Ben kimseyle mücadele filan etmedim. Benim Tayyip Erdoğan 'lada bir mücadelem yok. Benim Deniz Baykal' lada bir mücadelem yok. Ben, imanım ve sahip olduğum ilkelerimin şahsiyetime yüklediği görevi yerine getiriyorum. Tayyip Erdoğan ne zaman övmüşsem, bazı övdüğüm işleri olmuştur. Köşeme taşımış açık ismiyle övmüşümdür. Eleştirdiğim şeylerini ise teorik olarak objektif kriterler içinde isim vermeden yapmışımdır. O edebi de korumuşum. Çünkü nihayet benim ülkemin Başbakan sıfatını taşıyor. Ama, bunlara layık mıydı? "Alo Fatih" meselesinde gördük ki bunlara layık değilmiş! Malesef! O, onun sorunudur.
Hulki Cevizoğlu: Bir kaç övgünüz var. Şimdi hata mı ettim diyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk: Hayır, hata etmedim. Mısır'da laiklikle ilgili yaptığı konuşmayı dört defa yazımda gündeme getirdim. Yirmi defa daha getiririm.
Hulki Cevizoglu: Samimi midir ki? Yani laik midir ki?
Yaşar Nuri Öztürk: Ben onu bilmem! İmamı Azam'ın dediği gibi, biz zahire - görünene göre hükmederiz. Ve hiç bir Atatürkçü, cumhuriyetiçi geçinen adam laiklikle ilgili müslüman bir ülkede böyle bir tespitte bulunmadı. Bu, onun hakkı. Ben bunu söylerim, söyledim. Bunlardan bahis yok! Ama, Gezi eylemlerine posta koyup orada o kadar gencin ölmesine sebep yarattığı için, iki cümlelik eleştiriye hemen sarıldı telefona kapattırdı şeyi, programı. Çap bu! Ben ne yapayım! Çap bu!
Yaşar Nuri Öztürk
Ceviz Kabuğu (8 Ağustos 2014)