Kabuk Adam

8,1/10  (97 Oy) · 
208 okunma  · 
69 beğeni  · 
1.962 gösterim
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın sayılan Aslı Erdoğan'ın yayımlandığı günden bugüne değerini ve yerini hiç kaybetmemiş ilk romanı: Kabuk Adam. Türk edebiyatında olduğu kadar dünya edebiyatında da yeni bir yazarın doğuşuna tanıklık eden bir kitap. Şık olmakla cinayet işlemek arasındaki o çok ince çizginin öyküsü.

"Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki "Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9752893090
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
 09 Oca 21:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yasaklanmış kitaplar ve filmler ,tutuklanmış yazarlar genel olarak daha çok ilgimi çekmiştir.Mutlaka bir şeyleri doğru söylüyorlardır. Kirlenmiş sistemin parçası olmamayı tercih etmişlerdir.Bu sistemin bütün pisliklerini yazmışlardır.İspanyada Don Kişot okunmasını yasaklayan ,Çin’de Alice Harikalar Diyarını yasaklayan , İran 'da 1001 Gece Masalları 'nı yasaklayan , bir çok ülkede Gazap Üzümleri 'ni yasaklayan , Yunanistan 'da Aristofanes 'in Lysistrata 'yı yasaklayan zihniyetle Sabahattin Ali 'nin , Ataol Behramoğlu ' nun ,Pınar Kür 'lerin, Nazım Hikmet 'lerin ,Rıfat Ilgaz 'ların ,Erdal Öz 'lerin ,Nihat Behramlar 'ın ( Bu liste uzadıkça uzar ) kitaplarını yasaklayan zihniyet ve sistem aynıdır. Sistem bununla yetinmez birde ders vermek için yazarları tutuklar. Yıllarca hapishane köşelerinde işkenceden geçirir,baskıyla ,zulümle kalemlerine kelepçe vurmaya çalışır. Islah oldunuz mu ? Hayır aksine beni buraya tıkayan sistemi daha çok sorgulamama vesile oldunuz. Demek ki halen daha insanlığa anlatamadığımız bir şeyler var.Demek ki daha çok yazmalıyız ,daha çok anlatmalıyız.Aslı Erdoğan 'da bu şekilde tanıdığım bir yazar. Müebbet hapis cezası ile iddinamesi hazırlanıp ,dört beş ay sonra terörist değildir denilip serbest bırakılan bir yazarın yazdıklarını merak edipte bütün kitaplarını kütüphaneme kazandırdım.Önceleri bir iki kitabı ve köşe yazıları ile yetindiğim için kendime şu anda çok kızıyorum.Gerçi birkaç hafta önce yakılan 600 -700 kitabımın yerini ne denli doldurabilecekler şimdilik bilemiyorum.Farkında mısınız arkadaşlar kitaplar yakılıyor !


Tıpkı kitaplar gibi ötekileştirilmiş ve dışlanmış insanlarda ilgimi çekmektedir. Mesela hayat kadınları , eşcinseller , travestiler , tinerciler ,sokak çocukları ,hani şu çöpleri karıştırıpta kağıt toplayan çocuklar , Siyahiler ,Romanlar ,Yahudiler, Ermeniler ,Çingenler ,Süryaniler vs. hemen hemen bir çoğumuzun gördüğü zaman yollunu değiştirdiği dışlanmışlar ! O insanların hayatlarına girmeyi çok istemişimdir ve mümkün olduğu kadarıyla girmişimdir.Hatta ve hatta ailemin de büyük desteği ile bir tinerciden avukat yaratacak kadarda haddimi aşmışımdır.
( Şimdi atlar birileri yaratmak Allah 'a mahsustur diye. )


