10/10
·208 syf.··
2017 1. kitabı
Salinger’in ilk yazısı 1940 tarihinde yayınlanmış, son eseri “Hapworth” ise 1965 tarihinde yayınlanmıştır. 25 yılda yaklaşık otuz öykü ve bir roman yayımlamış, sonra da susmayı seçmiş bir yazardır. Daha sonra, Salinger, eser yayımlamayı kabul etmeyerek piyasa odaklı başarıyı kendi iradesiyle reddetmiştir. Salinger Çavdar Tarlasında Çocukları 1951 yılında yayınlamıştır. Bu kitap genç kuşağa yönelmiş bir bakış, gençlerin konuşma biçimlerine dikilmiş bir kulak olarak tanımlanabilir. Bu kitap ilk çıktığında büyük bir başarı ve tartışma getirmiştir; hem okullarda en çok okulan, hem de en çok sansürlenen kitaplardan biri olmuştur Amerika’da. Bu kitap aynı zamanda Sallinger’ın kişisel manifestosu niteliğindedir: “okul değil mi, al onu vur ona! Hiçbirinn herhangi bir kimseyi değiştirdiğini görmedim…(Çavdar Tarlasında Çocuklar) Kitapta geçen değişim bir anlamda da çağdaş toplum eleştirisidir. Faruk Duman bahsi geçen değişimi şöyle belirtmektedir: “Çağdaş toplum, görüldüğü kadarıyla, elde ettiği ve depoladığı bilgiyle süreğen davranışları değiştiremedi, değiştirmek şöyle dursun iş daha da korkunç bir hal aldı: Aydın kuşaklar, en azından Türkiye’de görebildiğimiz kadarıyla, kendilerinden sonra yetişen gençleri hemen hiç anlamadı ve bu yetmiyormuş gibi, onları bir de ayıplamaya kalkıştılar. Kurdukları görkemli okulları da birer mezbahaya çevirdiler.(Faruk Duman: s.23) Birincil tekil ağızdan anlatılan romanda Holden 17 yaşında orta sınıf bir ergendir. Hiçbir şeyi umarsamıyor görünen, 17’lik gizli bir duygusaldı Holden. Büyümek istemiyor, olan biten herşey için tayin edilmiş adları sıfatları, inançları kabullenmiyordu. Ama bir yandan da yetişkinler dünyasına karışmak istiyordu; okuldan kaçtı. Kaçışın ardından yetişkinler gibi yaşama ve davranma girişimlerinde bulundu. Üç gün süren bir dizi maceranın ardından hayal kırıklığına uğradı. Okuldan atıldı, zaten sevmiyordu da okulu. Holden’a göre bu dünyanın tüm kurumları sahte, yalan, maddeci ve anlamsızdı. Tek arzusu alıp başını gitmek olan Holden’a göre dünyanın tüm kurumları sahte, yalan, maddeci ve anlamsızdı bu sebeple kendisini tanımadığı bir yere; bir ormana, çavdar tarlasına, gökyüzüne gitmek… Ancak sonunda Holden tepki duyduğu ve uzaklaşmak istediği toplumla uzlaşmayı kabullenir, reddedilen değerler yine hakim olmuştur. Holden; tamamıyla geçmişini anlatır. Buna karşın yetişkin toplum dünyasının kusurlarını anlatır tecrübelerinde. Yaşamının geri kalanını hazin bir sonla; akli yardım alarak, gerçekte büyümeyi redderek geçirecektir. Holden Caulfield, büyüklerin düzmece dünyasına karşı ergenlik çağının başkaldırısını simgeler ama aynı zamanda modern Amerikan toplumunun da kurbanıdır. Çevresindeki herkesten daha gerçek, sahtecilikten uzak bir karekterdir Holden; dürüstlük ve acının karşımı, yıllar sonra başlayacak öfkeli gençlik hareketlerinin öncü kahramanlarındandır. Sinik ve argoya kaçan sesiyle, ergenliğe sempatik bir biçimde kavrayışıyla ve yetişkin dünyasına yabancılaşmış, öfkeli güvensizliğiyle roman bir kült haline gelmiştir.( Hande Öğüt: s.37) Salinger, öykülerinde ve romanlarında 1950’lerin Amerikası’na, Amerikan Rüyası’na, yozlaşmaya, ahlaki değişimlere ve materyalist-bireysel doygunluğa ulaşma gibi konulara bir ergenin gözünden ağırlık verir; bu bağlamda onları keskin bir dille eleştirerek hem bireysel hem de toplumsal anlamda insani çürümenin su yüzüne çıkmasını sağlar.( Deniz Gündoğan: s.38) John Updika Salinger hakkında şöyle demektedir; Joyce’tan sonra çok az yazar, tamamen içsel olan olaylar ve yalnızca konuşmadan ibaret olan eylemler üstüne bu kadar çok söz etme riski alabilmiştir. Bu içedönüklük, belki de tarihin getirdiği bir zorunluluktur; hem ulusal hem de kişisel alanda ince ayrıntıların, müphem jestlerin ve psikolojik savaşların yaşandığı bir çağdayız ve Salinger’ın, jestlere ve tonlamalara duyduğu yakın ilgi, onun çağdaşları arasında benzersiz bir edebi figür haline gelmesini sağlıyor.