·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ağustos 2021 23:14 Küçük Prens kitabını daha önceden duymayan yoktur sanırım. Son zamanlarda iyice popüler oldu. Yetişkinler arasında bile. Kitabın başında yazar hala çocuk kitaplarını okuyabilen bir yetişkinden bahseder. Sanırım bu yüzlerine açık açık söylenene kadar yetişkinler çocuk kitaplarını ellerine almayacak.
Kitabın dili ağır değil, içinde resimler var bol bol. Çocuk kitabı gibi yazılmış ve resimlerini çok beğendim. Hepsi yazar tarafından çizilmiş. Yazarımızın çocukken yetişkinlerin matematik ve coğrafya ile bastırdığı bir resim sevdası var.
Kitapta yetişkinlerin hep ne kadar ciddi ve meşgul olduğundan bahseder. Ama bunu iğneleyici ve söylenen bir tarzda yapmaz. "Yetişkinler hoşgörülmelidir." der. "Onlarda bir zamanlar çocuktu.".
Beni bu çok etkiledi. Yetişkinlerde bir zamanlar çocuktu ama hayatlarını sanki çocuk olmak ne demek bilmez gibi yaşıyorlar. Anlamsızca her şeye sahip olup onu kontrol etmek istiyorlar. Ama onlar kendi minik gezegenlerinde yapayalnızlar.
Kitabın en önemli mesajı budur. Yetişkinlerin çocukluklarıyla bağını koparmamaları gerektiği. Çocuk kalmanın önemi. İnsanın evcilleşip çocukluğuyla bağ kurması gerektiği. Yoksa sahip olduğumuzu sandığımız yıldızları tekrar tekrar sayıp anlamsız ve tatsız bir hayata sahip oluruz.
(spoiler!)
Kitabın bir başka mesajı daha vardır. Küçük Prensin gülü üzerinden verilir. Küçük Prens gülünü çok sevmesine ve ona hayran olmasına rağmen bitmez tükenmez isteklerine dayanamaz. Ama bu şekilde hissetmesini temiz kalbi kaldıramaz ve gezegenini terk eder.
Bu olaydan sonra Küçük Prens dünyada başka güller de olduğunu görür. Ama hala gülünün bu evrende tek olduğunu düşünür. O onun gülüdür. O gülünü evcilleştirmiştir, gül de onu. Eğer birbirlerini evcilleştirdilerse birbirlerine karşı sorumlulukları vardır. Küçük Prens gülünü bıraktığı için çok pişman olur. Ve sadakati öğrenir. Bu da bu kitaptan çıkarılabilecek güzel dersler arasında.
Bazılarının yüreğe iyi gelen bir yanı vardı, armağan gibiydiler..
Eğer biri milyonlarca, milyonlarca yıldızın yalnızca bir tanesinde olan,eşsiz bir çiçeği seviyorsa,bu onun yıldızlara baktığında mutlu olması için yeterlidir kendi kendine ‘’çiçeğim oralarda bir yerde,’ der. Ama eğer koyun çiçeği yerse bu o kişi için bir anda tüm yıldızların kararması gibidir! Ve bu sence,önemli değil,öyle mi?!
Bir şeyi anlamaya çalışırken neyi dikkate almamız gerektiğini bilmiyorduk. Sözlere değil, yapılanlara bakmalıydık.
Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden..
Az ya da çok değil, güzel sevin.