Bir sefalete ne kadar dayanabilir bir insan?
Açlığını bir nebze dindirmek için kumaş çiğnemek, kemikteki çiğ etleri emmek zorunda bırakan bir sefalet..
Açlıkla beraber umut ve umutsuzluk arasında verilen savaş ve bu bağlamda yaşanan acı ve yalnızlık anlatılıyor kitapta.
"Sefaletim beni canımdan öyle bezdirmişti ki, artık bu hayatı mücadeleye değer görmüyordum."
Aklında sadece yazısını tamamlayıp para alarak düzlüğe çıkabilmenin olmasını istese de düşünceler ve yaşadıkları onu bırakmıyor ve her şeyi kendi içinde yaşıyor karakterimiz; kendisiyle tartışıyor, kendisiyle gülüyor.. Zaman zaman bu yüzden delirdiğini düşünse de ve yaşam umudu kesilse de her zaman tutunacak bir dal buluyor kendisine. Çünkü elinde kalan tek şey umudu aslında.
Ancak umudunun yanında çok büyük bir gururu var. Öyle ki ceketinin düğmelerinden gelebilecek çok çok düşük bir para düşüncesi bile onun için bir umut olabilirken tanımadığı kişinin ona karşı tek bir bakışı bile onu dibe düşürüp hayattan kopmasına neden olabiliyor. Günlerce aç kalmasına rağmen en ufak bir küçük düşme düşüncesinden dolayı kimseden bir şey isteyemiyor.
Bunlar olurken ise asla yazarlıktan ve yazmaktan vazgeçmiyor isimsiz karakterimiz.
Okudukça ruha dokunan bir kitap.