Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
9 Ağustos 2021
Yayınevi:
Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY)
ISBN:
9786254123276
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sevgili Kardeşim Oğuzhan;
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 114. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 18:48
İlk kitap, ilk cesaret ve ilklerin ölümsüz tazeliği... Evvela, eşime ve bana ayrı ayrı kaleme aldığın o zarif notlar için tekrar teşekkür ediyoruz. Çok mutlu ettin bizi... :) Sanırım sana ilk mektubu ben yazıyorum ve şu an bir sürprizi bozmuş bile olabilirim, gönlü kalem tutan o güzel dostlara selam olsun :) Henâ'larımız... Gözümüzü hayata açtığımız ilk an öğrenmeye başladığımız; seslenmenin acılarının, çoğu kez asıl konuyu bastırdığıydı... Öyle de oldu... Annemize seslendik temizlik yapıyordu, babamıza seslendik maç izliyordu, ablamıza seslendik yabancı dizi izliyordu, öğretmenimize seslendik bizi azarlıyordu, arkadaşımıza seslendik kendisini duymaktan sağır olmuştu, kitaplara seslendik... Hayret o bizi duyuyordu... Hattâ o da nesi, duymakla kalmıyor halimize hüngür hüngür ağlıyordu... :) Sonra sadede gelmeyi öğrendik, maksadın içinde kaybolan cümleler kurmayı, daha sade bir uslupla susmayı öğrendik... Çoğu zaman haberci kuşun kanadına tutuşturduğumuz kağıtta hiçbir şey yazmıyordu. Çünkü seslenmenin kanatları, daha uçmadan yorulmuştu... Ama Henâ, ilk anın coşkusuyla konuşmayı sürdürüyor... Ki biz Henâ 'yı konuşmuştuk seninle, şöyle söyleyeyim o zamandan bu yana eserin dokusu öylesine serpilmiş ki, inanamadım bu yükselişe... Demek ki zamanın izafi oluşu, heybesindeki sonsuzluk nakışından... "Suskunluk ilmi..." "Heyecanıma sıtma tutar." "Aşkın bendeki zamanı geçer." Çok başarılı, kendi duruşunu kazanmış, cümleler, temiz iş çıkarmışsın derler ya hani :)
Mektup
HenâOğuzhan Âsım Güneş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202148 okunma
mektupların ışığında
10/10
·160 syf.··
2021 139. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 23:00
/ Güzel bir eser okumanın en zorlu yanı, ona layık bir inceleme yazmaya kalkışmaktır. İncelememiz eseri övmeye kâfi gelmemiştir, affola.../ Henâ, mektubun hasret ile kol kola girerek sırra kadem bastığı bu çağda, günümüz iletişim araçlarından hiçbirinin asırlar geçse de bir kez daha mektubun yerini dolduramayacağının yeniden zuhur etmiş, şüphe getirmeyecek denli en muhkem hâli... Hem aşk mektubu okuyup hem de aynı zamanda beni geliştirip değiştirecek şeyler de okumak istiyorum diyenler için de harika bir tercih. Henâ, Bekleyiş, Arayış ve Gayb Oluş diye üç ana babdan oluşuyor. Her mektupta tahtında kurulu yerini başkalarına devretmeyen aşk'ın yanında bir çok duygu, erdemler, acılar, sürgünler, unutulmaz anılar, pişmanlıklar ve de ilahi aşk bahis oluyor. Yazar bu işleyiş hakkında diyor ki: "Bulduğum ve heybeme koyduğum her şeyi seninle bölüştüm. Çünkü aşk sana dönüktü." Aynı zamanda bir şair olan yazarımız, yer yer duyguları perçinleyecek, okuyucuyu bitab-ü mest valih-ü hayran edecek güzide şiirlerine de yer vermiş. -haydi şimdi hep beraber, bölümlerde derinlemesine bir incelemede bulunalım.