Cenk Mustafa Bey'in okuduğum dördüncü kitabı. Diğerleri gibi bu da kesinlikle okunmayı hak eden bir kitap.
Kitap ben de inanılmaz derecede astral boyuta yönelmem açısından merak uyandırdı. Her zaman duyulan ve bazı konularda şehir efsanesi durumuna gelen boyutlar arası zihin yolculuğu ben de "neden olmasın?" sorusunu aklıma getirdi ve bu konuya özellikle yönelmem konusunda merakımı kampçılayan bir durum haline geldi.
Tanrı'nın varlığı, kötülük ve saçmalık problemleri konuları sorgulayan insanların ortak sorunları arasında. Yazar bu konulara din/felsefe ağırlıklı yorumlarıyla cevaplar veriyor. Açıkçası şu sıralar sorgulayan bende tam olarak taşlar oturdu diyemem ama olaya cok farklı yerlerden bakmam konusunda da beni dürtmelerini göz ardı edemem.
Özellikle beni karşılıksız sevginin ne olduğu konusunda zihnimde derin dehlizler oluşturdu. Galiba hikayenin kahramanı Betül gibi ben de Karşılıksız sevginin ne olduğunu bilirsem veyahut öğrenirsem veyahut hissedersem zihnimdeki rahatsız edici soruların cevaplarını ben de bulacağım.
Betül demişken kitabın kurgusu çok güzeldi ancak Betül'e Sibel'e, Tunç'a, Haluk'a, Zeliha'ya nasıl ne oldu sorularının cevaplarını bulamadım o yüzden yazarın #suretler kitabının okunması gerektiğini düşünüyorum. Nitekim son sayfanın son cümlesinde buna atıfta bulunulmuş. O kitabı henüz okumadığım icin şuan sadece bulmayı umut ediyorum demekle kalıyorum.
.
.
.
Nil "satır arası benim gibilerin ait olduğu hikayelerin geçişleri arasındaki boşluktur. Yazarın yazdığı ile ilgili yoğun düşünmeye yani yaratıcılığıaı ara verdiği molalardır. Hayatların biri tarafından değil de direkt Öz tarafından kontrol edildiği yegane yerdir satır arası"