Rakamlarla açıklamalar da acizane şu şekilde:
(1) Yıldızlar, aşığın sevdiği kadının ona olan aşkının gözlerindeki yansımasını temsil ediyor.
(2) Her ne kadar bir yıldızları gökyüzünde görsekte, onlar sonsuz uzayın her yanına yayılmış vaziyetteler ve cüzzi irademizle görebildiimiz kadarıyla gökyüzümüzdeler. Aşığın sevdiğinin kendisine olan sonsuz aşkı gökyüzü (sky) yerine 'space' kelimesiyle anlatmanın daha uygun olacağını düşünmüştüm. Acizane kelimeye yeni derin bir anlam yükledik :)
(3.1) 'The' clouds tan kasıt belirli bulutlar. Ki bulutlar aşkının gözlerindeki sonsuz sevgiyi görmesini engelledikleri için aşık için 'kara' bulutlar oluyor.
(3.2) Kara Bulutlar aynı zamanda aşık olunan sevgilinin göz kapakları. Kapanınca, aşık, aşkın emaresi göz parıltılarını göremiyor.
(4) Bulutların timsali göz kapakları demiştik. Bulutlardan dökülen yağmurlar misali, yağmur damlaları da sevgilinin gözünden dökülen göz yaşları. Dökülen her damlada aşık, aşığının kendisini çaresizce terketmek zorunda olduğunu anlıyor.
(5) Son satır sevgilinin çaresizliğinin temsili. Gözlerini açtığında aşığına olan aşkı o kadar aşikar ki, onu görür görmez ışıl ışıl parlıyorlar. Ama çaresizliğinden dolayı göz kapaklarını kapatıyor ve gökyüzü kara bulutlarla doluyor. Göz kapakları kapanır kapanmaz sevgilinin gözyaşları kara bulutlardan dökülen yağmurlar gibi dökülüyor... Yani 'desperately in vain' aşk bitiyor...