(John Updike: s.19) Çavdar Tarlasında Çocuklar, içinde büyük çapta toplumsal gerçekçilik barındırmasına karşın, Salinger’ın kurmacasının alacağı yönü belirleyen göstergelere nicedir sahiptir. Holden Caulfield toplumsal kimliğinden vazgeçmenin arzunu göstergesel biçimde tasvir eder. En nihayetinde eşiğe atlamanın öncesinde, ruhsal arayış içinde oldukça kararsız bir kimse gibidir. (Dipti R. Pattanaik: s.26) Çavdar Tarlasında Çocuklar, bütün meseleleri çocukluk-ergenlik-yetişkinlik üçgeninde ele alır; yetişkinik olgusuna ve gerçek büyük resme- fazlasıyla materyalist Amerikan dünyasına ve onun getirdiği yozlaşmaya sahtekarlığa ve gerilime- dikkat çeker. Dahası roman, böylesi yozlaşmış ve yaşamı materyale indirgenmiş toplumlarda herkesin büyümeyi bir anlamda reddederek en nihayetinde eğretilmeli de olsa bir akıl hastanesine düştüğünü ve birer Holden Caulfield’a dönüştüğünü ve büyük ölçüde hepimizin birer “kaçık” olduğunu ya da bir çeşit arafta yaşadığımızı üstü örtük ama güçlü bir biçimde ima eder. ( Deniz Gündoğan: s.38) Arthur Mizener Çavdar Tarlasinda Çocuklar hakkında şöyle demektedir: “ Kitap, yapıt boyunca değişim göstermeyen ana karekterin karmaşık duygularının, aşama aşama açığa çıkarıldığı lirik bir monologdur. Salinger’ın tüm yeteneğine rağmen Çavdar Tarlasında Çocuklar, klostrofobik ve aynı zamanda rastgale ortaya çıkan bir kaliteye sahiptir.”( Arhur Mizaner, akt. Updike s.20) George Steiner ise ; “ergen zihninin yarı edebi kıvrımlarında dolaşabilen muazzam bir yeteneğe sahiptir. Anın asabi, gülünç ve pürüzlü ruhunu bir şekilde yakalamış ve bunu ifade edebilmiştir. Önemli veya geleneksel motiflere de değinir; gençleri ve yaşlıları birbirine bağlayacak köprülerin başarısızlığı, insanlar arasındaki cinsel olanın aşkın onarma gücü olarak tanımlamaktadır. Salinger’ın kariyerindeki en esaslı endişelerden ikisini bir insan olarak “doğru yaşama” ve bir sanatçı olarak da “doğru söylem” arayışları oluşturur. Dahası, sanatı ve yaşamı birbirine böylesine iyi tamamlayarak biri ötekinin eklentisi haline geliveren birkaç modernist yazardan biri olarak görür Salinger. Bu nedenle Salinger, sanatın ve kitle iletişiminin yapay söylemler aacılığıyla yanlış bir modern yaşam biçimi desteklemek için birlikte çalıştığının da bilincindedir. (Dipti R. Pattanaik: s.24) Salinger’ın metodu, tüm eser boyunca okurla kurulan yakın kişisel ilişkiye, utangaç bir şekilde öne sürülenlere ve geri çekilenlere, hata yapma konusundaki açık sözlülüğe ve yaptığı savunmaların görüleceğini belirttiği örtük garantiye bağlıdır; ancak son dışavurumlarında, okurun kalbinin atışını da paylaşmakta ve ilgi ya da soğukluğun tüm belirtilerini de yakalamaya çalışmaktadır.( William Wiegand, akt. Pattanaik s.25) Salinger, kahramanları açısından olmasa bile, kendi kişiliği bakımından Dostoyevski ile Kafka’nın kahramanlarına dönüşmüştür. Hatta kapanma, bir karşı çıkıştır.( Faruk Duman: s.23) Salinger, sözlü “sahteliğe” ve “klişeye” karşı savaş açan karekterlerin bulunduğu öyküler yazma çabasındadır. Çoğu çağdaşının aksine Salinger, var olan dünya düzeninin yalnızca yanlış yönlerini ifşa etmekle kalmaz, bu çürümeye set çekmek amacıyla çözümler de ortaya koyar. Günlük hayatta modernizasyon ve teknolojinin ertelenmiş etkisinin görüldüğü 1950’lerin bir yazarı olarak Salinger, bu yeni refah ve tüketim toplumunu kıyasıya eleştirir. Gençlik yıllarında İkinci Dünya Savaşı’na katılmış, hayata dair ne varsa güveni sarsılmıştır. Artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır.(Hande Öğüt: s.35) Sonuç olarak Çavdar Tarlasında Çocuklar yayınlandığı tarihten itibaren 20. ve 21. yüzyılın en önemli ve kült olmuş romanların başlarında gelmektedir. Uzun yıllarda gençlerin kendileriyle baş karekter arasında böyle bir özdeşlik kuracağı roman görmek çok mümkün gözükmemektedir. Özellikle gençlerin ve içlerindeki çocuğu kaybetmemiş olan herkesin bu kitabı okuması şiddetle önerilir. marjinalaforizma.com/jd-salinger-ve-... KAYNAKLAR – Deniz Gündoğan, J.D SALİNGER’DA “TERAPTİK MEKANLARIN” OKUMASI, NOTOS, Sayı:3, 2010. – Faruk Duman, KAPANMA, NOTOS, Sayı:3, 2010. – Hande Öğüt, HİÇKİMSE OLMAK İSTEYEN ÇOCUKLAR, NOTOS, Sayı:3, 2010 – John Updike, FRANNY VE ZOOEY NİHAİ EDİMLERİN KATLİAMI…, NOTOS, Sayı:3, 2010 – Dipti R. Pattanaik, “KUTSAL REDDEDİŞ” J.D SALİNGER’IN SESSİZLİĞİNİN VEDANTİK YORUMU, NOTOS, Sayı:3, 2010
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
·
56 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okuduğum en iyi kitaplardandı,kötülüğün ivme kazanmasına nasıl engel olunur,iyilik ellerini uzatıyorsa şayet nasıl görülür hepsini cevaplıyor.