·160 syf.····Okunma: 16 Ağustos 2021 23:00 / Güzel bir eser okumanın en zorlu yanı, ona layık bir inceleme yazmaya kalkışmaktır. İncelememiz eseri övmeye kâfi gelmemiştir, affola.../
Henâ, mektubun hasret ile kol kola girerek sırra kadem bastığı bu çağda, günümüz iletişim araçlarından hiçbirinin asırlar geçse de bir kez daha mektubun yerini dolduramayacağının yeniden zuhur etmiş, şüphe getirmeyecek denli en muhkem hâli... Hem aşk mektubu okuyup hem de aynı zamanda beni geliştirip değiştirecek şeyler de okumak istiyorum diyenler için de harika bir tercih.
Henâ, Bekleyiş, Arayış ve Gayb Oluş diye üç ana babdan oluşuyor. Her mektupta tahtında kurulu yerini başkalarına devretmeyen aşk'ın yanında bir çok duygu, erdemler, acılar, sürgünler, unutulmaz anılar, pişmanlıklar ve de ilahi aşk bahis oluyor. Yazar bu işleyiş hakkında diyor ki:
"Bulduğum ve heybeme koyduğum her şeyi seninle bölüştüm. Çünkü aşk sana dönüktü."
Aynı zamanda bir şair olan yazarımız, yer yer duyguları perçinleyecek, okuyucuyu bitab-ü mest valih-ü hayran edecek güzide şiirlerine de yer vermiş.
-haydi şimdi hep beraber, bölümlerde derinlemesine bir incelemede bulunalım.-
Birinci babda (Bekleyiş'te) mektuplar vasıtasıyla hüzne duçar olmuş bir aşığın hasretinden bizler de pay alıyoruz. Aşık çetin bir sınav vermekte, daldığı aşk deryasının gülleri diken olmuş kalbini kanatmaktadır. Muharririn size sunduğu fevkalâde üslup ve dil zevkinin meyiyle şarhoş olmuşken, maşukun beklenilişinden duyulan haz, bir arifin hakikatte Mecnun'un Leyla'ya değil aşka aşık olduğu sırrını terennüm etmişçesine sürüklüyor bizi..
İkinci Bab (Arayış'ta) saklı bir çok erdemle karşılaşıyorsunuz, yazar Henâ'ya anlatırken yaşamak derdini, okuyucusuna da "durun ey kalabalıklar" ihtarına kulak kabartmanın ne büyük bir öneme haiz olduğunu gösteriyor. Bu bab Leyla'dan Mevla'ya yönelmenin idrakine varıldığı, Leyla (Henâ) aranırken bir çok köhnemiş değere, değerini yitirmiş erdemlere, fevkalade bir evlilik rehberine, merhametin paha biçilmez bir insanlık değeri olduğuna, eşyaların diline, Baki olanın yalnızca Allah olduğuna, el Vedud esmasının sırrına tevafuk ediyorsunuz. Tüm bunlar Henâ muhattap alınarak, kah bir seyahetle, kah masalsı bir anlatılışla, kah bir anıyla veyahut bir kıssa şeklinde okuyucusuna sunulmuş. Üstelik mektuplar ise kısa tutulmuş, hız ve haz insanını sıkmayacak derecede ölçülü tutulmuş bir mahdut..
İkinci bölümün sonunda, Mantıku't-Tayr'ın bir özeti ve benzerine tevafuk etmediğiniz bir yorumuyla duçar olunmuş hâlin izahı. Bakışlar yeniden Henâ'ya çevriliyor. İmtihandan nasıl geçileceğinin çetin sorusu soruluyor ve "Lakin beşeri aşkta ısrar edenin İlahî aşktan nasibi yoktur." ihtarıyla yanıt bulunuyor.
Üçüncü bölüm yani (Gayb Oluş) kaybolmak değildir bu, gayb olmaktır, hakiki sevgilide fena bulmaya doğru yol almaktır, hakiki sevgilide kaybolmaktır. Mektupla çıkılıyor yolculuğa, nedamet hırkası giyilip, sevgide ölçü nedir öğreniliyor ve şairlerin tekamül zirvesi olan Naat vücuda geliyor.
Müslümanlık için ise ölçü şudur: Yaptığın işin ehli olacaksın ve alanının bir numarası olacaksın. O yüzdendir ki yazar bizi şaşırtmıyor, Naat'ıyla derin bir ah çektirmeyi başarıyor gâfil gönlümüze...
Güzelliklere iltifatlar dizip durdum, lakin yok muydu bir kusuru diye sorarsanız, evet vardı derim. Kusuru şu; eserin reklamının yapılmayışı ve "cırtlak sesli nice esere maruz kalmış olan okuyucular ya böylesi bir eserin zevkine varamayacak derecede köhnemiş bir zihine tutulmuşlarsa?" sualini yanıtsız bıraktıracak azabı bana çektirmesidir derim. Velev ki bu eserin okuma sayısı az olursa, Türkiye'de kaliteli bir edebiyat camiasının olmayışına, nüfuzlu yazarların yetim oluşuna şahitlik edeceğim. Umuyorum böyle bir şey olmaz ve bu eser Amak'ı Hayal gibi uzun yıllar sonra tevafuken rastladığım büyük bir cevher olarak sırlı kayaların ardına gizlenmez.
Henâ, hangi cümlesini alıntılayacağıma karar vermekte zorlandığım, her cümlenin bana "berceste olan cümle benim!" diye nazenin bir edayla seslendiği altın cümleler hazinesi olan bir eser. Gözlerinizi kapatıp rastgele bir cümle seçtiğiniz dahi, o cümlenin ne kadar şık bir cümle olduğuna tevafuk edeceksiniz, titizlikle yazılmış bu kıymetli eserde, okuyucusuna değer verdiğini hissettiren yazara yeniden teşekkürler..
Okuyucusunun bol bir eser olması için Allah-u Zül Celal Hazretlerine niyazda bulunuyor ve sizi binbir güzelliğin mürekkep olduğu bu değerli eserle baş başa bırakıyorum... Aşk'la kalınız...