İçimizdeki iyilik dürtüsüne yenilerek yaptığımız güzelliklerin, kendimizden verdiğimiz en fedakâr emeklerin mutlaka iyilik olduğu için buna değeceğini sanırız karşımızdaki kişinin kim ya da ne olduğuna bakmaksızın, halbuki bu kitapta işlenen konu biraz da bu diğerkâm hareketlerimizin toprağa atılan tohum gibi uygun yere atılması, uygun kişiye yapılmasını gerektiğini anlatıyor gibi alttan altan belkide.