Mucizevi Mandarin

7,9/10  (33 Oy) · 
86 okunma  · 
23 beğeni  · 
1.076 gösterim
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın ilk öykü kitabı: Mucizevi Mandarin. Yalnızca Türkçe'de değil çevrildiği yabancı dillerde de aynı ilgiyi uyandırmış bir kitap. Hoyratlığın karşısındaki ince ve güçlü bir direnç...



Yitik gözün boşluğunda
Mektup, size
Giderken
Aynanın dibine yolculuk (imgeler)
Unutulmuş topraklar
Geçmiş ülkesinden bir konuk
Bir aşk öyküsü
Hüzünlü kahveler
Mucizevi mandarin
Sırp lokantası ve Michelle
Varlık
Gökyüzü
Unutulmuş topraklar



"Yaşlı ve çirkin bir mandarin, karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için olağanüstü güzel, ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş. Sabaha karşı, yaşlı adamın uykuya dalmasını fırsat bilen genç kadın, soyguncu dostlarını çağırmış. Ne var ki mandarin, tilki uykusundan fırladığı gibi olanca gücüyle karşı koymaya, dövüşmeye başlamış. Haydutlar hem kalabalık, hem de işinin ehliymiş. onu kolayca köşeye sıkıştırmışlar. Ancak ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf, çirkin bedende yara açılmadığını, can alıcı darbelerin iz bırakmadığını görmüşler. Bıçaklarını, kılıçlarını çekmişler, ama en keskin bıçak, en acımasız kılıç bile mandarine hiçbir şey yapamıyormuş. Sonunda korkup kaçmışlar. Dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın mucizevi gücünden etkilenmiş, bir kez daha, bu sefer aşk adına sevişmek istemiş. Onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış. Gelgelelim güzel kadının her donuşunda mandarinin bedeninde yeni bir yara beliriyormuş, dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar. İçten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. Sonunda mandarin kanlar içinde kadının kollarında yığılmış, ölmüş. Bir zamanlar izlediğim Mucizevi Mandarin adındaki bir balenin, eski Çin efsanelerinden alınma öyküsünü, ilk sevişmemizden hemen sonra Sergio'ya anlatmıştım. Nedense anlattıklarımdan pek hoşlanmadı, ama bu öykü benim en sevdiklerimden biridir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    143
  • ISBN:
    9789752893108
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
19 Şub 11:24 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aslı Erdoğan'ı ilk kez okuyuşum ve ilk okuyuşumda kendisinin de dediği gibi : "İlk anların, yeri doldurulmaz ilk anların güzelliği...Bütün başlangıçlar güzeldir" duygusuna kapıldım.

Kitapta 2 farklı hikaye var ve hemen hikayelerin içinde bulabiliyorsunuz kendinizi. İlk hikayenin kahramanı zamanında İstanbul'da yaşamış ve hikayedeyken Cenevre'de olan tek gözlü bir kız. Bu kızla o kadar çok ortak yönüm var ki ben de İsviçre'de yaşamamış olsam da Polonya'da yaşadığım 10 ay kapsamında bu kızın hissettiği çoğu şeyi hissetmiş bulundum. Yurt özlemi ve Türk insanlarının samimiyetinin özlemi başlığı altında yaşanan kayıp bir aşk hikayesi. Özellikle ilk hikayede görüntünün azalıp sesin arttığı, "Dancer in the Dark" filmiyle özdeşleşen bazı sahnelerin olduğunu hissettim. Kahramanımızın tek gözü olmamasına rağmen yazar sanki kahramanın başka duyularını kullanma dürtüsünü daha çok ön plana çıkarmış ve sinestezik bir anlatıma bürünülmüş bir anlatım gibi hissediyorsunuz bazı şeyleri. Sanki orkestrada ışığın azalması fakat seslerin çoğalması gibi.

İkinci hikayede de yine kayıp bir aşk var, insanların en esaslı yönlerinin uyumsuzluklarında saklı olduğunu söyleyen bir hikaye.

