olamayacak kadar çirkin. Ama yazar bunu öyle bir yazmış, duygusallaştırmış ve derine indirmiş ki saflaşıyor ve yumuşuyor bu gerçek. Biraz çocuksulaşıyor.

Sanırım, mükemmel bir dostluk, en fazla bu samimiyetle anlatılabilirdi. Ender ile Çetin'in dostluğu, benim için ayrı bir ulviyete sahiptir. Barış Bıçakçı'yı ve bu romanı sevme sebebimdir. Taze fasülyeyi sevme sebebimdir.
Altı çizilecek çok satır, üzerinde konuşulacak çok ayrıntı var. Bir de Reşit Bey'in güzel bir doğu-batı anlatımı var yaşamak ve yaşamamak üzerine. Tatlı, sakin (bknz: hamur işleri) ve sade hayatlar.

ebru cemre 
27 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Keyifle akan bir kitap okudum.İnsan her kelimeyi sindirmek istiyor okurken,yavaş yavaş,hiç bitmemesini dileyerek...
Kitabın konusu iki can arkadaşın aynı kadına aşık olması olarak görülse de aynı zamanda çocukluğa yakılan bir ağıt var bu kitapta.
Asıl büyük çaresizlik bu diyor Barış Bıçakçı romanın bir yerinde,yani "sesimizin dışarıdaki çocuk seslerinin arasında olmayışı..."
Hepimizin ortak çaresizliği değil mi sesimizin dışarıdaki çocuk seslerinin arasında olmayışı ?

emre çavdar 
24 Nis 21:52 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Ender ile çetin orta yaşlı iki dost, Lise yıllarından beri hayal ettikleri gibi Ankara da bir apartman dairesinde kendi ufak, durgun yaşantılarını kurmuşlar. Hayatlarına şimdiye kadar birçok kişi girmiş çıkmış, aralarına şehirler, yıllar, ölümler girmiş ama onlar hep korumuşlar dostluklarını. Ve bu yaz tatilinde dostlukları bir kez daha sınanacak. Tatilde bir trafik kazasında anne ve babasını kaybeden Fikret’in yeniden Amerika’ya dönmesi gerekir fakat ortada bir sorun vardır: artık yalnız kalan kız kardeşi Nihal.

Nihal, Ankara Üniversitesi’nde öğrencidir ve okulunun bitmesine iki yıl vardır. Fikret’in Nihal’i emanet edebileceği kişi ise Ender ve Çetin’dir. Fikret, Nihal’i arkadaşlarına emanet eder ve Amerika’ya geri döner. Artık evde üç kişi yaşıyordur. Nihal anne ve babasını kaybetmiş olmanın yarattığı travmayı yaşarken Ender ve Çetin’le iletişim kurmak istemez. Fakat zamanla bu üç kişi arasında mecburiyetin de etkisiyle ismi konulamayan farklı bir yakınlaşma doğar.

Kitapta anlatılan dostluk öyle güzel ki. Ender birlikte yaşadıklarını anlatırken siz de böyle bir dostluğu yaşamak istiyorsunuz, onların anılarını bir de ben canlandırayım diyorsunuz. Bu iki orta yaşlı adam bize dostluk kavramını tekrar hatırlatıyor ve kendilerine gıpta ederek bakmamızı sağlıyor.

Kitaptan alıntılar:

Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum.

Sonra onun her şeyini ezberledim ben! Aramızda bildiğimiz bütün dillerde geçen bir konuşma başladı. O konuşmayı kesmek, en azından benim için mümkün değildi.

Dışarıda yağmur yağıyor, hoca kısmi türevi anlatıyor ve ben seni düşünüyorum.

Onu etkilemek için her şeyi, en alçakça şeyleri bile yapabilir, en süslü cümlelerle aklını karıştırabilirdim.

Çölün Kalbi 
12 Oca 03:25 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Çok övgü almış, filmi çekilmiş. İki dostun hayatına giren bir genç kız ve ona olan duyguları üzerinden ilerliyor hikaye. Kitap boyunca ‘’Kardeşim siz Nihal’e değil de birbirinize aşık olmayasınız’’ dedim.O derece neyse..

Bıçakçı’nın değişik bir üslubu var. Anlatmak istediği olayı, yani romanın konusunu genellikle kitabın başında veriyor. Olayların seyrini kestirmenize rağmen yazarın yapmak istediği, gayet de güzel yaptığına inandığım küçük olaylara dair saptamalar ve günümüz insanın çıkmazı duygusal problemlere içsel bir yolculuğa çıkarak cevap araması, bunun okuyucuda da benzer bir içsel yolculuğa neden olması, okuyucuyu kitaba bağlıyor ve de Bıçakçı’nın sevilerek okunmasını sağlıyor.

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, çocukluktan beri çok yakın arkadaş olan Ender ile Çetin’in bir trafik kazası sonucu anne ve babasını kaybeden arkadaşları Fikret’in kız kardeşi Nihal’i -Fikret’in yurt dışında olması ve Nihal’in okulu bitirene kadar yalnız kalmasını istememesinden dolayı- yanlarına almalarıyla başlar. Ender ve Çetin’in kendilerinden yaşça küçük olan Nihal’le olan ilişkileri, bazen abi, bazen arkadaş, bazen çocuk, bazen … gibi formasyonlara sokar kahramanlarımızı.



Olayları süslendirip konuları uzatması ve anlatmak istediği direk vermemesiyle bir çırpıda okunan eserler ortaya koyulmamış maalesef. Ama olsun merak ediyordum Barış Bıçakçı üslubunu. Üsluba birşey demem; harika, sürükleyici..

3 /

Kitaptan 123 Alıntı

Birine aşık olunca, ömrün boyunca onu aramışsın da sonunda bulmuşsun gibi, geçmişini tekrar kurgularsın. Basit tesadüfler aşkın ilahi gücünün işareti olur çıkar. Şimdi buraya yazınca bak ne kadar gülünç olacak: Lise sonda aşık olduğum kızın ismi Zuhal’di, yirmi yıl sonra, Nihal, demek ki, tabi ya, büyük bir aşk bu, aşkın ilahi adaleti sonunda bizi buluşturdu vesaire..

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış BıçakçıBizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı

"Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?"

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış BıçakçıBizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı

Evet kitaplardan konuşuyorduk...
Kendimi kaybederim bu konuda konuşurken. Beğendiğim şeyleri hiçbir sınırlama duymadan överim.

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 39)Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 39)
mavera 
 10 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dışarıda yağmur yağıyor, hoca kısmi türevi anlatıyor ve ben seni düşünüyorum..

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 49)Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 49)
Corpus 
17 Kas 2014 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Evet kitaplardan konuşuyorduk; sinemadan ve müzikten. Kendimi kaybederim bu konularda konuşurken. Beğendiğim şeyleri hiçbir sınırlama duymadan överim.

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 39)Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 39)