10/10
·764 syf.··
2021 31. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 21:20
"Seni beş yüz yıl daha beklerdim. Bin yıl. Ve birlikte geçireceğimiz zaman bu kadarla sınırlı olsa bile...beklediğime değerdi." Serinin 3. Kitabi sıcakların kurbanı oldugu icin bitirmem uzun sürdü. Kitabin hakkını veremediğim için üzgünüm. Her yönden çok güzeldi. Aşk, savaş, arkadaşlık, aile bağları hepsine doydum. Hatta tadı damağımda kaldı diyebilirim. Feyre en son Tamlin'in sarayına casus olarak gitmeyi seçmişti. Orada Hybern hakkında bilgileri topladıktan sonra gece sarayina dönüyor ve savaş hazırlıklarına başlıyorlar. Ama Tamlinin asıl  niyetini öğrenince onun adına üzülmedim desem yalan olur. Beklemediğim şekilde davrandi ve ona yakışanı yaptı bence. Keske onun da mutlu olduğunu görseydik. Bizimkilerin Tüm lordlari ikna etme ve kazani sıfırlamak için gereken büyüyü çözme çabaları uzun sürüyor. Bu sırada bazi düşmanların aslinda dost olduğunu anlıyorlar. Ayrica Nesta ve Alein'in güçlerinin ne olduğunu öğreniyor ve planlarını buna göre yapıyorlar. Bu kitapta en cok şaşırdığım şey Jurian ve Tamlin ile ilgiliydi. En cok heyecanlandıgım sahne de  Feyrenin Azriel ile birlikte  düşmanın kampına girdiği yerdi. Saka değil kalbim duracak sandım. İkisinden birine bir şey olacak diye ödüm koptu. Hele o savas sahneleri offf efsaneydi. Dehşet ve duygusallık arasında gidip geldim. Nesta ve Amren açık ara favorim oldu.
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,514 okunma
·
1.612 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.