Yazarın edebi dilinden bahsetmek gerekirse; kitapta rastgele açtığınız bir yer alıntılık bir cümle olabiliyor. Çünkü yazarın cümleleri kuruş ustalığı kapsamında kitabın çoğu cümlesini tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Aslı Erdoğan kendisinin de dediği gibi dansın hiç bitmemesini dilerken sanki özne, tümleç ve yüklemlerin birbirleriyle yaptıkları değişmeli dansları göstermek istemiş.

O zaman ikinci hikayeden çok beğendiğim bir alıntıyla bitiyorum yazımı :
"Güneş doğduğunda silinecek son yıldızı korumak için geceyi olabildiğince uzatmalı mıyım? Yoksa sonsuza dek mi yitirdim? Bir kadını? Bir şehri? Geçmişimi?"

mısra 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu

Aslı Erdoğan’ın Kabuk Adam’dan sonra okuduğum ikinci kitabı Mucizevi Mandarin. 6 öyküden ilki olan ‘Yitik Gözün Boşluğunda’ öyküsü on bölümle kitabın en uzun ve etkileyici öyküsü.

Kitaba ismini veren Mucizevi Mandarin ilk öykü içinde geçen anlatıcının en sevdiği minik bir öykü. Bir baleden alınan Çin efsanesini anlatıyor. Şefkat bazen insanı güçsüzleştirirmiş de.

Öykülerin her birinde bir kişi yaşadığı olayları, ilgili diğer kişileri, izlenimlerini, duygularını anlatıyor. İlkinde Cenevre’de ülkesinden uzakta – kendi deyimiyle sürgün sevgilisinden ayrıldıktan sonra bir gözünü kaybeden göçmen bir Türk kadını var. Avrupa’da ayırdına vardığı ilk şey bu ülkedeki kadınları ile kendi toplumunun kadınları arasındaki özgüven yokluğu, özgürlük ve her iki toplumdaki kadına bakış açısının farklılığı. Sade, akıcı, şiirsel bir anlatım var ve hüzün dolu. Ayrılığı, sevgiyi, yurt özlemini, şefkati, unutmayı anlatmış. Hatırladığınızda sizi üzmüyorsa unutmuşsunuzdur.

Ben bu kitabını daha çok sevdim, bir kez daha ve bazı bölümlerini birkaç defa okudum. Hızlı geçtiğimi fark ettim bazı satırlarda. Koyu hüzün dolu cümlelerindeki içtenlik, yalınlık, saflık, keskinlik anlatıcının duygularına beni de kattı. İyi bir dinleyiciyim diyorsanız önerebilirim.

Sinem 
26 Nis 16:41 · Kitabı okudu · 10 günde · Puan vermedi

Kabuk Adam'dan sonra okuduğum 2. Aslı Erdoğan kitabi. Açıkçası beni Kabuk Adam kadar etkilemedi ancak yazarın anlatışının akıcılığı, imgelerinin güzelliği yine kendisine hayran bıraktırdı.
Sakin bir ortamda, yavaş yavaş, sindirilerek okunması halinde fazlaca cümlelerin büyüsüne kaptıran, bol bol alıntı yapma isteği yaratan klasik bir Aslı Erdoğan eseri. Tartışmasız ki Aslı Erdoğan kalemi diye mükemmel bir şey var.
Okumayan çok sey kaçırır derim. Herkese iyi okumalar. :)