Boğaziçi Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği ve Fizik bölümlerini bitirip , aynı üniversitenin Fizik bölümünde yüksek lisans eğitimi alıp ve asistanlık yaptıktan sonra ,Cenevre'de Masterını yarıda bırakıp gelen ve kendini yazmaya adayan Aslı Erdoğan 'ın aklından zoru mu var acaba. Hayır hayır Aslı Erdoğan sistemin belirlediği insan modeli olmayı kabul etmedi. Sabah sekizde işine gidip akşam beşte işinden çıkıp , kendi eğitim seviyesinde bir koca bulup ,birde çocuk doğurdun mu ayın on beşini gönül rahatlığıyla bekleyebilirsin. Sonra da başını kuma gömüp ömür boyu istesen de çıkaramazsın. Ne güzel anlatmış şu alıntıda Fizikçi arkadaşına ; '' Sen yıllardır Amerika 'da yaşayan , Amerikalaşmış bir fizikçisin. Ülkendeki acılara sırtını dönüp gittiğini için bunca parayı veriyorlar sana ,o kanın üzerine sıçramasına bile izin vermezsin. Bir fizikçi olduğun sürece senden istenen ,insanın kendisine de sırt çevirmendir zaten . Çözümleyici bir zekadan başka değeri yoktur insanın ;hedefi de ,doğayı üç - beş formüle indirip denetim altında tutmaktır. '' Aslı Erdoğan hayatı sokaklarda ,doğada ,meydanlarda ,dışlanmışlar da, ötekileştirilmişler de aramasaydı nasıl yazabilirdi Kabuk adamı ? Nasıl aşık olabilirdi kabuk satıcına ? Toplumun tabulaştırdığı her şeye nasıl baş kaldırabilirdi ? Ha birde ahlak vardı değil mi ,ahlaksızların var ettiği ahlak. Ne de güzel işlemiş ahlak anlayışını.

Hani bir çok insanın çevresinde vardır mutlaka şöyle aykırı karakterler .Tabulara inat sevgilisini sokak ortasında öpmeye çekinmeyenler , gezi eylemlerinde hatırlayanlar vardır sevgilisinin elinden tutup tomanın sıktığı suyun karşısında öpüşen çifti .Ne kadar da ahlaksızca değil mi ? Utanmazlar yahu bunlar. Çok mu ihtiyaçları vardı buna ? Dört duvar arasında ki ahlaksızlıkların yanında ne kadar da ahlaklı bir direniş oysaki .Kabuk adam ile tabulaştırılmış bir çok değeri Aslı Erdoğan 'ın aykırı kişiliği çok daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Acaba olması gereken Aslı Erdoğan 'ın yaptıkları mı ? Şu sözlerle hepimize mesaj vermek istemiş ; "Hepimiz okyanusun sonsuzluğunda kaybolmuş yapayalnız adacıklardık; sınırlarımızı aşıp bir başkasına dokunabilmemiz, bir yanılsamaydı yalnızca."


Her insanın hayatına bir Kabuk Adam girmiştir mutlaka. Ya kabuk toplayıcısı olduğu için görmemişizdir ya da siyahi olduğu için dışlamışızdır .Hatta yasa dışı işlere karışmıştır. Ne alaka şimdi bu yorumlar diyen arkadaşlara okuyun alakayı kendiniz mutlaka bulacaksınızdır.

Aykut 
03 May 01:01 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aslı Erdoğan ile tanışma kitabım oldu Kabuk Adam. Erdoğan gerçekten bizlerin sancılarını çok iyi tasvir etmiş. Toplumdaki sancılar, ağrılar ve sızılar. Hangi birimiz dile getirebiliyoruz bu sancıları, kimi zaman bir bebek gibi görürüm toplumumuzu. Bir sancımız, ağzımız, sızımız var ama anlatamıyoruz. Bunu küçük gösterme anlamında söylemiyorum, bazen sancılarımızı dile getirme konusunda bir bebek kadar çaresiz oluyoruz toplum olarak. Sancının yerini ve şiddetini hissedebiliyoruz ama iş bunu kendimizden dışa vurmaya geldiği zaman kimi zaman dilimiz dönmüyor kimi zamansa da bunu saklıyoruz (saklatılıyoruz). Toplumun bu sancı-anlatıcılarının önde gelen isimlerinden biri Aslı Erdoğan. Gerek yazdığı romanın kendisi ile gerekse de o romandan bir cümle ile bizim yıllardır dilimizin dönmediği şeyi bir çırpıda, korkusuzca söyleyen bir yazar. Kabuk Adam ise bu sancının dışa vurumudur.

