Kabuk Adam

8,2/10  (56 Oy) · 
128 okunma  · 
39 beğeni  · 
1.732 gösterim
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın sayılan Aslı Erdoğan'ın yayımlandığı günden bugüne değerini ve yerini hiç kaybetmemiş ilk romanı: Kabuk Adam. Türk edebiyatında olduğu kadar dünya edebiyatında da yeni bir yazarın doğuşuna tanıklık eden bir kitap. Şık olmakla cinayet işlemek arasındaki o çok ince çizginin öyküsü.

"Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki "Size Kabuk Adam'ın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9752893090
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
 09 Oca 21:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yasaklanmış kitaplar ve filmler ,tutuklanmış yazarlar genel olarak daha çok ilgimi çekmiştir.Mutlaka bir şeyleri doğru söylüyorlardır. Kirlenmiş sistemin parçası olmamayı tercih etmişlerdir.Bu sistemin bütün pisliklerini yazmışlardır.İspanyada Don Kişot okunmasını yasaklayan ,Çin’de Alice Harikalar Diyarını yasaklayan , İran 'da 1001 Gece Masalları 'nı yasaklayan , bir çok ülkede Gazap Üzümleri 'ni yasaklayan , Yunanistan 'da Aristofanes 'in Lysistrata 'yı yasaklayan zihniyetle Sabahattin Ali 'nin , Ataol Behramoğlu ' nun ,Pınar Kür 'lerin, Nazım Hikmet 'lerin ,Rıfat Ilgaz 'ların ,Erdal Öz 'lerin ,Nihat Behramlar 'ın ( Bu liste uzadıkça uzar ) kitaplarını yasaklayan zihniyet ve sistem aynıdır. Sistem bununla yetinmez birde ders vermek için yazarları tutuklar. Yıllarca hapishane köşelerinde işkenceden geçirir,baskıyla ,zulümle kalemlerine kelepçe vurmaya çalışır. Islah oldunuz mu ? Hayır aksine beni buraya tıkayan sistemi daha çok sorgulamama vesile oldunuz. Demek ki halen daha insanlığa anlatamadığımız bir şeyler var.Demek ki daha çok yazmalıyız ,daha çok anlatmalıyız.Aslı Erdoğan 'da bu şekilde tanıdığım bir yazar. Müebbet hapis cezası ile iddinamesi hazırlanıp ,dört beş ay sonra terörist değildir denilip serbest bırakılan bir yazarın yazdıklarını merak edipte bütün kitaplarını kütüphaneme kazandırdım.Önceleri bir iki kitabı ve köşe yazıları ile yetindiğim için kendime şu anda çok kızıyorum.Gerçi birkaç hafta önce yakılan 600 -700 kitabımın yerini ne denli doldurabilecekler şimdilik bilemiyorum.Farkında mısınız arkadaşlar kitaplar yakılıyor !


Tıpkı kitaplar gibi ötekileştirilmiş ve dışlanmış insanlarda ilgimi çekmektedir. Mesela hayat kadınları , eşcinseller , travestiler , tinerciler ,sokak çocukları ,hani şu çöpleri karıştırıpta kağıt toplayan çocuklar , Siyahiler ,Romanlar ,Yahudiler, Ermeniler ,Çingenler ,Süryaniler vs. hemen hemen bir çoğumuzun gördüğü zaman yollunu değiştirdiği dışlanmışlar ! O insanların hayatlarına girmeyi çok istemişimdir ve mümkün olduğu kadarıyla girmişimdir.Hatta ve hatta ailemin de büyük desteği ile bir tinerciden avukat yaratacak kadarda haddimi aşmışımdır.
( Şimdi atlar birileri yaratmak Allah 'a mahsustur diye. )


