Bütün karakter isimlerinin birbirine girdiği bir Rus klasiği daha! Bakıyorsun 90 sayfa, hepi topu 8-9 karakter. Ama her karakterin bir adı bir soyadı bir babasının adı bir de takma adı var. Mesela KONSTANTİN GAVRİLOVİÇ TREPLEV bir bakıyorsun sade TREPLEV olmuş, bir bakıyorsun GAVRİLİÇ. Bir de annesinin dilinden KOSTYA diye verilmesin mi. Gel de işin içinden çık. Tekrar dönüyorsun karakterler listesinin olduğu ilk sayfaya 🥲 Kim kimdi derken birinci perde sona eriyor. İkinci perdede taşlar yerine oturmaya başlıyor.
İsim karışıklığını geçtim bir de zincir şeklinde bir birine bağlanan karmaşık aşk ilişkileri yok mu. Herkes kendisine aşık olana değil bir başkasına aşık . Medvendenko Maşa’ya, Maşa Treplev’e, Treplev Nina’ya, Nina Trigorin’e aşık. Trigorin kendisi de çözemiyor Arkadina’ya mı aşık Nina’ya mı.
Şaka bir tarafa, her sayfasının altını çizdiğim seve seve okuduğum,okurken kendimi tiyatroda izlerken hissettiğim bir oyun oldu. Tiyatro türünü seviyorsanız kaçırmamanız gereken okumalardan bir tanesi. Rus edebiyatının en önemli yazarlarından olan yakışıklı abimiz Çehov bu oyununda dönemin geleneksel tiyatro oyunlarından farklı olarak yeni biçimler getirmiştir. Bütün karakterlerin kendilerine özel hayalleri, aşkları, beklentileri, özlemleri ve hayal kırıklıklarını yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz.
Okuyun. Hatta imkan varsa izleyin.
“-Neden hep Karalar giyersiniz siz?
-Hayatımın yasını tutuyorum.Mutsuzum.”
“Söz etme gençliğimi mahvettiğinden…“
“-Ah gençlik, gençlik!
- Söyleyecek başka bir şey bulamadılar mı gençlik, gençlik derler…“
“İçki ve tütün kişiliğini yok ediyor insanım. Bir sigara ya da bir kadeh votkadan sonra artık Pyotr Nikolayeviç değilsiniz; Pyotr Nikolayeviç artı birileri dahasınız. Kendi “ben”iniz bulanıyor ve artık üçüncü bir kişi gibi algılamaya