Toplumdan ayrı düşen kişilerin psikolojileri neleri içerir, bu insanlar ne düşünür, ne içer, ne yer, nasıl uyur? Ve işin enteresan yanı biz normal insanlar onları neden görmeyiz? Görünmez değildirler aslında, onlar hep aramızdadırlar. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, gerek eğitim sistemimiz gerekse de yaşam tarzımız başkasına muhtaç olmaya ve hayallerimizi kısıtlamaya tamamen müsait. Hani Oğuz Atay der ya, "Ben ressam olmak istiyordum, babam öyle bir meslek olmadığını söyledi." diye, aynı o hesap bizlerin de topluma uyuşmayan düşünceleri bir anlamda görünmezdir. Görünmez düşüncelerle dolu görünmez bir insan oluveririz bir anda. Çünkü sınavdan yüksek bir puan almazsak kimse bizi işe almaz ve bitmek bilmeyen komşularımızın kızı, oğlu her zaman önümüze örnek olarak sunulur ve bizden asla memnun olunmaz. Biz yükselmek için başkalarının kafasına basmak istemeyiz, kafasına basılan insanlar bizi aptal olarak nitelendirir.

Bu görünmezlik ise umutsuzluk verir çoğu zaman, dolayısıyla insanda korku duygusu da artık barınamaz. Sanırım intihar eden kişiler öyleydi. Korkacak bir şeyleri kalmamıştı çünkü, korkmaya değer bir şey bulamayacak ölçüde büyüktü umutsuzlukları. Belki de bu umutsuzluğu da görünmez olmaları tetikledi. Çünkü herkesten daha erken anladılar her şeyi. Kitabımız da görünmez bir insandan bahsediyor desek aşağı yukarı doğru bir sıfat olur sanırsam. Yüksek fizik öğrenimi gören görünmez bir insan. Eğitim konferansı için gittiği Karayipler'de hayatını onun yüzüne çarpacak ve ona görünmezliğini hatırlatacak olaylar yaşayacaktır. Kabuk Adam'a rastlaması onda bu değişikliklere yol açacak, görünmez olmanın verdiği 'dışlanmışlığı' tadacaktır.

Dışlanmışlık desem ne canlanır aklınızda? Sayıp da bitiremeyeceğimiz kadar çok insan var dışlanmış olan. Çünkü herkesin 2+2=5 dediği yerde, "4" diye cevap vermek, bir ukalalık, yanılgı, yalan, aldatma ve saygısızlıktır. Çünkü güya 'herkes' 2+2'ye 5 diye cevap veriyorsa, vardır herkesin bir bildiği değil mi canım? Bu kadar insan yanılıyor olamaz çünkü. Dışlanmış kişiler, 4'cülerdir diyebilir miyiz? İnsanları aldatmanın en kolay yolu bir insanı değil, birkaç insanı aldatmaktır. Bir zincirleme tepki meydana getirip bunun devamını onlara bırakmaktır. İşte bu zincirleme tepkiyi kıran kişidir dışlanmış kişi. Dışlanmış kişi birçok kişi olabilir. Görüşü, cinsel tercihi, ideolojisi ya da ırkı yüzünden dışlanmış kişiler olabilir bu insanlar. Kısaca toplum tarafından oluşturulan insan tipinin dışına çıkan insanlar.

Kabuk Adam yalnızca bunların tasvirinden ibaret değil elbette. Kabuk Adam, bir insanın kendi kabuğundan dışarıya çıkması olarak da nitelendirilebilir. Bir insan en iyi nasıl kendinden ve benlik kabuğundan sıyrılabilir? Yine kendiyle yüzleşerek. Bunu her insana yaşatan birileri vardır bana göre. Kabuk Adam tek bir kişi değil o yüzden. Kabuk Adam insanları kendine döndüren kişilerin tümü. İnsanları kendiyle yüzleştiren kişilerin tümü. Kabuk Adam, 'kabuklaşmamış ve asla da kabuklaşmayacak' bir semboldür. Bu roman da hem bu kişilerden birinin hikayesi hem de hepsinin sembolüdür. Sadece kendi sorununu dünyanın sorunu sananların aksine dünyanın tüm sorunlarını kendi sorunları olarak görenlerin öyküsüdür Kabuk Adam. Bu eser, Erdoğan'ın da dediği gibi kendi parasızlığı söz konusu olduğunda tüm dünyada (ve ülkemizde) yaşanan tecavüzleri, cinayetleri, intiharları ve diğer tüm olumsuzlukları da, dışlanmış insanlar gibi görünmez olarak kabul eden bencil ve kendi içinden çıkamayan zihniyetin eleştirisidir aynı zamanda da.
Ki zaten o iğrenç zihniyetle savaşmak için de Aslı Erdoğan gibi cesur insanlar gereklidir. Bizler de onlar gibi olabiliriz. Gerekirse elimizde kabuklarla, karşımızdaki bıçaklı saldırgan olarak kabul edebileceğimiz bu iğrenç zihniyeti savuşturabilmeliyiz (kitabı okuyanlar bu ayrıntıyı bilirler).

