·402 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2021 13:16 Kayıp zamanın izinde serisinin beşinci kitabı Mahpus,diğer dört kitapdan daha akıcı bir şekilde ilerliyor. Fransız sosyetesinin şaşalı yemeklerinden,Dreyfus davasından,sanattan ziyada Marcel Proust ve Albetine arasındaki olayları konu almaktadır.
Mahpusu okurken sevgiliye yazılabilecek en güzel cümlelere şahitlik edeceksiniz. Ve sevdiğini kabul etmeyen bir adamın kıskançlığı sebebiyle eve mahpus ettigi fakat "Kendi ellerimle şekillendirdiğim ve edebiyyen içine hapsolduğum ışıklı bir kafes görür gibi oldum" cümlesiyle aslında kendi duygu ve kıskançlığında mahpus kaldığı göreceksiniz. Kıskançlık hat safhaya ulaştığında ise mahpusu azad ediyor. Albertine'nın gittiği haberini aldığında ise ne kadar sevdiğini farkediyor.
Kitabın sonuna geldiğimde ise serinin diğer kitabı Albertine Kayıp'ı ile ilgili yorumları okuduğunda aklıma Hüsnü Arkan'ın şarkısındaki "insan insanın boşluğudur" sözü geldi. Albertine Mercel Proust'un boşluğudur...