·68 syf.····Okunma: 19 Temmuz 2021 17:01 Yazarın okuduğum ilk kitabı. Burada gördüğüm bir inceleme sonrası okumaya karar verdim ve bir günde bitti.
Kitap insanları çok hızlı bir şekilde öldüren Kızıl Veba adındaki bir mikrobun salgınından bahsediyor. Bu mikrop insanın önce ayaklarından başlıyor, ayakları uyuşturuyor, ilerlemeye devam ediyor ta ki kalbe gelinceye kadar. Kalbe gelince kişi ölüyor fakat bu süreçte kişi bilincini kaybetmiyor. Bu salgın bir uygarlığın yıkılmasına neden oluyor. Baş kahraman Granser de bu salgını yaşamış ve salgından sonraki ilkel hayatı yaşayan tek kişi. Bu salgını torunlarına anlatan Granser ile torunları arasındaki diyalog da şaşırtıcı. Bizim kolaylıkla anlayabildiğimiz şeyleri torunları anlayamıyor çünkü bizim bildiğimiz hayat tamamen yok olmuş ve dünya tekrardan kurulmaya başlamış. Granser de şöyle diyor: ‘Eski uygarlıklar nasıl yıkıldıysa bu yeni uygarlık da geçip gidecek. Zaten her şey geçip gider. Geriye sadece kozmik güç ve madde kalır, onlar da ebediyen devam edecek, sonu gelmez bir akış içinde birbiriyle itişip çekişecek, o ölümsüz tipleri ortaya çıkarır: rahibi, askeri ve kralı.’ Ve ‘ eski yalanlar tekrar devreye girecek, orada yazılan yaşantılar tekrar yaşanıp sonraki kuşaklara aktarılacak.’ (syf. 60)
Yazarın bu kitabı yazarken ki öngörüsü de müthiş bence. Çünkü bu kitap 1912’de yayınlanmış ve bu salgın kadar etkili olmasa bile büyük çaplı bir salgın ancak bu kitaptan yayınlandıktan 8 sene sonra olmuş. Aslında bir yandan öngörüsü yüksek bir kitap çünkü günümüzde yaşanan Koronovirüs’e de benzer bir salgın. Koronovirüs bu salgın kadar öldürücü değil belki ama salgın süreci ve sonrası için insanlarda bıraktıkları gerek psikolojik hasar gerekse fiziksel hasarları mevcut.
Kitabının sonunda yer alan açıklamalar da çok hoşuma gitti. Kitapta geçen bazı şeyler detaylıca açıklanmış. En son da günümüzle bu kitabın bağdaştırılması yapılmış. Günümüzde böyle bir salgın varken bence okunması gereken kitaplardan. Bir alıntı yaparak bir daha böyle bir pandeminin (Koronovirüs’ten bahsediyorum) yaşanmamasını temenni ediyorum:
Nasıl bir hastalık yapıcı organizma aracılığıyla gelirse gelsin hiçbir pandeminin Kızıl veba gibi uygarlığımızı çökertmeyeceğini umalım; insanlığın yüz on yıl öncesinden bu yana büyük ilerleme kaydettiğini, romandaki şiddet sahnelerinin tamamen gündemimizden çıktığını gönül rahatlığıyla söylemek, o kadar da kolay değil.