Yönetimi ele geçirerek başa gelmiş Lider'i öven slogan gürültüleriyle ve boğucu sıcaklıkla kaplı, düşünmeyi engelleyen bir dünyada kuvvetli akıntıya kapılmayıp kendi halinde yaşamaya çalışan bir yazarın birkaç gün içinde yaşadıklarını konu alıyor. İktidarın en büyük silahlarından gürültünün aynı zamanda zayıflığı haline gelmesi güzel bir zıtlık oluşturmuş. Öyle bir dünya oluşturmuşlar ki yazar sırf zindanın sessizliğinin verdiği hoşnutluk nedeniyle korkuya kapılmadan konuşabiliyor. En güzel şeyin, yumuşak sesleri duymayı sağlayan dinginlik olduğunu ifade ediyor -ona katılıyorum, bana en huzur veren seslerden biri de sessiz bir odada rüzgarla dalgalanan perdenin sesi -. Kitap kısa olsa da yazarın dünyasına girmek için yeterli. Olaylar yabancı gelmiyor, sadece dünyada bunlar da yaşanıyor diye kısa bir farkındalık hissettiriyor. Kitap bitince de günlük hayata devam ediyoruz, yaşananları kanıksamış şekilde, kitaptakilerin yönetimi kanıksadığı gibi.