Puan vermedi·140 syf.····Okunma: 15 Temmuz 2021 13:44 "Yeraltı" ve "Notlar" diye iki bölümden oluşan, nerdeyse her cümlesinde felsefik düşünme ağırlığı olan bi kitap..
İlk bölüm olan "yeraltı" kısmında, 40 yaşına gelmiş bi adamın yeraltı tabiriyle aslında kendi iç dünyasıyla yaptığı savaşı anlatmakta.. Yalnızlığa bürünmüş ve bütün insanları aşağılık bi varlık tabiriyle eleştirmekte.. Üstelik bunu çok başarılı bi şekilde yapmakta.. Doktorlara saygı duyar fakat hasta olduğu hâlde doktora gitmeyi reddeder. İlk bölümü okurken, okurla dalga geçer bi hava hissettim.. Ama aslında sürekli bi sorularına cevap arama peşinde.. Üstelik her cevabında yeni yeni sorular soruyor. Açıkçası ilk bölüm bana biraz ağır geldi. Çünkü anlam derinliği çok çok fazla. Bu yüzden okuyacaklar acele etmeden, sakince okumasını tavsiye ederim.. ilk bölüme söylenecek daha çok şey var aslında ama okumak daha iyisi sanırım..
İkinci bölüm olan "notlar" kısmında ise anlatıcının 20li yaşlarından itibaren yaşadığı yalnızlığı, dışlanmışlığı, çevresi ve diğer bi çok insan tarafından yok sayılmasını okuyoruz. İlk kısma göre daha hafif bi tonda ilerliyor. Aslında ikinci kısmı, ilk kısmın gelişme aşaması diyebilirim.. Kendini iç dünyasıyla yalnız bıraktığı zamanlara gelene kadar yaşadıklarını anlatıyor.. Okurken aynı zamanda şunlarda gözüme çarptı.. Anlatıcı hem kendini kimsenin umursamadığını söylüyor, hemde kendini kalan herkesten kendisi bile isteye ayrı tutuyomuş gibi hissettim. Belkide ben öyle anladım bilmiyorum..
Dediğim gibi kitap anlamları ve anlatmak istedikleri bakımından ağır ve felsefik bir kitap. Anladıklarım kadar anlamadıklarımda var. Bu yüzden yaşım ilerlediğinde tekrardan okumayı planlıyorum.