Bizim Büyük Çaresizliğimiz

8,1/10  (181 Oy) · 
502 okunma  · 
156 beğeni  · 
2.446 gösterim
Sıkı bir dostuk... Aslında hikaye onların hikayesi, Ender'in ve Çetin'in... Günün birinde hayatlarına bir genç kız girer. Şimdi düşünme, hatırlama ve kendini didikleme zamanıdır.

"Nihal'e başından beri olduğumuzdan farklı göründük. Böyle gerekmişti. Koruyucu, kollayıcı, soğukkanlı, ne yapması gerektiğini bilen, Nihal düzgün yürüsün, üniversiteyi uzatmadan bitirsin, yaşadığı felaketten makul adımlarla uzaklaşsın diye asfalt döşeyen iki orta yaşlı, deneyimli erkek. Biri göbekli, diğeri kel."

Barış Bıçakçı, bu çağa özgü lâf kalabalığından; dil, duygu, düşünce kirliliğinden paçalarına tek damla çamur bulaştırmadan çıkabilen, şaşırtıcı bir içışığı cömertçe yayan bir yazar. Nefes alır gibi, su içer gibi yazıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    167
  • ISBN:
    9789750502637
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
NigRa 
17 Tem 01:20 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kitabı okuyalı epey oldu ama kitaptan sahneler ara ara dönüp dolaşıp gelip aklımda takılı kaldıkça kitaba inceleme yazmak istedim.

Kitap bir insanı hamlıktan olgunluğa ulaştıran duyguların en büyük paydaya sahip olanı,en gaddarı ile yani ölümle başlıyor. Birisinin ölüm haberini almak ne denli yıkıcıdır,hele bu birisi ailemizden biriyse. O noktadan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış gibi hissederiz. Hiç gülemeyecekmişiz, bir daha mutlu bir an yaşayamayacakmışız gibi gelir.
Tabi ölüm haberini vermek de son saniyelerinden geriye doğru sayan bir bombayı izlemek gibidir. Haberi alan kişi de izlenen bomba gibi patlayabilir ya da tehlike imha edilerek savuşturulabilir.

Işte Nihan'la iki dostun durumu da böyledir. Ellerinde kendilerine emanet edilmiş,ölüm acısıyla yüklü, her an patlamasından korktukları bir genç kız vardır. Acısını paylaşsalar mı her şey normalmiş gibi devam mı etseler bocalar dururlar.


Sonra ne mi olur? " Ortada iki erkek ve bir kadın varsa, edebiyat ve sinema başımıza taş yağdırır,kolla kendini!" diyor Barış Bıçakçı. Bu tezi de kitaba yayıyor. Ikisi birden Nihal'e aşık oluyorlar ve bu durum onların büyük çaresizliği oluyor. Hop diyorlar tamam aşık olduk da durum nerden baksan racona ters. Kız arkadaşımızın kardeşi, bizden yaşca çok küçük , e sonra hadi hepsini oldurduk biz dostuz birbirimizden vazgeçemeyiz ama ikimizde aynı kişiye aşık olduk,dostluğumuzdan mı vazgeçeceğiz. Dostluğumuzdan vazgeçmiyorsak aşkımızdan mı vazgeçelim. Alın size çok bilinmeyenli denklem.

İşte böyle platonik platonik sancılar çekmeye devam ederler ama ikisi de açılmaz Nihal'e. E sonrasında da ben diyorum kollayın kendinizi. Ortada platonik bir aşk varsa, her zaman aşk acısı yanında bonus olarak gelir. :)

Aslında ben bu kitaptaki Ender ve Çetin'in dostluklarını bir parca, Tutunamayanlar'ın Turgut ve Selim'im dostluğuna benzettim.(Bana her şey seni hatırlatıyor.) Ama tersten... Yani bu ikisi de başka kimseye ya da başka bir şeye tutunamamış,hayat pek yüzlerine gülmemiş onlar da gidip birbirlerine tutunmuş. Ikisi de bir diğeri olmadan eksik gibi. Oğuz Atay'dan esinlenmiş olabilir yazar.

Çok yalın,çok samimi duygularla süslenmiş bir dostluk,biraz aşk, biraz hayat hikayesi. Şunu da belirteyim ki kitap herkesin sevebileceği bir kitap değil bence. Olay örgüsünü ve karakterleri başta takip etmekte biraz zorlanabilirsiniz. Bir eskiye bir şimdiye dönüşü alışana kadar biraz bocalatıyor.

