·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ağustos 2021 02:38 Hiç bir şey anlatmayarak çok şey anlatan STONER!
Evet, olaylara bakarsak gerçekten kitabın ne uçuk kaçık, aksiyonlu silahlı adamlı bir konusu var; ne de ağır psikolojik travmalar yaşayan bir insanın içinde yaşanan savaşlar. Sadece bir yaşam var. Tüm yaşadıklarıyla sade ve unutulan bir yaşam.
Öldükten sonra hatırlanmak ister misiniz? Öldükten sonra hatırlasalar ne fark eder zaten bilmeyecekler, evet. Ama hatırlanacağını bilerek ölmeyi herkes istemez mi? Bu dünyaya bir eser bırakmak. Öldükten sonra bile insanların ondan faydalanacağını bilmek. Ama çoğu insan bunu başaramaz. Onları hatırlayan son kişi genelde torunları olur. William Stoner de o insanlardan işte. Bu kadar basit bir yaşamı anlatıyorsa eğer, neden okuyalım bu kitabı demeyin. Günlük yaşamda hepimizin yaptığı ama anlamadığı bir sürü "şey" var. Basitmiş gibi gözüküyor olabilirler ama bizi biz yapanlar onlar.
Yaşamına çiftçi bir ailenin çocuğu olarak başlar Stoner, her geçen gün daha da çoraklaşan ailesinin topraklarında çalışır. Babası belki toprağı biraz verimli hale getirecek bir şeyler öğrenir diye onu üniversiteye, ziraat okusun diye yollar ama daha fazla zaman geçmeden Stoner yön değiştirir ve daha önce bilmediği ve şimdi üstüne gitmek istediği bir yol bulur. Edebiyat! Öyle ki alan değişir ve onu okur. Kalan hayatının, elli seneye yakın kalan yaşamının tamamını onunla geçirir Stoner. Bir kızı görür ve hoşlanır. Evlenir. Mutsuz evliliğinden bir çocuğu olur. Ders verir. Dostlarını kaybeder. Savaşlar görür. Mesleki mücadele verir. Yeniden aşkı bulur. Aldatır eşini. Yaşatmazlar o aşkı da. Yaşlanır. Huysuzlanır. Yaşamıştır elbet bir şeyler. Herkes gibi o da ölür. Çoğumuzun sıradan yaşamından pek farkı olmadığı aşikar. Stoner de böyle bir yaşam yaşar. Yaşanmamış bir yaşam.
Yazar John Williams Missouri Üniversitesi'ni mekan alır kitapta. İthaf kısmında orada çalışan meslektaşlarına ithafen yazdığını söylüyor. Her ne kadar gerçekle ilgisi olmadığını söylese dahi karakterine kendi soyadını vermesi ve meslektaşı olarak seçmesi kendi yaşamının bir yansımasını yazdığını düşündürtüyor insana.