İlay Yüksel 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Çok sevdim... Acımasızca güzeldi, gerçekti... En çok canımı acıtan kısım şuydu: "Cenevre'de barlarda sokaklarda sevgilileriyle sarmaş dolaş yürüyen, dans eden, öpüşen şen kahkalar atan 13-14 yaşındaki kızları görünce içim cız ederdi. ilk gençlik yıllarımı benden çalmıştı türkiye ve onları başka hiçbir ülke veremezdi. zamanla içimi acıtanın bu kızların özgürlüklerinden cok mutlulukları olduğunu anladım. genç ve umut yüklü bakışlarla seyrediyolardı dünyayı; yanlarındaki delikanlılar onları sevgiyle hayranlıkla tutkuyla kucaklıyordu; hiç tokat yememişler ve büyük olasılıkla bir ömür boyu yemeyeceklerdi; doğup büyüdükleri topraklar gelişip serpilmelerini gerçek boylarına erişmelerini mevsimi geldiğinde çiçek açmalarını sağlayacaktı. daha şimdiden küçük birer tanrıçaydı hepsi. ülkemdeki erkekler kadınlara böyle bakmıyor biyle davranmıyordu. o yaşlardaki ilişkilerimden kalan , 'ne koparsan kardır' türünden cinsellik nedenini bir türlü çözemediğim aşağılanmalar, karşımda belieren zorbalar, timsahlar, cadı yakma törenleri, orospu yaftalarıydı...."

ⓑⓔⓢⓣⓔ 
28 Nis 11:46 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Yaşamla iç içe , fazlasıyla yoğun ve bir o kadar da melankoli yüklü hatta bana gore yer yer biraz karamsar bir kitap...
Pek fazla alışkın olmadığım bir tarz. İlk sayfalar da zorlanacagimi düşünmüştüm ancak keyif aldığımı belirtmeliyim.
Günlerdir elime almaya çekinsem de bu durumumun yersiz olduğunu farkettim kitabı okuyunca. Sanırım benimde içimde kendime bile belli etmediğim melankolik bir taraf varmış belki de bu yüzdendir kitabı sevmiş olmam Aslı Erdoğan'ın kendine has ve bir o kadar da rahat kalemiyle tanıştığıma memnunum ve bir sonra ki kitabını en kısa zaman da temin edip okumaya karar verdim..
______________________________________
Bir insanı gerçekten sevmek,onun tuhaflıklarını,hiç kimsenin,kendisinin bile benimseyemediği,hatta fark etmediği huylarını sevmektir. insanların en esaslı yönleri uyumsuzluklarında saklıdır çünkü.
Gökyüzü yaşayanlarınsa,toprak ölülerindir.Bir bakış kadar gökyüzü,bir beden büyüklüğünde toprak.
Benim cehennemim ne topraklarımda,ne de buradaymış.Onu kendi içimde taşıyormuşum, tıpkı cennet düşlerim gibi

İrem Nur 
26 Mar 13:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir insan bu kadar mükemmel mi yazar?
Okuduğum kalemlerden kendime en yakın gördüğüm ve kitabını okuduktan sonra idolüm olan yazar bu öykü kitabıyka gerçekten "mucizevi"ler yaratmış.
Öykü kitabını okuduğumda yazar demir parmaklıklar ardındaydı. Zaten kendisine destek için toplanan yazar ve oyuncu imza gününde kitapla tanıştım.
İlk sayfalarında beklemtimden de üste olduğunu gördüm. Bilindik bir isim olmadığından olacak. Aslında bilindik bir isim fakat gençlerin değil orta yaş üstüne hitap ediyor.
Lire dergisi tarafından "Geleceğin 50 Yazarı" arasında gösterilmiş yazarımız. Tabi bu öykü kitabını okuyunca hak verdim. Ve hem kitapları hem de kendisinin de ülkemizde yankı uyandırmasını istediğimi de belirtmeden olmaz.
Eğer benim gibi zaman yüzünden kitaplardan uzak kaldıysanız bu öykü kitabına ve yazarın diğer kitaplarına göz atmanızı tavsiye ederim.
Tabi sakin kafayla okunması lazım. Sessiz, sakin bir ortamda kitaptaki betimlemeleri ve tamlamaları daha iyi anlayacağınızı sanıyorum. Çünkü okulda okumaya çalıştıysam da odaklanma problemi yaşamıştım.
Kısacası okunması gereken ve tavsiye ettiğim en güzek öykü kitabı diyebilirim :)

