Bir kadının hayat yolculuğu...
Kadının adı Saniye Çelik.
Gerçek bir yaşam hikayesini olan güzel bir #doğancüceloğlu eser. Hepimize az çok tanıklık ettiği bir yaşam...
Babası tarafından güvenle büyütülmüş okuma heveslisi bir kadın,hiç tanımadığı bir erkekle kendinin ve ailesinin haberi olmadan evlenir. Çok ilginç değil mi? Ve bu durumu kabul ederek her şeyi geride bırakıp evliliğine devam eder. Tam otuz yıl. Bu otuz yıl boyunca sadece sevilmek, anlaşılmak, duyulmak ve görülmek istediğini şöyle dile getirir;
“Çünkü ben yalnızca bir obje değilim! Bir ben varım dopdolu. Gör lütfen; ruhum,bilincim,yüreğim var. Ruhumu, bilincimi, yüreğimi görmezden gelme!”
ama maalesef hiç biri olmaz. Babası ona kucak açtığı halde o yuvam diyerek bütün olanları sineye çekip kader der. Bu ülkede ki binlerce kadın gibi. Saniye çelik sadece adaletli bir dünya istiyor. Adalet ve tüm insanların birbirinin kölesi olmadan yaşamasını istiyor. Yaşadıklarını bir bir yazara anlatıyor çünkü hayatının örnek alınması gerektiğini vurguluyor. Kadınların korkmamasını ve güçlü olmalarını söylüyor,Ve onlara duyguların yanılmadığını şöyle dile getiriyor.
Tereddüt ettiğin zaman duygularını dinle, duygularının saflığından emin olduğun zaman o yönde yürü!”
Gerçek bir hayat hikayesi olan kitabın kahramanını araştırdım. Saniye Çelik yarım bıraktığı eğitimini tamamlamış ve ‘Hayallerimi gerçekleştirme zamanı gelmişti. Erkeklere de kadınlara da mesaj vermek için muhtar olmaya karar verdim.’ diyerek Adana Seyhan’ın Pınar Mahallesinin muhtarı olmuş. Şiddete, baskıya baş eğmezliği ve yaptıklarıyla birçok kadına örnek olan Saniye Çelik’ in hayatını anlatan bu kitabını mutlaka okuyun okutun. Sevgiyle kalın