Barış Bıçakçı'nın duyguları yansıtışı çok güzel,kelimeleri duygu yüklü. Melankolik bir mizahı var. Farklı kitap tarzları tatmayı seviyorsanız bu kitap tam size göre. Hem altı çizilip instagramda paylaşılacak epey söz de var içinde. :))

Kübra 
 18 Tem 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bir kızın babası ve üvey annesi ölünce abisi onu arkadaşlarına emanet eder; çünkü kendisi Amerika'da yaşamaktadır ve kızın fakültesinin bitmesine daha 2 sene vardır. Bu arkadaşlar 30'larında, bir kadından daha iyi ev hanımlığı yapan komik tiplerdi :) Amma velakin genç bir kız, 2 de erkek. Ne olabilir hadi tahmin edin. Neyse ki adamlar o hiç uzak olmayan hayalleri kursa da nefislerine yenik düşüp de kıza bir şey yapmadılar. Aslında tema hoşuma gitmese de yazarın anlatışının hakkını vermeliyim. Akıcı bir dili var. Altı çizilebilecek baya da bir satır var. Kısa bir kitap olduğu için de hemen okunabilir. Aşkın anlatılışında sınır tanımayanlardansanız bence okuduğunuzda pişman olmazsınız.

ESRA ÖZGÜL 
10 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 8/10 puan

Herhangi bir kitabi okurken, hissettirdiklerine gore istifliyorum beynimde.
Hissel arsiv benimki.
Eger birgun '' ....'' Seklinde hissedersem yapisirim yakasina bir kez daha okurum modundayim.
İkinci kez okuyarak bu kıtabı artık Susmalar,beklemeler,gucume gitmeler,caresiz hissetmeler nasil gelmisse artik dilimin ucuna, ben degil de o kusuversin istedim.

Ben , beni sarıp sarmayan bu kitabı çok sevmiştim.
Buradaki iki dostun birbirine olan eşsiz dostluğunu çok sevmiştim.
Ankara 'yı ise daha da çok sevmiştim.
Bir de Barış Bıçakçı gibi laf kalabalığı yapmayan, duyguları en saf hali ile bana sunan yazarı tanıdığım için , kitap okumayı bir kez daha sevmiştim.

Zeynep Öztemel 
25 Nis 16:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

ilk kez Barış Bıçakcı okudum ve kesinlikle çok sevdim..Daha önce okuduğum tarzlardan farklı ve çok güzel bir kalemi var..Çetin ve Ender..Dostluklarına hayran oldum..Keşke öylesi bir dostum olsa idi..Kitap 1 günde biter vaktiniz varsa, ama ben iş yoğunluğundan dolayı 3 güne yaymak zorunda kaldım..

Pelin S. 
25 Tem 15:41 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Öncelikle belirtmek isterim ki çookk güzel bir Ankara kitabıydı. İki yakın arkadaşın/dostun/kardeşin vb. (bu tanımlamaların hangisi uyar ya da eksik kalır, bilmiyorum) aynı kadına aşık olma hallerini hem çok naif hem çok bariz anlatmış Barış Bey. Gerçekte Çetin ve Ender arasındaki dostluğun var olabileceğini düşünmüyorum. O kadar güzel ve derindi ki... Öz kardeşinize katlanamadığınız anlar olurken sonradan hayatınıza girmiş birine, karşılıklı bu kadar derin bağlanabilmek zor olmalı. Ayrıca Ender o kadar tatlı bir insandı ki... Anlattıklarında o kadar kendimden ve hayata dair fikirlerimden parçalar buldum ki. Terapi gibi geldi biraz. Nihal'e gelecek olursak Çetin ve Ender için ne kadar önemli olsa da okuyucu için bu dostluk karşısında arka planda kalacaktır. Filmini de merak ettim, en kısa zamanda izlemek istiyorum. Herkese keyifli okumalar.

selinay tuzun 
23 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitapta da yazdığı gibi. "Evet kitaplardan konuşuyorduk; sinemadan ve müzikten kendimi kaybederim bu konularda konuşurken. Beğendiğim şeyleri hiçbir sınırlama duymadan överim."
Dostluk mu desem kardeşlik mi aşk mı yoksa? Yanlış yaşadığımız bu kavramları gözüne sokuyor insanın Barış Bıçakçı. Okumaya değer bir kitap.