Bu inancı da kazandırır bize Kabuk Adam. Bununla savaşabileceğimizi.

Kabuk Adam ile en kısa sürede tanışmanız dileğiyle.

eso.okur 
 21 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ben başlangıçta acaba Aslı Erdoğan'ın fizik bölümünü yarıda bırakmasından dolayı kendi otobiyografisini yazmış olduğu bir kitap mı diye düşündüm fakat internette araştırma yapınca onunla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamadım. Belki de öyledir orası da şimdilik ben de muamma tabi. Bu kitabı okurken bir film canlanıyor gözünüzün önünde -filmi yapılsa da pek güzel olur - ... Okyanusun ılık sularının teninizde bırakmış olduğu yakıcı noktacıklar, nemden yapış yapış olan bir vücut, cinselliğin ve tutkunun ten üzerindeki hafif kıvılcımları, Küba esintileri, rastalı adamlar, adacıklar, yeşillikler, öbek öbek düzensiz beyaz evler... Fizik üzerine seminer yapmak için tropik adaya giden kadın karakterimiz oranın yerlisi olan okyanustan kabuk toplayarak turistlere satıp geçimini sağlayan "Kabuk Adam" Tony'le tanışır. Tony'yi tanıdıkça onun farklı yönlerini keşfeder, Korkuyla karışık arzu ve merak onu Tony'e yakınlaştırır ve ona aşık olur. Belki eser sonsuzluk vadedecek bir aşk hikayesi olmasa da okyanus havasını tüm hücrelerinizde hissettireceğine emin olabilirsiniz.

" *Her insanın kabuk altında geçmişini saklayan yaraları var, kabuk açıldıkça yaralar kanar." diyerek kitap hakkında da elimin altında duracak açıklayıcı bir cümle. Keyifli okumalar.

ihtiyar 
03 Şub 21:41 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ki onunda yazdığı ilk romandı. Bu önemli bir ayrıntıdır bence. Çünkü ilk yazılan kitap ilk tecrübedir bu bağlamda okunmalı ve yorumlanmalıdır. Anlatıcı rolünde kadın bir fizikçi var, adı geçmiyor roman da, yazarımızın da gerçek hayatta fizikçi olarak Güney Amerika'da bulunduğunu biliyoruz. Dolayısıyla romanda anlatıcı direk Aslı Erdoğan oluyor ve onun yaşamını okuyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Elbette kurgu var ama nereye kadar kurgu nereye kadar gerçek hep bu soru içinde gidip geliyorsunuz. Kitapta 10 yaşında bir okulda cinsel saldırıya uğradığını ve yetişkin bir yaştayken de bir yazar tarafından (yazar aklımda kalmış) tecavüze uğradığını Tony’e anlatan anlatıcı varken, yazarımız Erdoğan'da bir röportajında 10 yaşında bir okulda cinsel saldırıya uğradığını ve İstanbul'da profesyonel bir tanıdığının tecavüzüne uğradığını söylüyor. Kitapta anlatıcının fizikçilerle pek anlaşamaması fizikçilerin ona bir öykü yazıyormuşsun diye seslenişleri, anlatıcıların fizik için bu mesleği yapmama kararı aldım demesi gibi bir sürü detay yazarın gerçek hayatında karşılığı olması romanı farklı bir noktaya getiriyor.
Daha kitabın başında “Emekleme çağımdan beri, sadece zeki ve başarılı olduğum sürece sevgi ya da "sevgi" diye adlandırılan bir şeyi göreceğimi öğretmişlerdi bana, ama hiç kimse, sevmeyi nasıl başaracağımı öğretmemişti.” diye yazması ve gerçek hayatta sayılı kadın fizikçi arasına girmesi yakaladığı bu başarı hakikatten yetiştirme tarzıyla mı ilgiliydi diye soramadan edemiyorum.
1994 yılında yazdığı bu romanda hapishane için “Hapishane, savaş gibi deneyimlerden geçenlerin iyi bildiği bir savunmadır bu, gerçeği bütünüyle kavramaktan, gelecekten isteklerde bulunmaktan vazgeçmek, yalnızca bir sonraki saati hedefleyerek yaşamak.” demiştir. Yıllar sonra demir parmaklılar arkasına gireceğini belki bunları yazarken bilmiyordu.
İlk kitap olması ve içinde psikanalist tespitler barındırmasını önemsiyorum. Türk olmakla ilgili söylemlerini ilginç buluyorum. Bu konuya girmek istemiyorum. Ülkemize özel bir durum tespiti de şöyledir: Bu kitabın 7. Baskısı 2013 Kasım ve Aslı Erdoğan Ağustos 2016 da yazdığı gazetedeki operasyon sonucu tutuklanınca Ağustos ve Aralık 2016 arası 9,10,11,12,13,14,15,16. baskıları yapılıyor kitabın…