Boğaziçi Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği ve Fizik bölümlerini bitirip , aynı üniversitenin Fizik bölümünde yüksek lisans eğitimi alıp ve asistanlık yaptıktan sonra ,Cenevre'de Masterını yarıda bırakıp gelen ve kendini yazmaya adayan Aslı Erdoğan 'ın aklından zoru mu var acaba. Hayır hayır Aslı Erdoğan sistemin belirlediği insan modeli olmayı kabul etmedi. Sabah sekizde işine gidip akşam beşte işinden çıkıp , kendi eğitim seviyesinde bir koca bulup ,birde çocuk doğurdun mu ayın on beşini gönül rahatlığıyla bekleyebilirsin. Sonra da başını kuma gömüp ömür boyu istesen de çıkaramazsın. Ne güzel anlatmış şu alıntıda Fizikçi arkadaşına ; '' Sen yıllardır Amerika 'da yaşayan , Amerikalaşmış bir fizikçisin. Ülkendeki acılara sırtını dönüp gittiğini için bunca parayı veriyorlar sana ,o kanın üzerine sıçramasına bile izin vermezsin. Bir fizikçi olduğun sürece senden istenen ,insanın kendisine de sırt çevirmendir zaten . Çözümleyici bir zekadan başka değeri yoktur insanın ;hedefi de ,doğayı üç - beş formüle indirip denetim altında tutmaktır. '' Aslı Erdoğan hayatı sokaklarda ,doğada ,meydanlarda ,dışlanmışlar da, ötekileştirilmişler de aramasaydı nasıl yazabilirdi Kabuk adamı ? Nasıl aşık olabilirdi kabuk satıcına ? Toplumun tabulaştırdığı her şeye nasıl baş kaldırabilirdi ? Ha birde ahlak vardı değil mi ,ahlaksızların var ettiği ahlak. Ne de güzel işlemiş ahlak anlayışını.

Hani bir çok insanın çevresinde vardır mutlaka şöyle aykırı karakterler .Tabulara inat sevgilisini sokak ortasında öpmeye çekinmeyenler , gezi eylemlerinde hatırlayanlar vardır sevgilisinin elinden tutup tomanın sıktığı suyun karşısında öpüşen çifti .Ne kadar da ahlaksızca değil mi ? Utanmazlar yahu bunlar. Çok mu ihtiyaçları vardı buna ? Dört duvar arasında ki ahlaksızlıkların yanında ne kadar da ahlaklı bir direniş oysaki .Kabuk adam ile tabulaştırılmış bir çok değeri Aslı Erdoğan 'ın aykırı kişiliği çok daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Acaba olması gereken Aslı Erdoğan 'ın yaptıkları mı ? Şu sözlerle hepimize mesaj vermek istemiş ; "Hepimiz okyanusun sonsuzluğunda kaybolmuş yapayalnız adacıklardık; sınırlarımızı aşıp bir başkasına dokunabilmemiz, bir yanılsamaydı yalnızca."


Her insanın hayatına bir Kabuk Adam girmiştir mutlaka. Ya kabuk toplayıcısı olduğu için görmemişizdir ya da siyahi olduğu için dışlamışızdır .Hatta yasa dışı işlere karışmıştır. Ne alaka şimdi bu yorumlar diyen arkadaşlara okuyun alakayı kendiniz mutlaka bulacaksınızdır.

eso.okur 
 21 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ben başlangıçta acaba Aslı Erdoğan'ın fizik bölümünü yarıda bırakmasından dolayı kendi otobiyografisini yazmış olduğu bir kitap mı diye düşündüm fakat internette araştırma yapınca onunla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamadım. Belki de öyledir orası da şimdilik ben de muamma tabi. Bu kitabı okurken bir film canlanıyor gözünüzün önünde -filmi yapılsa da pek güzel olur - ... Okyanusun ılık sularının teninizde bırakmış olduğu yakıcı noktacıklar, nemden yapış yapış olan bir vücut, cinselliğin ve tutkunun ten üzerindeki hafif kıvılcımları, Küba esintileri, rastalı adamlar, adacıklar, yeşillikler, öbek öbek düzensiz beyaz evler... Fizik üzerine seminer yapmak için tropik adaya giden kadın karakterimiz oranın yerlisi olan okyanustan kabuk toplayarak turistlere satıp geçimini sağlayan "Kabuk Adam" Tony'le tanışır. Tony'yi tanıdıkça onun farklı yönlerini keşfeder, Korkuyla karışık arzu ve merak onu Tony'e yakınlaştırır ve ona aşık olur. Belki eser sonsuzluk vadedecek bir aşk hikayesi olmasa da okyanus havasını tüm hücrelerinizde hissettireceğine emin olabilirsiniz.