ALEYNA YILMAZ 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 23 günde · 7/10 puan

Kitap akıcıydı.Yazarın betimlemeleri kesinlikle çok hoştu.Ama herkesin sevebileceği türden bir kitap olduğunu düşünmüyorum.Ama sıradan kitaplardan sıkılmışsaniz eğer bu kitap size ilaç gibi gelebilir.

Eys 
23 Haz 14:11 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Bunu yazmam gerekiyormuş gibi hissediyorum çünkü kitabı hem beğendim hem de beğenmedim.
Beklentim çok yüksekti bu kitaba karşı. Barış Bıçakçı ile tanışma kitabım oldu. Kitaba ilk başladığımda o kadar amatör geldi ki hemen bıraktım. Yazar sanırım kitabı farklı zamanlarda yazmış. Çünkü kitabın diğer yarısı o kadar da kötü değildi.

Bu pekala benim uydurmam olabilir ama kitapta özgünlük ve birilerinden esinlenmek arasında kalmış bir yazar gördüm. O biri Oğuz Atay olabilir. Bir şeyler tam oturmamış gibiydi.

Kitabın adı çok güzel ama keşke bu ismi biraz bekletseydi, kitapla uyumlu olduğunu düşünmüyorum. Bizim Büyük Çaresizliğimiz ismini daha çok hak eden bir kitap yazabilirdi.

Bunun yanı sıra Nihal'in anlatılışını gerçekten çok beğendim. Çetin konusundaki soru işaretleri hala kafamda. O karakter kafamda tam oturmadı. Ender'i sevdim, o da yeterince anlatılmıştı. Ama kitap neden yazılmıştı, yani Ender'in Çetin'e yazdığı bir mektup muydu yoksa Ender'in düşünceleri miydi? Bu da tam oturmadı kafamda.

Kitabın oldukça akıcı olduğunu söyleyebilirim, hemen okuyup bitirebilirsiniz. Okunmayacak bir kitap değil ama beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitabın adından kaynaklanıyor galiba bu. Yine de bir kitabını daha okumak istiyorum Barış Bıçakçı'nın. O şekilde karar vermem daha iyi olur.

Mujurey 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 6/10 puan

Barış Bıçakçı'nın okuduğum ikinci kitabı. Kitabı bitirdikten ertesi gün sonra filmini de izledim. İyice yerleşti içime. Ankara'sı ile, müziği ile, naifliği ile.
Şimdi, bu hikayenin rahatsız edici bir yanı var. İlk başlarda ısınamadım bu yüzden, okumakta direndim ve suçladım kendimce yazarı. İki adamın, bir kız çocuğuna aşık olması. Bu cümle, bu kitabın özeti olamayacak kadar çirkin. Ama yazar bunu öyle bir yazmış, duygusallaştırmış ve derine indirmiş ki saflaşıyor ve yumuşuyor bu gerçek. Biraz çocuksulaşıyor.

Sanırım, mükemmel bir dostluk, en fazla bu samimiyetle anlatılabilirdi. Ender ile Çetin'in dostluğu, benim için ayrı bir ulviyete sahiptir. Barış Bıçakçı'yı ve bu romanı sevme sebebimdir. Taze fasülyeyi sevme sebebimdir.
Altı çizilecek çok satır, üzerinde konuşulacak çok ayrıntı var. Bir de Reşit Bey'in güzel bir doğu-batı anlatımı var yaşamak ve yaşamamak üzerine. Tatlı, sakin (bknz: hamur işleri) ve sade hayatlar.

4 /

Kitaptan 168 Alıntı

Birine aşık olunca, ömrün boyunca onu aramışsın da sonunda bulmuşsun gibi, geçmişini tekrar kurgularsın. Basit tesadüfler aşkın ilahi gücünün işareti olur çıkar. Şimdi buraya yazınca bak ne kadar gülünç olacak: Lise sonda aşık olduğum kızın ismi Zuhal’di, yirmi yıl sonra, Nihal, demek ki, tabi ya, büyük bir aşk bu, aşkın ilahi adaleti sonunda bizi buluşturdu vesaire..

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış BıçakçıBizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı

"Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?"

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış BıçakçıBizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı

Evet kitaplardan konuşuyorduk...
Kendimi kaybederim bu konuda konuşurken. Beğendiğim şeyleri hiçbir sınırlama duymadan överim.

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 39)Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (Sayfa 39)

O da anlamıştı herhalde ikimizden bir adam olacağını, benimle konuşulacağını seninle yaşanılacağını..

Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış BıçakçıBizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı