Merhabalar efendim bugün harika bir fantastik kitap incelemesiyle geldim!
Kitabımız diğer fantastik kitaplardan ayrılan bir evrene sahip. Bu sefer okuduğumuz bu büyü dünyası alıştığımızdan daha karanlık ve daha tehlikeli. Yazarımızın yarattığı birbirinden farklı karakterler sayesinde kendinize yakın bir karaktere illa rastlıyorsunuz. Ayrıca kendisinin büyü dünyası üzerinden yaptığı eleştiriler bizlere ayna tutan nitelikle. "Büyünün bir rengi olsa bu siyah beyaz olmazdı, büyü hepimiz için aynı büyü." gibi eleştirilerle ırkçılıktan tutun da toplumun geride kalması gereken normlarına kadar bizlere mesajlar vermekte. Bir fantastik kitapta bunu bulmak beni gerçekten çok etkiledi. Ayrıca kurduğu büyü evreni fantastik aşıklarının bayılacağı bir şekilde mitoloji ile iç içe ve bu da olaya ayrı bir boyut kazandırıyor. Sonu sizi şaşırtan ve ikinci kitabı merakla bekleten bir şekilde hazırlanmış bu da çok iyiydi. Şunu da ekleyeyim, bu kitabı ikinci okuyuşumdu ve ona rağmen sıkıcı ve yavaş bir şekilde ilerlemedim. Bu kadar övgüden sonra gelin konusundan bahsedelim;
Baş karakterimiz Erin gotik bir tarza sahip, kitaplara ve mistik olaylara düşkün bir kızdır. Bir gün arkadaşı Carmen ile bir buluşmaya giderler. Buluşmaya giderken yolda çarpıştığı neon saçlı kızlarla gariplikler başlar. Restorandayken Erin'in çorbasından, fal kurabiyesinden küçük; açıldıkça açılan kağıtlar çıkar. Erin bunun bir şaka olduğunu düşünür ve hava almak için dışarı çıkar. Dışarıdayken çarpıştığı kızlara tekrar rastlar. Bu sefer kızlar kendisine bir taş teslimatı yapacaklarını söylerler. Erin olanlara anlam veremez, bir mafyanın teslimatının yanlışlıkla kendisine geldiğini düşünür ve kızlara durumu anlatmaya çalışır. Fakat bu kızlar ne bir mafya üyesidir, ne de yanlış teslimat yapmak üzeredirler. Bu kızlar birer cadıdır ve çok değerli bir taşı Erin'e vermek üzeredirler. Bu garip olayın içinden bir şekilde çıkan kahramanımız Erin kendini iyi hissetmediğini Carmen'e söyleyerek eve döner. Yıllardır okuduğu bu fantastik kitapların gerçek olduğuna inanamaz ve bunu sindirmeye çalışırken tekrar küçük kağıtlardan birini bulur saçlarının içinde. Kağıdı açar ve kağıt bir zarf şeklini alır. Zarfı açtığında içinden çıkan mektup Erin'i şok eder. Erin Handerson bir cadıdır ve Vhartlox Cadı Akademisine öğrenci olarak davet edilmiştir. Kendisini almaya gelen rehberi Fiona ile beraber okul yolunu tutar. İşte Erin'in tehlikelerle dolu büyü evreni macerası böyle başlar.
Erin Handerson bir cadı mıdır, yoksa çok daha fazlası mı?