Meyrem KARADENİZ 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap kardeşim eso.okur Esra'nın bu ay benim için seçtiği, ilk sayfada ilk satırlarından itibaren doyurucu ve etkileyici bir anlatıma sahip kitap ve yazarı ile tanışmakta geç kaldığımı düşünüyorum. Henüz tamamlamadım ama okuduğum kadarı bile yazarın güçlü kalemi hakkında yeterince fikir sahibi olmamı sağladı.
Arka kapakta yer alan tanıtım bültenindeki "İnsanın tam zıddı yine kendisidir." cümle bile sizi kitaba, karakterlere ve duyguların derinliğini, hayata bakış açısındaki farklılığı ve aynı evrende farklı boyutlarda yaşayan, herhangi biri gibi görünen ama herhangi biri olmaktan çok uzak karakterleri ile "bu yazara ait tüm kitapları bir an önce okumalıyım..." dedirten bir kitap.
Gönül rahatlığı ile öneri kitaplardan biri olarak paylaşabilirim. Ben sevdim kitabı, kim bilir belki siz de kendinizden bir şeyler bulursunuz satırlarda... ;)

Kitaplarla kalınız dilerim...

Muzaffer Akar 
30 Oca 11:33 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aslı Erdoğan'ın ilk kitabı olan Kabuk Adam, öykü roman arası harika bir anlatı. Boğaziçi Ünv. Fizik Bölümü mezunu yazar CERN'e ilk kabul edilen Türk olarak tarihe geçiyor ancak bu anlatısında aslında kariyerinin hiç de yapısıyla uymadığını anlıyoruz. Genç bir kadının tropikal adaların birine eğitim-seminer amaçlı gitmesi ve orada eğitimsiz bir yerli (kabuk adam) ile tanışarak bu kişinin etkisiyle, kendini, kadınlığını, cinselliğini ve hayatını sorgulaması mükemmel bir dille işlenmiş. Çarpıcı tespitler ve edebi diliyle okunması gereken bir kitap.

Okuduğum ikinci Aslı Erdoğan kitabıdır. İlki hayatın sessizliğinde isimli kitabı beni oldukça etkilemişti. Ama benzer etkiyi okuduğum bu kitabında bulamadım. Nurdan Gülbilekin' in yer değiştiren gölgeler isimli denemesinde geçen bir cümleyi anımsadım. Bazen okuduğumuz kitapların arkasından koşarız, yakalamaya çalıştıkça daha uzaklara düşeriz. Sanırım bende ilk kitabında kaçarken beni yakalayıp içine alan yazardan yine bencilce beni kucaklamasını bekledim. Bu bekleyiş hikayenin peşine düşmeye dönüştü. Sonrasında çok uzaklarına düştüğümü fark ettim. Bunlar benim kişisel hissedişlerim. Bir kitabı da değerlendirirken tabi ki okuyucuda bıraktığı etkinin önemi kadar, kitabın ne anlattığı ile ilgili mesajını da es geçmemek gerekiyor. ( felsefesine saygı duymalı)

