Seri çooook uzun olduğu için başlama konusunda tereddütlüydüm ama okuduktan sonra keşke daha önce başlasaydım dedim. Muhteşemdi. Özellikle tarihle iç içe gitmesini çok sevdim internetten açıp araştırmak hoşuma gidiyor. Kadın karakter azıcık uyuz olsa da onun dışında kurgu, romantizm, anlatım süperdi.
Tor MacLeod zamanının en iyi savaşçısıdır. Sadece kendi adası ve halkı için savaşırken kendini bir anda İskoçya İngiltere savaşının ortasında bulur. Gizli bir ordu kurup onlara önderlik etmesi için yaptığı anlaşma beraberinde baş belası bir kadını da getirir. Christina Fraser adice bir planla bu acımasız savaşçının önce yatağına sonra evine sızmıştır şimdi ise kalbine sızmaya kararlıdır her ne kadar kocası bir kalbi olmadığını iddia etse de...
"Bazı yerler de bir seksenden kısa daha kısa olan adamlar var."
Baş döndürücü gülümseme bir öksürükle geri döndü. "Bizim de Adalar'da bir iki tane var ama biz onları gözden ırak tutuyoruz."
"Uçurumdan atmaktan ya da boğmaktan daha iyi galiba."
"Biz barbar değiliz," diye alay etti Tor. "Birkaç sene önce onları uçurumdan atmayı bıraktık."