Sesler, eleştiriler, kimseler, "Neden?"ler
Bir "garip" sancıda dünya şu ara, bilmem,
Girdapta kaybolmamak değil işten.
Tıkarsan kulağını, yumarsan gözünü,
Fayda vermez "Aman!"lar, kalacaktır neticesiz antlaşmalar.
Her gün bir ayrı utanç, insan cidden bu mu?
"Dünya barışı, sağlığı, huzuru, hukuku.."
Bulunur kağıt arasında yazılı.
Nedense her ırka muamele farklı!
Kameralara gülümseyen yüzler,
Bir çocuğa merhamet göster!
Yok empatin, sevgin, çıkarsız ilişkin.
Ancak olunabilir bu kadar çirkin.
Kin.
Kin ki kibrin kardeşi,
Beşerin şaşmaz ikilisi..
Toz kondurmadığınız giysiniz,
Gülümsemeyi eksik etmediğiniz çehreniz,
Bu kibirdendir mazlumu görmemeniz.
Girdapta kaybolan insan, karmaşaya kurban.
O, bu, şu, falanca kimseler "Ne derler?" derdine,
Yazgısı başkasının romanı olan kaç kişi geldi, geçti?
Bir dağ misali soru, bir avuç cevap.
Yetmiyor günü kurtarmaya bu kazanç -belki de kayıp-
Hakka uzanan el, bilmez hakkaniyet!
Tek derdi iki kara parçası,
Varsın altı dolsun -bilmem kaç canla-
Dolduktan sonra cüzdanı banknotla..
Ne yaman çelişki!
Yüzyıl iletişimin zirvesi ama kelimeler yasaklı sanki.
İbret.
İbret ki ne ibret..
Hissedene bu çağ eziyet!..
Yine de yaşa âdemoğlu,
Ömür gelip geçecek.
Yaşa ki hakikisinden!
Bırakma hatırında "Keşke..Acaba.."
Almadan ah, kalmadan uhde.
"İki kez adım anılsın" diyorsan faydan dokunsun birine,
Tekir kediye, aç köpeğe,
Doğa anaya, tüm insanlığa..
Hatta yerdeki karıncaya,
Ama en önce kendine.
Bu şiiri noktalıyorum,
Bittiğinde başlamak ümidiyle..
Busenur Kuramaz