Aslı Erdoğan hayatlarımızda hepimizin yaşadığı dışlanmışlıklardan bahsederken bunu Avrupalı diye gözümüzde büyüttüğümüz( medeni insanlar) diye lanse ettiğimiz hatta bu insanların en üst seviyesi olan bilim adamları arasında bile acımasızca yer aldığını, siyah, beyaz, Akdenizli, zenci, İngiliz, İtalyan vs vs Ülkesine göre, rengine, geçmişine, cinsiyetine; ayrımcılığın dünyanın her köşesinde acımasızca işlediğini! İnsanın ne derecede yükselmek için başkalarını ezdiğini; Sınıflar arasında ki o derin uçurumu, medeniyet dediğimiz şeyin nelerin üzerine inşa edildiğine dair küçük çıkarımlar yapabileceğimizi. Bir bilim kadını ile, eğitimsiz bir çok suça karışmış, hiç bir ortak yönü bulunmayan (görünüşte) statü anlamında, iki insanın birbirlerine yakınlaşabileceğini.. Aslında Aslı Erdoğan'ın elinin tersiyle ittiği kariyerini, bu itişi yaparken buna etken olan duygusal tetiklenmelerini yani bir nevi kendi nedenlerini sıraladığı otobiyografi niteliğinde bir anlatım. İçinde güzel cümleleri bulduğum, anlamlı tespitlerin yer aldığı; asla okurun anlamayacağı kelimelerden oluşmayan akıcı, anlamlandırmaya göre değişebilecek derinliğin olduğu bir çırpıda okunacak bir kitap. Herkesin yaptığı gibi " kendisini gelişmiş bir insan olarak nitelendiren bir çok kişide gördüğüm cinsiyetçi yaklaşımı içselleştirecek bende hem cinsime saygılarımı iletip, kendisine haksızlık etmemeye çalışıyorum!...

Hikayede geçen anlatımları bir erkek yazarın ağzından dinleseydik ağzımızın suyu aka aka ne hoş bir hikaye derdik. Lakin her ne kadar olmadığımızı iddia etsek de en gelişmişimizde bile var olan yargılama ve dışlama duygumuz, içselleştirdiğimiz ahlak anlayışımız, Aslı Erdoğan'ı yargılama yada aklama arasında gel-git yapan düşüncelerime rağmen ve bundan utanç hissinin içinde kendimi bulmama rağmen, Söyleyeceğim tek şey; yeterince yargılanıyor!.. Birde bu zalimliği benim gibi ( sıradan , vasat) bir okurun yapmaması yönünde olması gerektiğine karar vererek, Yazara saygılarımı iletiyorum.

ebru cemre 
26 Mar 13:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aslı Erdoğan ilk eseri olan Kabuk Adam kitabında,genç bir kadının tropikal bir adaya eğitim amaçlı gitmesi ve orada eğitimsiz,yerli,siyahi biriyle (kabuk adam) tanışarak bu kişinin etkisiyle,kendini,kadınlığını,cinselliğini ve hayatını sorgulamasını mükemmel bir dille anlatmış
'
'
Güzel bir kadın,parlak bir kariyer yolunda ilerleyebilecek biri ve çirkin görünümlü hayatın en aşağısında Kabuk Adam...
Sevmeyi bilen bir insanı yaralayacak en büyük acı,sevmeyi bilmeyen birini sevmesi değil midir?
Kadın,sevmeyi öğrenememişti ama sevmeyi bilmediğinden değildi pişmanlığı.Aslında kadın sevmekten korku duyulmaması gerektiğini öğrenememişti.
Fakat Kabuk Adam karşılıksız,çıkarsız, gerçek sevginin kanat çırpınışını hissettirmişti kadın'a...
'
'
Hayat bazen Kabuk Adam Tony gibi insanlar çıkarır karşımıza ama biz kıymetini bilemeyiz.Güzel bir dostluk isteriz fakat kusurlar bahaneler buluruz.Bazen dış görünüşe bakar aldanır,belkide mükemmel büyüleyici dostlukları kaybederiz.
Sonra arar dururuz...
Yanıbaşımızdaki güzellikleri farkedip,
hayatımız boyunca kıymet bilenlerden olmamız dileğiyle...

