Tezer Özlü'den ilk olarak Eski Bahçe Eski Sevgi adlı öykü kitabını okumuştum, kimyalarımız uyuşmamıştı ama benden kaynaklıdır diye düşünmüştüm. Çocukluğun Soğuk Geceleri ile daha fazla bağ kurmuş olsam da yine o herkesin bahsettiği etkileyiciliği hissedemedim. Yine de okuduğum için pişman olmadığım bir eser oldu.
Kitapta bir insanın zihninin odalarında dolaşıp hatıralarını rastgele eşeliyoruz âdeta. Bazen bir akıl hastanesindeyken bir cümle sonra Paris'e, hemen sonra İstanbul'da bir meyhaneye gidiveriyoruz. Yalnızca çocukluğun değil, bütün bir ömrün soğuk gecelerinde, sıcak gündüzlerinde, dört mevsiminde geziniyoruz. Bu anlamda sayfa sayısı az olsa da okuması biraz yorucu bir kitap aslında.
Sonuç olarak sevdiğim birçok cümlesi olan, edebî haz veren ancak bende çok derin etki bırakmayan bir kitaptı.