Puan vermedi·66 syf.··
2021 42. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 20:20
“Sessiz kalırsak hepimiz suçlu oluruz.” Stefanzweıg'ın okuduğum ikinci eseri. kitabın adı da bir anlamda kitabın konusunu oluşturuyor. Amok; Malezyalılarda(Orta Asya’da) görünen farklı bir sarhoşluk hali ve bir tür psikiyatrik hastalıktır. Amok koşucusu ise sarhoşluktan daha fazla bir şey, bir tür insan kudurması. (öldürücü delilik) Son derece iyiliksever bir Malezyalı, duygusuz, umarsız, donuk ve sakin bir şekilde otururken, içkisini içtikten sonra bir anda hareketlenip hançerini eline alarak kendisini sokağa atmasıyla nereye gittiğini bilmeden dosdoğru koşması. Bu koşma esnasında kimse onu durduramaz ve buna kalkışanları yaralar. Ta ki biri onu vurana ya da kendiliğinden köpükler çıkararak yere yığılana kadar... Hollanda sömürgelerinden Doğu Hint Adaları’nda görev yapan bir doktor, muayeneye gelen varlıklı ve kendini beğenmiş bir kadının bu davranışı karşısında gururuna yenik düşerek kadına yardım etmemiştir. Bu durumdan vicdani olarak oldukça rahatsız olan doktor amok hastalığının etkisine girer. Yazar, amok hastalığının doktorun psikolojisinde meydana getirdiği olumsuzlukları, saplantıları ve deliliği bize aktarıyor. Betimlemeler ve psikoanalizler ustaca kaleme alınmış. ALINTILAR Kitap sade ve sürükleyici. Okumaya değer güzel bir eser. Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet. Bir kişi kendisinden başka herkesten kaçabilir. Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz. İnsan her şeyini kaybettiğinde, elinde kalan son şey için umutsuzca savaşır. Belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla. İnsan genç olunca ölümü yalnızca başkalarına yakıştırabiliyor. Ruhu çoktan ölmüştü, geriye öldürülecek yalnızca bedeni kalmıştı.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019134,9bin okunma
·
129 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.