- Birinci babda (Bekleyiş'te) mektuplar vasıtasıyla hüzne duçar olmuş bir aşığın hasretinden bizler de pay alıyoruz. Aşık çetin bir sınav vermekte, daldığı aşk deryasının gülleri diken olmuş kalbini kanatmaktadır. Muharririn size sunduğu fevkalâde üslup ve dil zevkinin meyiyle şarhoş olmuşken, maşukun beklenilişinden duyulan haz, bir arifin hakikatte Mecnun'un Leyla'ya değil aşka aşık olduğu sırrını terennüm etmişçesine sürüklüyor bizi.. İkinci Bab (Arayış'ta) saklı bir çok erdemle karşılaşıyorsunuz, yazar Henâ'ya anlatırken yaşamak derdini, okuyucusuna da "durun ey kalabalıklar" ihtarına kulak kabartmanın ne büyük bir öneme haiz olduğunu gösteriyor. Bu bab Leyla'dan Mevla'ya
Aşk
HenâOğuzhan Âsım Güneş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202148 okunma
10/10
·160 syf.·
2021 70. kitabı
“Hüznün eşiğine bağdaş kurup oturuyorum. En nadide efkârı dileniyorum elimdeki kaleme kefaret olarak. Dert değil, keder değil, efkâr dileniyorum. Zira tesiri mutlak olan en kadim dizeler, efkâr saatinin armağanı olurdu hep.” diyerek başlıyor 2. Mektup. Kıymetli Henâ; muharririn sözünü dinleyerek efkârlı bir saatte başlıyorum incelemeyi yazmaya. Dimağımdaki tesirin sürerken bir topluluğa hitap edemiyorum, mektupları tekrar okuyunca bu mümkün olmuyor. Kıymetli Henâ hepsinden özür diliyorum. Ve elimde olmadan bir kitaba hitap ediyorum. Çağın ucuz, vasıfsız ve kıytırık, anlam dünyamda bir karşılık bulmayan his kalabalığına, -aşkın pak adını kirleterek- “aşk” denirken; bir aşkı edep esvabıyla karşımda dikiliyor gördüm satırlarında. Muharririn seslenişi ayrı, eşine “Zümrüdü Anka’m” diyen amcayla tanıştığıma da çok müteşekkirim bu konuda. Mektuplar devam ederken “aşktan geçmek” kavramı ilişti gözümüze. Diyor ki; “Aşk varsa geçmek de vardır.” Bir olan için her şeyden geçmek.. Buraya da bir, ‘ah..’ bıraktım kıymetli Henâ; unutma, unutma, unutma olsun adı. Aşkla başlıyor satırlar ama efkârın nikabı tek katlı değil. Bir çağın kanayan yaraları, yanan gençliği, birbirine sırtı dönük insanları, bozuk akrabalık bağları, sokaksız çocukluğu buğuladı bu sefer gözlerimizi. Mazlum coğrafyalar eklendi peşi sıra, Urumçili bir çocuk yapıştı yakamıza. Muğla kıyılarında uzanan kırmızı tişörtlü melek ne çabuk unutuyorsunuz diyordu. Biz de yapışıyorduk bir lerze rüya olan insanlığın yakasına: Neredesin, nerede? Nerede kaybettiyseniz oradayım diyordu. “Begonya sulanan satırlardan, kardelen devşiriyorduk.” Sabırla sıkıyorduk yumruklarımızı. Şehirlerin nefeslerini hissettiğimiz mektuplardan bahsetmezsek yarım kalırdı inceleme. Muharririn anılarıyla, muhasebeleriyle kaleme aldığı her şehir ayrı
Anı-Mektup-Günlük
HenâOğuzhan Âsım Güneş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202148 okunma
"Sen değişmiyorsun değişen harflerin" h.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
687 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 16:03
Bir saat kulesinin işaret parmağındaki istikamet hepimizi gösterirken, balkonuma düşen ve bana ait olmayan kırık bir mandal gibi okumadım bunları. Acele etmedim, kendimi erteler gibi erteledim seni ve aslında altıyüz seksenyedi günde okumadım bunları. Aranacak kadar vardın kaybolduğunda, bulunmayacak kadar yoktun. Sana şiirler yazıldı, ben yokluğunu beklemedim bunun için. Ama okumak için beklemişim demek yokluğunu. Bir şey değse de HAKK katında makbul, kayda değer bir şiir olsa içimizdeki mevcudiyet. Yürüyelim boşver, içinde saklamaz insan