Emily III ~ L. M. Montgomery
.
Emily ile yolculuğumuzun sa sonuna geldim. Emily Yeni Ay çiftliğine geldi, alışmaya çalıştı, aykırı haliyle teyzeleriyle sorun yaşadı, güzel dostluklar kurup liseye gitti ve şimdi de çiftliğe geri döndü. En büyük tutkusu yazmak olan kızımız tutkusunun peşinden koşup yeni duygularla tanışıp bir sürü şey yaşadı. İnsan ilişkileri, kendisiyle hesaplaşması, çabası ve reddedilişleri...
Emily serüveninde en sevdiğim kitap bu oldu galiba. Bolca empati yaptım gülümsedim ve hüzünlendim okurken. Bazen koşarken birden dizlerinin üstüne düştü sonra üzerini silkeleyip kalktı. Bazen de kalkamadığını düşündüğü oldu ama çok dolu bir karakterdi. Şımarık gelebilir, umursamaz gelebilir ama azmi ve çabası hayranlık uyandırıcı.
Böyle karakterleri okuyunca gözümün önünde büyümüş hissine kapılıyorum ama ilk kitabın ilk sayfalarını düşününce cidden gözlerimizin önünde büyüdü Emily.
Emily bazen beklediğimden daha olgun bazen de daha çocuktu yani yine şaşırttı yine ters köşe yaptı beni Kitap boyunca günlüklerin parçalar ve normal anlatımını okuduk. Yaşadığı her şeyi hızla geçen zamanı ve en son yirmi dört yaşındaki halini ve doğrusu yanlışıyla bir sürü adımını keyifle ve buruk bir tebessümle okudum. Duyguların en yoğun olduğu daha doğrusu benim en yoğun hissettiğim kitap buydu. Teyzeler, kuzen Jimmy, Perry, Ilse ve kalbimin büyük bir bölümü Teddy Kent. Bitirene kadar hem elimden bırakamadım hem de söylendim durdum Akıcılığı konusunda söylenecek bir şey yok. Okuyucu asla bırakmak istemiyor "acaba sırada ne var, neler yaşayacak, yazdıklarına cevresindekilerin tepkisi ne olacak, bu defa hangi kararı verecek?" Tüm bu sorular dolaşıyor kafamızda ve bırakamıyoruz. Konusu, karakterleri, duygusu ve yazımıyla şahane bir seriydi. Şiddetle tavsiye ediyorum