" *Her insanın kabuk altında geçmişini saklayan yaraları var, kabuk açıldıkça yaralar kanar." diyerek kitap hakkında da elimin altında duracak açıklayıcı bir cümle. Keyifli okumalar.

ihtiyar 
03 Şub 21:41 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ki onunda yazdığı ilk romandı. Bu önemli bir ayrıntıdır bence. Çünkü ilk yazılan kitap ilk tecrübedir bu bağlamda okunmalı ve yorumlanmalıdır. Anlatıcı rolünde kadın bir fizikçi var, adı geçmiyor roman da, yazarımızın da gerçek hayatta fizikçi olarak Güney Amerika'da bulunduğunu biliyoruz. Dolayısıyla romanda anlatıcı direk Aslı Erdoğan oluyor ve onun yaşamını okuyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Elbette kurgu var ama nereye kadar kurgu nereye kadar gerçek hep bu soru içinde gidip geliyorsunuz. Kitapta 10 yaşında bir okulda cinsel saldırıya uğradığını ve yetişkin bir yaştayken de bir yazar tarafından (yazar aklımda kalmış) tecavüze uğradığını Tony’e anlatan anlatıcı varken, yazarımız Erdoğan'da bir röportajında 10 yaşında bir okulda cinsel saldırıya uğradığını ve İstanbul'da profesyonel bir tanıdığının tecavüzüne uğradığını söylüyor. Kitapta anlatıcının fizikçilerle pek anlaşamaması fizikçilerin ona bir öykü yazıyormuşsun diye seslenişleri, anlatıcıların fizik için bu mesleği yapmama kararı aldım demesi gibi bir sürü detay yazarın gerçek hayatında karşılığı olması romanı farklı bir noktaya getiriyor.
Daha kitabın başında “Emekleme çağımdan beri, sadece zeki ve başarılı olduğum sürece sevgi ya da "sevgi" diye adlandırılan bir şeyi göreceğimi öğretmişlerdi bana, ama hiç kimse, sevmeyi nasıl başaracağımı öğretmemişti.” diye yazması ve gerçek hayatta sayılı kadın fizikçi arasına girmesi yakaladığı bu başarı hakikatten yetiştirme tarzıyla mı ilgiliydi diye soramadan edemiyorum.
1994 yılında yazdığı bu romanda hapishane için “Hapishane, savaş gibi deneyimlerden geçenlerin iyi bildiği bir savunmadır bu, gerçeği bütünüyle kavramaktan, gelecekten isteklerde bulunmaktan vazgeçmek, yalnızca bir sonraki saati hedefleyerek yaşamak.” demiştir. Yıllar sonra demir parmaklılar arkasına gireceğini belki bunları yazarken bilmiyordu.
İlk kitap olması ve içinde psikanalist tespitler barındırmasını önemsiyorum. Türk olmakla ilgili söylemlerini ilginç buluyorum. Bu konuya girmek istemiyorum. Ülkemize özel bir durum tespiti de şöyledir: Bu kitabın 7. Baskısı 2013 Kasım ve Aslı Erdoğan Ağustos 2016 da yazdığı gazetedeki operasyon sonucu tutuklanınca Ağustos ve Aralık 2016 arası 9,10,11,12,13,14,15,16. baskıları yapılıyor kitabın…

Meyrem KARADENİZ 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap kardeşim eso.okur Esra'nın bu ay benim için seçtiği, ilk sayfada ilk satırlarından itibaren doyurucu ve etkileyici bir anlatıma sahip kitap ve yazarı ile tanışmakta geç kaldığımı düşünüyorum. Henüz tamamlamadım ama okuduğum kadarı bile yazarın güçlü kalemi hakkında yeterince fikir sahibi olmamı sağladı.
Arka kapakta yer alan tanıtım bültenindeki "İnsanın tam zıddı yine kendisidir." cümle bile sizi kitaba, karakterlere ve duyguların derinliğini, hayata bakış açısındaki farklılığı ve aynı evrende farklı boyutlarda yaşayan, herhangi biri gibi görünen ama herhangi biri olmaktan çok uzak karakterleri ile "bu yazara ait tüm kitapları bir an önce okumalıyım..." dedirten bir kitap.
Gönül rahatlığı ile öneri kitaplardan biri olarak paylaşabilirim. Ben sevdim kitabı, kim bilir belki siz de kendinizden bir şeyler bulursunuz satırlarda... ;)

Kitaplarla kalınız dilerim...

