Unutamadığınız bir kitap cümlesi var mı?
Yıllar önce okumuştum Bin Muhteşem Güneş'i. Ama daha yıllar geçse hafızamdan silinmez şu cümle. Bana göre evrenseldir:
Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma Meryem.
İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor;günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün yine aynı hayat.
Oblomov kitabından insanın niçin yaşadığını, hayatta bir amacı olması gerektirdiğini hatırlatan bir cümle.
Bence bu günlerin en anlamlısı:
“Bozuldu ağa bozuldu, dünya kökünden bozuldu. Üstüne bastığım toprak ayaklarımın altından kayıyor sanki. Bugün dünü arıyoruz, yarın da bugünü arayacağımızdan şüphen olmasın...” Orhan Kemal #EskiciveOğulları
"Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni." Dönüp dolaşıp Oğuz Atay'a geliyor olsak da.
Madem Khaled Hosseini ile açtım sözü: Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renge boyayamazsın. Diyerek Uçurtma Avcısı'nı da anmış olayım.
Yerler, evler, insanlar vardır. Şöyle bir bakarsan mutlulukla dolarsın, der Yaşar Kemal. Öyle yerler, öyle evler, öyle insanlar ile karşılaşmak dileğiyle o halde.