KARTAL 
29 Mar 14:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir bilim kadını...
Hayatının sıradanlığından ve sıkıcılığından bıkmış bir bilim kadını...
Bilimden uzaklaşmak isteyen, hayatın tadını çıkarmak isteyen bir bilim kadını...
Tropikler'e yapılan bir bilim gezisi ve bu geziyi değerlendirmek, hayatınının sıradanlığını bozmak isteyen Aslı Erdoğan...
Kurallardan, herkesin aynı olmasından, kısacası çevresindeki insanlardan bıkmış bir kadın, Tropikler'de Kabuk Adam ve daha bir çok yerliyle tanışıyor, onlarla vakit geçiriyor ama çok fazlada korkuyor onlardan.
Aslı Erdoğan çok çılgın bir kadın ve hiç 1 zaman çılgınlık yapmaktan geri kalmıyor, her zaman içinde bir korku var ama bu korku onun hayatını yaşamasına engel olamıyor.
Kitabın diline gelecek olursak gayet sade ve akıcıydı bir anda bitiyor kitap ama aklınızda çok fazla şey kalıyor.
Kitapta topluma aykırı denebilecek çok fazla şey var ama bunlar beni rahatsız etmedi.

Sinem 
08 Nis 15:06 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Aslı Erdoğan'ın okuduğum ilk kitabıdır 'Kabuk Adam'. Ve bitirir bitirmez içimde bi yürek acısıyla kaldığım kitabı. Yazarın dili o derece yalın, hikaye o derece akıcı ki bir solukta okunmaması elde değil. "Umarım Tony'nin kendisine duyulan bu olağanüstü aşktan ve öyküsünün yazıldığından bir gün haberi olur."
Etkilendim, herkes okumalı.

4 /

Kitaptan 104 Alıntı

“Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül,tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.’‘

Kabuk Adam, Aslı ErdoğanKabuk Adam, Aslı Erdoğan

“Korkmadığını söylediğin şeylerden korktuğuna eminim. İstemediğini söylediğin şeyleri de çok istiyorsun. Umutsuzluk değil seninki, sadece bıkkınlık. Yaşayan herkesin umudu vardır.”

Kabuk Adam, Aslı ErdoğanKabuk Adam, Aslı Erdoğan
sezen 
24 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

...başımı kaldırdım. Soğuk,ıslak yıldızlarla dolu bir gök kubbe,okyanusun sonsuz karanlığın üzerine asılmış duruyordu. siyah bir tülbente iğnelenmiş mücevherler gibi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 64)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 64)
mehmet pak 
04 Oca 14:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Karanlıktan herkes korkar , ama karanlıktakilerin aydınlığa çıkarılması gerekir. ''

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 66 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 66 - Everest Yayınları)
mısra 
08 Eyl 2016 · Kitabı okudu

Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 7)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 7)
mehmet pak 
04 Oca 13:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Bir kitabın kapağına bakarak içindekileri anlayamazsın. ''

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 33 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 33 - Everest Yayınları)
sezen 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Hepimiz okyanusun sonsuzluğunda kaybolmuş yapayalnız adacıklardık; sınırlarımızı aşıp bir başkasına dokunabilmemiz, bir yanılsamaydı yalnızca."

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)
Gözde Uysal 
15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O ana kadar birbirimizle aracısız konuşabiliyorduk ; iki insanın çıplak, maskesiz, bir zırha ya da kalkana sığınmadan iletişim kurabilmesi kutsal, mucizevi bir şeydi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)
mehmet pak 
 04 Oca 12:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yaşama katlanabilmenin bazı koşulları vardı : okumak ,öykü yazmak, arada bir dans etmek ,sokaklarda başıboş dolanmak gibi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 12 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 12 - Everest Yayınları)
ihtiyar 
03 Şub 08:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Sevgi
Emekleme çağımdan beri, sadece zeki ve başarılı olduğum sürece sevgi ya da "sevgi" diye adlandırılan bir şeyi göreceğimi öğretmişlerdi bana, ama hiç kimse, sevmeyi nasıl başaracağımı öğretmemişti.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 11)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 11)