Muhlis Duran 
 10 May 09:57 · Kitabı okudu · 19 günde · Puan vermedi

Daha çok kişisel duygularını iç tepilerini yaşadığı aşklarını unutamadığı sevgilisini heyecanlarını merak ettiklerini aldırış etmeden yaşamayı gitmeyi kalmayı kararsızlığını yani belirsizliklerini kaleme aldığı bir kitaptı

Hasret Ergün 
14 Mar 13:41 · Kitabı okudu · 11 günde · 1/10 puan

Bir insan kendine nasıl acır , hayata nasıl karamsar bakar tamamen bunun üzerine kurulu bir kitap bence.Tasvirlerini beğendim bu kitabın.Aslı Erdoğan' dan okuduğum ilk kitaptı havaalanında bir kızın elinde görmüştüm ismi dikkatimi çekmişti oyle okudum pişman mıyım hayır. Çünkü ortada bir emek var yazarın dili fena da değil güzel ama bir olay örgüsü tam olarak yok , detay yok durumu anlamamız için bir bilgi yok düz bir kitaptı .

ozlem buyuk 
21 Ara 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

kitabı bitirdiğimde dilime "buruk acı" şarkısı takıldı. içindekileri en güzel anlatan şarkı bu olabilir belki. bir solukta okunacak, altı çokça çizilecek cümlelerle dolu içimize ayna tutan lokum tadında bir kitap.

Kitaptan 101 Alıntı

Bir insanı gerçekten sevmek, onun tuhaflıklarını, başka hiç kimsenin, kendisinin bile benimseyemediği, hatta fark etmediği huylarını sevmektir. insanların en esaslı yönleri uyumsuzluklarında saklıdır çünkü.

Mucizevi Mandarin, Aslı ErdoğanMucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan
mısra 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Bu gece, yüreğimde tutsak bir kuş, kafesine çarpa çarpa yaralar açıyor vücudunda.

Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 83)Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 83)
mısra 
17 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Bir erkek, karşına kurulmuş, sanki sen onun kaburga kemiği bile etmezmişsin gibi bir tavırla, senin hakkında, geçmişin, geleceğin, ne olduğun, olamayacağın hakkında ahkâm kesmeye kalkışınca onu sakın dinleme.

Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 25)Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 25)
Küçük kara balık 
19 Nis 10:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Avrupa'nın orta yerinde bile Orta doğulu kadınları bir bakışta ayırt edebilirim. Hepimizin gözlerinde derin bir korku ve hüzün var. Öz güvenimizi hiçbir zaman hiçbir zaman kazanamamışız, gururumuz Rasputin gibi yaralarla dolu. Batılı kadınların bedenlerini taşıyışından eser yok bizde. Avrupa'daki ilk birkaç ayım işte bunları keşfetmekle, kısacası içinde doğup büyüdüğüm toplumun bana kaybettirdiklerinin faturasını çıkarmakla geçti.

Mucizevi Mandarin, Aslı ErdoğanMucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan
Mustafa Candan 
 18 Nis 2016 · Puan vermedi

"Bir anıyı yeniden yaşamaya çalışmak ne kadar umutsuz, anlamsızdı. Yapay bir mücevherden daha uyduruk bir şeydi.“

Mucizevi Mandarin, Aslı ErdoğanMucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan
mısra 
 07 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Ama sadece müzik gerçekten söz edebilir aşktan. Aşktan ve ölümden… Sözcüklerin ulaşamadığı yerlere sadece o dokunabilir.

Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 55)Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 55)
mısra 
17 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Gökyüzü yaşayanlarınsa, toprak ölülerindir. Bir bakış kadar gökyüzü, bir beden büyüklüğünde toprak.

Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 107)Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 107)
mısra 
17 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

İlk anların, yeri doldurulamaz ilk anların güzelliği… Bütün başlangıçlar güzeldir.

Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 20)Mucizevi Mandarin, Aslı Erdoğan (Sayfa 20)