Muzaffer Akar 
30 Oca 11:33 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aslı Erdoğan'ın ilk kitabı olan Kabuk Adam, öykü roman arası harika bir anlatı. Boğaziçi Ünv. Fizik Bölümü mezunu yazar CERN'e ilk kabul edilen Türk olarak tarihe geçiyor ancak bu anlatısında aslında kariyerinin hiç de yapısıyla uymadığını anlıyoruz. Genç bir kadının tropikal adaların birine eğitim-seminer amaçlı gitmesi ve orada eğitimsiz bir yerli (kabuk adam) ile tanışarak bu kişinin etkisiyle, kendini, kadınlığını, cinselliğini ve hayatını sorgulaması mükemmel bir dille işlenmiş. Çarpıcı tespitler ve edebi diliyle okunması gereken bir kitap.

HATİCE GENÇER 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aslı Erdoğanın Kabuk Adamı...Karayiplerde geçen esrarengiz büyüleyici bir AŞK!!! Hayat bazen bize Kabuk Adam Tony gibi insanlar çıkarır karşımıza ama biz kıymetini bilemeyiz....Sonra arar dururuz...Güzel bir dostluk isteriz ama kusurlar bahaneler buluruz...Bazen dış görünüşe bakarız aldanır belkide mükemmel büyüleyici dostlukları kaybederiz...Kısacası hayatımızdakilein kıymetini yanımızdayken bilmeli...

Elif Alp 
22 Şub 11:31 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Aslı Erdoğan'ın ismini ilk kez 2016 yılında Özgür Gündem gazetesine yönelik yapılan soruşturmada silahlı terör örgütü üyeliği ve halkı kışkırtmak iddiasıyla tutuklandığı zaman duymuştum.Tutukluluğu devam eden Aslı hanıma, İsveç Pen Yazarlar birliği tarafından sürgünde, tehdit altında ya da cezaevinde bulunan bir yazar ya da gazeteciye verilen Tucholsky Ödülü verildiğinde kimdir diye hakkında araştırma yaptığımda Kabuk Adam romanı ilgimi çekmişti. Kitabı elinize aldığınızda karşınıza çıkan ilk cümle sizi kendine bağlıyor "Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez , özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır." Hayatımızın kısa bir zamanında bir çoğumuzun hayatını etkileyen bu tür bir ilişki olmuştur. Dili son derece sade ve gösterişten uzak samimi bir dille yazılmış." Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül , tek armağan ,sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı , ilk fırsatta katlederiz. "le devam eden kitap yazarın iç hesaplaşmasının bizim vicdanımıza bir yansıması olarak geldi. Kitabı herkesin beğenebileceği konusunda iddialı konuşamam ama biliyorum ki bu kitabı okuduğumuzda atomu parçalamayacağız :)))

Mehmet Y. 
09 Oca 10:43 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Bir kitapla ilgili beklentiye girmek okuma hazzını da etkiliyor. Bu yetersiz olduğunu düşündüğümüz bir kitabın umduğumuzdan iyi çıkmasında olabileceği gibi çok iddialı sözlerle takdim edilen bir kitabın beklenen etkiyi oluşturamaması şeklinde de olabiliyor. Aslı Erdoğan'ı okumak bir tarafa aylar önce kendisine ve daha pek çok insana yaşatılan mağduriyetine kadar adını dahi duymamıştım. Nihayetinde Kabuk Adam'la başlayayım istedim. Açıkçası hakkında yazılanlar çok iddialı idi ve bu da beni büyük bir beklentiye soktu. Ilk cümle de şahaneydi; 'Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar.' Ancak sonrasında bir türlü o seviyeyi yakalayamadım. Şimdi olur, bundan sonrası farklıdır diye diye roman bitti ama 'işte bu' diyebileceğim bir duruma gelemedim. Yanlış anlaşılmasın, roman kötü bir roman değil. Psikolojik gelgitler, ırkçılık karşıtlığı, metaforlar, aforizmalar vs. Ancak beni pek sarmadı.

