·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ağustos 2021 10:02 Kitabın konusu tam bana göreydi. Zaman yolculuğu. Bir gün 500 yıl öncesine gitseydiniz ve hiç tanımadığınız yakışıklı bir klan lideriyle zorla evlendirilseydiniz ne yapardınız? Adrianne'nin başına da tam olarak bu geldi. Oysa o yakışıklı erkeklerden nefret ederdi. Çünkü hayatında tanıdığı en yakışıklı erkek de ona ihanet etmişti. Yeni kocası ise tam manasıyla bir baştan çıkarma ustası, kadın ırkı için felaket türden bir ayartıcıydı. Ona kanamazdı.
Usta bir kalp hırsızı olan Hawk'ın ise yeryüzünde hiç bir kadın ona karşı koyamazken kendi karısının yapması zalim bir ironiydi. Oysa her şey masum bir dilek tutmayla başlamıştı.
İkilinin birbirini baştan çıkarma/çıkmamaya çalışma çabaları eğlenceliydi ancak Hawk karakteri bana biraz düz gibi geldi. Ne bileyim biraz daha nüktedan ve kıvrak zekalı bir adam olsaydı daha çok hoşuma gidebilirdi. Evet fazlasıyla şairane ve romantikti ama sanki tek bir hedefe kilitlenmiş robottan farkı yoktu. Duygusallığı şehvetle bulanmıştı ve bu da beni rahatsız etti. Nedense bu yüzden aşkları bana pek samimi gelmedi. Yine de güzel bir hikâyeydi. Akıcıydı. Okurken sıkmadı. Fakat daha iyisi yazılabilirdi. Kim bilir belki bir gün benim tarafımdan ;)