yalnızca unuttuğunu. Millet Seneca'dan Ahlak Mektupları okuyordu hep bu ara. Demek ki Henâ'daki mektuplarla aradım o sırada bir şeyi. Muttasıl arıyoruz. Sıradan ama hangi sıradan, gibi... Esere gelince, Yazıldığına değen bir derleyişi olmuş senelerin. Bir nevî Filibeli Ahmet Hillmi Efendi'nin Âmâk-ı Hayal'inin izinden giden, sadece yapış yapış duygusal bir bataklık olan sözlerden sıyrılıp, Henâ'dan da sıyrılıp bir yolculuk geçiren bir yolcu. Yolda seninle geldim haberin olsun. Her mektup sadece mektup değildi, her olay bağlamını sımsıkı tutuyordu ve anlatıcı bunları güzel de izah etti. Birbiri ardına eklenen, tıpkı bir ömür gibi ve her yerinde bir bir başka ders veren; belki de bu yüzden mektup değildi bir öykü kadar sürükleyici, bir düşünce eseri kadar tefekkür ihtiva eden bu terakkî. Demişti ki hâfî Gölge Kız'da "Noktalar da bir yolu zaten ayaklanmanın", bunu gördüm. Demişti ki Gölge Oyununda, "Yırtılıp akar, yırtıp akıtır sevgililer, Azad eder sevgin, Güzel gözlü yaratıktan." Demişti ki Birinci Harf'te bunların ardından, "Biz bir itminan peşindeyiz, Farklı ölçülerde eksiğiz ve gri." Okurken gördüm bunları da... Bir mektup kadar hassas, bir düşünce eseri kadar verimli ve bir şiir kadar derin. Aynı zamanda sosyolojik bir
İnsan ve Hayat
HenâOğuzhan Âsım Güneş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202148 okunma
Mektuplarını Aldım,
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 88. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2021 08:14
Mektuplarını aldım diyorum çünkü; kaleminin gücü, yüreğinin samimiyeti, ruhunun derinliği kitaba öyle güzel sinmiş ki ne matbaa makinesinin gürültüsü ne de makine yağları kokusu geliyor kulağıma.. Cümlelerin içindeki samimiyet matbaanın eğri büyrü olmayan kusursuz yazısı altında senin ellerinle çizilmiş gibi ilişiyor gözüme. Sana yazıyor olduğum bu mektuptan şu çağın kolaylıklar aleminde kağıt hışırtısı, kalem izi çıkmasını ne çok isterdim.. Hiçbir çağın, hiçbir kolaylığın, hiçbir gayri meşru şaşanın, hatta en keskin ayrımıyla ölümün dahi gönül alemlerinin kavuşmasına mani olamadığı ümidi ve inancı ile.. Mektupları almaya giderken karşılaştığım ufak tefek meşakkatlerden anlamıştım. Kıymetli bir şeye giderken böyle şeyler ile karşılaşmasam kıymetinden ve tadından şüpheye düşerim. Kolaylık kıymetten eksiltiyor, meşakkat tad veriyor insanın aleminde.. Elbette estetik bir cümle kurmanın meşakkatinden bahsetmiyorum. İnsanın gönlündekini, bilinmezlik aleminden aleni aleme açması ne zor şeydir. Kaplan'ın tespitinden istifade bunu yapmak yürek kadar "manyaklık" da ister diye düşünüyorum. Aksi halde ödlek olduğumuzu düşünürdüm. Ben bunları yazarken Henâ'yı gözümün önüne koydum. O da şahit olsun istedim. Henâ'yı bitirmeden yazmak niyetim hasıl oluyor. Zaten Henâ bitmeyecek bir kitap olduğunu anlattı bana: "Bitmemi beklersen başlayamazsın mektuba.." O güzel iltifatlar daha ziyade beni yakıştırdığın o güzel makamlara haşyetle karşılık verebildim ancak. Estağfurullah! Allah'ım beni mahcup etme, hicap aleminden çıkarma, alçaklık alemine düşürme. Beni bu güzel sözlere lâyık kıl! Oğuzhan'ın hüsnü zanlarını dua nazarıyla kabul et, onu daha güzelleriyle bahtiyâr kıl, baht diyârına ulaştır!. Ne zaman bahsin geçse ilk karşılaştığımız andaki ferli gözlerinle zihnimde canlanıyorsun.
