"Anlamaktan Yoruldum"
Bu kitabı okumaya başlığını görünce karar vermiştim. Hangi okuyucu sayesinde oldu bilmiyorum ama yine de beni bu kitapla karşılaştırdığı için teşekkür ederim. :)
Yaşadığımız ya da yaşamaya çalıştığımız hayat, içerisinde çok fazla 'anlam' barındırıyor. Anlamak, anlayabilmek, anlatamamak, anlamaktan yorulmak sonunda belki de pes etmek, anlamak istememek, duymazlıktan gelmek, hissizleşmek...
Son evreye varmadan bir yerlerde durmak lazım. Aslında hangi durak en iyisi şu an bilemiyorum. Ama bu kitaba denk geldiğimde ben de anlamaktan yorulmuşum ki okuma ihtiyacı hissettim.
Kitabı okurken Pessoa'nın kimi yerlerde son evreye kadar geldiğini fark edebiliyorsunuz.
Kitabın yapısından bahsedecek olursam kitap aforizmalardan yani özdeyişlerden meydana geliyor.
İç düzeni şu şekilde;
• hizliresim.com/abwrbdv
• hizliresim.com/7dfxeje
İlk sayfalarda tek tek cümleler olması açıkçası beğendiğim yönlerinden biri değil. Tek bir cümle ele alındığı için başı sonu var mı, ne anlatmak istiyor acaba diye düşündüğüm yerler oldu. Tabi hepsi bu şekilde değil. Ama uzun paragraf okumak her zaman ayrı bir tat veriyor. Kitap ilerledikçe de bunu görebiliyoruz. Anlatmak istediği düşünceyi net bir şekilde anlayabildiğim için uzun paragraf kısımları daha çok hoşuma gitti.
Hatta kitabın son kısımlarını okurken Pessoa ile sohbet ediyormuşum gibi hissettim ya da Pessoa'nın günlüğünü okuyormuşum gibi. Güzel bir histi yani :)
Konu bakımından insanlardan, düşüncelerden, hayallerden, var olmaktan vb. konulardan bahsediyor.
Başlıktan da anlaşılacağı üzere karamsarlık duygusunun yoğun olduğu bir kitap. Böyle bir beklenti içinde olduğum için beni rahatsız etmedi. Ama bu tarz kitap okumayı sevmeyenler için rahatsız edici olabilir.
Kitabın başka bir olumsuz yanı da bazı konuları defalarca tekrar etmesi.
Pessoa ile tanışmak için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum, ben de böylelikle tanışmış oldum.
Bu arada kitaptan tam 100 alıntı paylaşmışım. :))
Okumak isteyenler için şimdiden iyi okumalar...