BAŞAK TOKER 
 04 Oca 18:05 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitabi okurken acaba kendi hayatini mi anlatti diyorsunuz.fizikci olmasi,ayni kitaptaki gibi bir ruh hali oldugunu hissetmeniz neden oluyor bu hissiyata.bir de insan kendi oykusunu daha kolay yazar diyor kitapta insan daha da inaniyor aslinin hikayesini okuduguna,huzunleniyor insan yasadiklarina,bir de yerinde olmak istiyor ; o alti cizilmis,insanin yuregine oturan cümleleri yaratabilmek icin.insanin kendini bulma surecini anlatiyor kabuk adam,tukaka dedigimiz insanlari,hayatimiza girislerini,hayatimizi degistirmeleri.kitaplarinin hepsini okuyacagim,ellerine sağlık!!

Musarra_beyit 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir çırpıda okunan bir kitaptır kendisi. İçerisinde bir çok metaforu içinde barındırıyor. Mesela okyonus mesela deniz kabuğu mesela ten renklerinin farklılığı... Yazmaksa kahramanın yaşama tutunması için kaçınılmaz bir olgu olduğundan dolayı yazarak yarattığı kurgusal dünya sayesinde gerçek yaşamın şifresini çözebilir.

2 /

Kitaptan 56 Alıntı

“Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül,tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.’‘

Kabuk Adam, Aslı ErdoğanKabuk Adam, Aslı Erdoğan
mısra 
08 Eyl 2016 · Kitabı okudu

Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 7)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 7)
sezen 
24 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

...başımı kaldırdım. Soğuk,ıslak yıldızlarla dolu bir gök kubbe,okyanusun sonsuz karanlığın üzerine asılmış duruyordu. siyah bir tülbente iğnelenmiş mücevherler gibi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 64)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 64)

“Korkmadığını söylediğin şeylerden korktuğuna eminim. İstemediğini söylediğin şeyleri de çok istiyorsun. Umutsuzluk değil seninki, sadece bıkkınlık. Yaşayan herkesin umudu vardır.”

Kabuk Adam, Aslı ErdoğanKabuk Adam, Aslı Erdoğan
mehmet pak 
04 Oca 14:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Karanlıktan herkes korkar , ama karanlıktakilerin aydınlığa çıkarılması gerekir. ''

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 66 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 66 - Everest Yayınları)
sezen 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Hepimiz okyanusun sonsuzluğunda kaybolmuş yapayalnız adacıklardık; sınırlarımızı aşıp bir başkasına dokunabilmemiz, bir yanılsamaydı yalnızca."

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)
mehmet pak 
04 Oca 13:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Bir kitabın kapağına bakarak içindekileri anlayamazsın. ''

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 33 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 33 - Everest Yayınları)
Gözde Uysal 
15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O ana kadar birbirimizle aracısız konuşabiliyorduk ; iki insanın çıplak, maskesiz, bir zırha ya da kalkana sığınmadan iletişim kurabilmesi kutsal, mucizevi bir şeydi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 96)
mehmet pak 
 04 Oca 12:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yaşama katlanabilmenin bazı koşulları vardı : okumak ,öykü yazmak, arada bir dans etmek ,sokaklarda başıboş dolanmak gibi.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 12 - Everest Yayınları)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 12 - Everest Yayınları)
mısra 
08 Eyl 2016 · Kitabı okudu

Irkçılığa, ayrımcılığın ve sömürünün her türlüsüne karşı koymayı varoluş nedenlerimden biri sayardım.

Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 157)Kabuk Adam, Aslı Erdoğan (Sayfa 157)