HenâOğuzhan Âsım Güneş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202148 okunma
8/10
·162 syf.·
2023 211. kitabı
HenâHenâ Oğuzhan Âsım GüneşOğuzhan Âsım Güneş Arapça'dan dilimize geçen bir kelime vardır Ünsiyet. Üns kelimesinden türeyen Ünsiyet, alışkanlık, dostluk, yakınlık gibi manalara gelir. İnsan hayatında zorunlu ve gönüllü pek çok kişiyle ünsiyet kurar ama insan yaratılış itibariyle kendine yakın gelen eşya, canlı şeyler, kitaplar, müzikler vs. her şey ile de ünsiyet kurabilir zira insan yakınlık duymadığı, ünsiyet kuramadığı şeyleri okusa, dinlese reddeder. Örnek vermek gerekirse bu ay okuduğum YobazlıklarYobazlıklar ve İslam Deklarasyonuİslam Deklarasyonu kitaplarında yazarların sosyolojik tespitleri dışında, modernist, tarihselci din yorumlarını okurken itikadım ve ruhum red red diye dile geldi, yine bu ideolojik olarak da Karl MarxKarl Marx 'ın kitaplarını okurken veya Türk solunda ki çeşitli şairleri okurken de yaşadığım bir durumdu. Bu kitabı da bu çerçevede lakin müspet olarak ve ünsiyet kurarak, yakınlık duyarak değerlendirdim. Yazarın yazdığı mektuplarda bilhassa işlediği toplumsal konularda aynı düşündüğümüzü gördüm örnek şu alıntılar da olduğu gibi: https://1000kitap.com/gonderi/225447458 , https://1000kitap.com/gonderi/225440975 , https://1000kitap.com/gonderi/225440849 , https://1000kitap.com/gonderi/225440789 , Bunun yanı sıra bireysel ve ruhi konularda güzel satırlara, dizelere yer verilmiş olup, nazım ve nesir'in birlikte yer aldığı üç bölüm 30 mektuptan oluşan genel olarak güzel mektuplardan oluşan bir kitaptı. Görünürde bir beşeri aşk mektupları gibi görünse de satır aralarında toplumsal ve bireysel bir çok soruna ve de beşeri aşktan ilahi aşka geçiş vardı. Mektup türü özelinde okuduğum kitaplara göre daha değişik ve mektup türüne göre daha sıradışı da diyebilirim...
Edebiyat
HenâOğuzhan Âsım Güneş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202148 okunma

Yazar Hakkında

Oğuzhan Âsım GüneşYazar · 1 kitap
1997 yılında İstanbul'da doğdu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde Gazetecilik bölümü okudu. Üniversite yıllarında Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde tiyatro eğitmenliği yaptı. Yazıp yönettiği tiyatro oyunu İstanbul 2'nciliğine layık görüldü. Bir süre İhlas Haber Ajansı'nda haber editörlüğü yaptıktan sonra muhtelif ajanslarda metin yazarı olarak çalıştı. Bülent ve Aynen dergilerinde editörlük yapan yazarımızın nesir ve şiirleri AyVakti, Edebi Fikir, Dilhane, AkıncıFikir ve Coğrafyanın Kaderi dergilerinde yayımlandı. Halihazırda Nedamet Dergisi'nin imtiyaz sahipliğini yürütmekte olup; Sesli Basın Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapmaktadır. Evli ve bir kız evlat babasıdır.