Puan vermedi·214 syf.··
2021 1. kitabı
Döşeğimde Ölürken modernist bir romanıdır. Annie Bundren’in ölüm döşeğindeki vasiyeti üzerine cenazesini Jefferson kasabasına götürmeye karar veren kocası Anse ve beş çocuğunun yolculuk sırasında başlarından geçen olayları, birbirleriyle olan ilişkilerini ve yaşadıkları süreci algılayışlarını anlatıyor Faulkner. Zor koşullardan yılmayan baba ve çocukları, tabuttan gelen çürüme kokularına rağmen Jefferson’a varırlar. Vasiyetin yerine getirilişi, yoksul kesimlerin hayata daha sıkı bağlarda tutunduklarının bir simgesidir. Şunu belirtmeliyim ki, bu süre zarfında baba ve çocukların zihninde Annie’nin ölümü fazla bir yer tutmaz, her birinin çözülmesi gereken kişisel problemleri vardır; annesi tarafından doğumundan beri benimsenmeyen Darl, yaşadıklarına katlanamaz ve çıldırır; yaptığı işi sonuna dek götürmeye kararlı tek çocuk Cash ise bacağını kaybetme tehlikesi içindedir, Dewey Dell, istenmeyen hamileliğini ortadan kaldırmaya çalışır ve Valdamar ne olup bittiğini kavrayamamaktadır zaten. Faulkner, belki de annenin en sevdiği oğlu ve ailenin tek normal ferdi olduğu için, çocuklardan Jewel’in bilincine yalnızca bir kez yer vermiştir. Bu romanı farklı kılan şey bölümlerin, her karakterin ağzından yazılmasıdır. Bu durumdan ötürü de anlamak biraz zorlaşıyor. Mesela ben okumakta biraz ilerlediğim zaman tam kavrayamadım ve yarısında bırakıp tekrar başa dönüp daha dikkatli okumaya çalıştım. Bir olay ve on beş farklı anlatıcı, hepsi doğal olarak kendilerine göre bakıyorlar olaylara. Bölümlerdeki dil ve üslup, anlatıcıya ve bakış açısına göre değişir. Her bir anlatıcının, kişiliğine uygun olarak düşüncelerini ve olayları naklettiği görülür. Yazarın da on beş kişiyi ayrı ayrı yazması onun ne kadar usta olduğunu gösterir. En fazla bilinç akışı tekniği ile kullanılmıştır. Aile üyelerinin birleriyle yabancılaşmasını görürüz. Bir iç çatışma hali vardır eserde. İç çatışması yoğun olan kişiler ise Darl, Dewey Dell, Vardaman ve Cash’dir. Olaylar çizgisel bir düzlemde ilerlemez. Farklı anlatıcılar üzerinden anlatılan olaylar, romana birden çok odak noktasından bakma zorunluluğunu beraberinde getirir, okurdan tüm anlatılanlar arasından doğru olanı ya da kendi doğrusunu bulması beklenmiştir. Faulkner, bu sayede kronolojik bir sıra izlemeyen olay halkalarını birbirine bağlama görevini okura bırakmıştır, diyebiliriz. Bu yönüyle de modernist olduğu görülmektedir. Bir de bu romanın bir filmi vardır ama kitap kadar etkileyici değildir. Bu romanda kullanılan teknikler filmde bence olmamıştı. Ekranın bölünüp her birinin iç konuşmalarının verilmesi pek hoş olmamıştı. Kısaca kullanılan anlatım teknikleri şöyle özetleriz. Bilinç akışı ve iç monolog tekniği ile aktarılan roman birçok farklı karakterin bakış açısından ve konuşmalarından anlatılmış, romandaki olaylar aile üyelerinin geriye dönüş teknikleri ile aktarılan sahnelerin birleşmesinden ortaya çıkarılmıştır.
Edebiyat
Döşeğimde ÖlürkenWilliam Faulkner · İletişim Yayınları · 20091,643 okunma
·
1.144 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.