Savaş... Her ne koşulda olursa olsun yıkıcı ve yok edici bir etkiye sahip. Kitapta tam olarak II. Dünya savaşının etrafında dönüyor. Savaşın ortasında kalmış masum bir aşk…
Hemingway bu kitabında gayet sade bir dil kullanmış ve kitabın konusu da bir hayli ilgi çekici ki zaten dünya edebiyat okumaları arasında da fazlaca okunan ve sevilen bir kitap ama ne yazık ki bana ne savaş ortamı ne de aşkın cazibesi ilgi çekici gelmedi. Çeviriden kaynaklı olduğunu düşünüyorum çünkü okuduğum kadarıyla yorumların da büyük bir kısmı bu şekilde. Başta kitaba odaklanamadığım için konuya pek giremediğimi düşünmüştüm ama kitap bana diyaloglarıyla olsun yaşanan olaylarla olsun pek derin gelmedi. Savaşın daha yıkıcı bir tarafına bakacağımı sanmıştım, daha tarafsız şekilde eleştirilerek derin analizler olacağını düşünerek başlamıştım kitaba. Baş karakterimiz Amerikalı bir asker ama İtalyan ordusunda ve Fransa ile savaş içerisindeler, bu beni kendi savaşı olmayan ve savaşı da sevmeyen bir karakter olduğu için olaylara dışarıdan soğukkanlı bir şekilde bakacağımızı düşündürtmüştü ama ne yayık ki öyle olmadı. Aşk konusuna gelecek olursak Henry ve Catherine arasındaki diyaloglar bana basit ve itici geldi. Catherine'in sürekli 'çok tatlısın sevgilim, esaslı bir kızım değil mi, görüyorsun ya çok uslu bir eşim, seni hiç üzmeyeceğim ya da yormayacağım' gibi sözleri beni fazlasıyla rahatsız etti. Catherine’nin sürekli sanki ne kadar az rahatsızlık verirse o kadar iyi bir eş olacakmış gibi davranması. Neredeyse her konuda üzülmüyormuş ya da acı çekmiyormuş gibi yapıp Henry’nin kendisinden uzaklaşmasından korkuyor gibi olması dönemin kadın psikolojisine değiniyor belki de, fakat Henry ne kadar asker de olsa kendisi de savaş dönemi çalışan göçmen bir hemşire, bununla birlikte sevgisini, sevgilisini hatta karnındaki çocuğunu herkesten saklamak zorunda kalan genç bir kadın. Bütün bunlara rağmen eşinin huzurunu her şeyden önde tutması sanki olan bir kadın profili değilde; istenilen bir kadın profili gibi geldiği için kitabın aşk hakkındaki yorumlarını da pek beğenemedim ne yazık ki.