Adı:
Bir Kadın Bir Ses
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
189
ISBN:
978975141163
Kitabın türü:
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Doğan Cüceloğlu’un elinden sıradışı bir yaşamöyküsü… Bu kitap, bir kadının, üstelik Toroslar’ın bir köyünde doğan bir kadının, hayatının her evresinde karşılaştığı zorluklar, engeller, acılar, kısaca hayat karşısındaki direnişini anlatmaktadır. Okuyabilmek için on üç çocuklu babayı ikna etmek gerekiyordu; üstelik o bir kız çocuğuydu ve o yörede kız çocukları okutulmazdı. Çözüm erkek gibi olmaktı; saçlar kısacık, altında pantolon, ayakta postallar, adımlar rap rap… Bu sefer de komünist diye askeri mahkemede yargılanmalar… Kendisine bir kez bile adıyla hitap etmeyen bir kocaya karşı verilen otuz yıllık bir varolma savaşı… Bu inanılmaz etkileyici yaşamöyküsü çok konuşulacak… Arka kapak: Toroslar'ın bir köyünde doğan Saniye'nin zorluklar, engeller, imkansızlıklar ve acılarla dolu öyküsü, aynı zamanda toplumumuzdaki birçok kadının da ortak kaderi. Saniye, 'erkek gibi bir kız' olup babasının gözüne girerek okula gitmeyi başarmıştı; ama tüm mücadelesine rağmen kocasının iç dünyasına girmeyi, onun can yoldaşı olmayı başaramadı. Kocası Saniye'yi kendinden hep uzak tuttu. Otuz yılı aşkın evliliğinde kendi adını kocasının ağzından bir kez bile duymayan Saniye, "Acaba ben gerçekten de yok muyum?" kuşkusuna kapıldı. Tüm duygularını ve özlemlerini şiire döktü. Sadece kendi için değil, bu ülkenin tüm kadınları içni yazdı. Yoksam ben Varmışım gibi Canlıymışım gibi Neden acıyor yüreğim Yaş akıtıyor gözlerim. Saniye Çelik'le konuşmamı sanki rahmetli annem benden istedi. Dinlediğimde, Saniye'nin acıları, yalnızlığı, içinin burukluğu annem Zehra'nın yaşamını anımsattı. Ve bu kitap oluştu.
"Yoksam ben
Varmışım gibi
Canlıymışım gibi
Neden acıyor yüreğim
Yaş akıtıyor gözlerim"

Saniye Çelik..Kitabımızın başkahramanı. Şantajla evlenmiş, şiddet görmüş, aldatılmış, baskı içinde yaşamış, ama yine de kendi ve çocukları için savaşmaya devam etmiş bir kadın. Yıllarca eşinden türlü yaralar almış bir kadının hayat hikayesini anlatan bu kitabı okuduğunuzda kiminiz annelerinizi, ninelerinizi hatırlayacak, hafiften yüreğinizin sızladığını hissedeceksiniz..
Adana'da bir şiirini Doğan Cüceloğlu'na vermesiyle başlayan karşılaşma, Saniye hanımın hayatını anlatıyor. Aslında daha çok ailede baba figürünün ne kadar önemli olduğunu...
"Kocaymış dinlemezmiş
Hep dediği olurmuş
İsterse döver, kovarmış
Gönlü isterse bir başkasını alırmış
Köle miyim ben"
gibi yer yer Saniye hanımın kendi kaleminden hayatını ve aslında kadınların sessiz çığlıklarına ses olan şiirlerini okurken, kitabı kapatıp aynen düşünmeye başlıyorsunuz.. Dağılanları toplamaktan önüne bakamayan kadınları....
Soru cevap şeklinde ilerleyen kitabı herkese tavsiye ediyorum..
Ah Saniye Çelik sen nasıl bir kadınsın! Yaşadıklarını okuduktan sonra onun kadar güçlü olabilmemin imkansız olduğunu anladım. Bu nasıl bir sabırdır gerçekten aklım almıyor... (Bu kısım Saniye Hanıma karşı oluşan sempatimden dolayı yazılmıştır.)

Doğan Cüceloğlu'nun beni Saniye Çelik'e hayran bırakan muhteşem bir söyleşisini okudum. Saniye Çelik'in çocukluğundan, gençliğinden, 30 yıllık evlilik hayatından bahsediliyor. Evliliğinde yaşadığı zorluklara rağmen asla pes etmeyişi, hep dik duruşu, kendine olan güveni onu hiç tanımadan sevmeme sebep oldu. Keşke onun kadar sabırlı olabilsem, güçlü olabilsem dedim bir çok kez...Zira eşiyle tanışması ve evlenmesi bile hayatımda duyduğum en "tuhaf" (bu kelime ne kadar doğru bilemiyorum ama nasıl nitelendireceğimi bilemedim) durumdu...


Bir gün Saniye Çelik olabilmem mümkün değil biliyorum. En azından onun kadar sabırlı olabilmeyi diliyorum...

Benzer kitaplar

Varlığını, hislerini, kadın-insan haklarını topluma ve özellikle eşine kabul ettirmeye çalışan, eşi ne yaparsa yapsın ondan ve çocuklarından vazgeçemeyen Saniye Hanım'ın gerçek yaşamını anlatan ve ülkemizde kadına verilen ve verilmesi gereken değerin üzerinde sıkça durulan bir kitap. Bu kitabı okuyan herkesin kadının toplumdaki yerini kavramasını ve bunu hazm etmesini temenni ediyorum.
DOĞAN CÜCELOĞLU
BİR KADIN BİR SES

# #doğancüceloğlu icin hepimizin yakinen tanidigi televizyondan evimize ilk ulasan psikolog diyebilirim # televizyon programlarini izleyip yazdiklarini okuyan herkes onu ailesinden biri olarak kabul ediyor # kitaplarinda karakterleriyle analiz yapip bizi olaya dahil ediyor # su son zamanlarda herkes psikolog herkes psikanaliz yapiyor orasi ayri ama bu adam isinin ehli
# ve tabi ki kitaplarini okuyabilmek,anlayabilmek icin o zamanin gelmesi ve belli birikime sahip olup hayattan az cok darbe alip tecrube kazanmis olmak gerekiyor # kitaba gelirsek yeni basimiyla birlikte edinmek istedim # kitabi okurken hem cok sinirlendim hem cok uzuldum# cunku kitabin karakteri her an yanimizda gordugumuz hayatina mudahale edemedigimiz kisi # dur yapma niye yapiyorsun diye uyarmaya calistigimiz ve cogu zaman yardim edemedigimiz kadin kisisi #kendince sebeplerinde muhakkak haklilar ama cok cekiyorlar ask sevgi merhamet bir yere kadar
#evlilik ve kocasi tarafindan deger verilmemis bir kadinin sesi
# ogretilmis duygularla yasanilan hayatlar cok cok aci
# evet bunu buraya yazmak cok kolay yakinimda boyle evlilikler cok gordum icinde olmadan bilemiyorsun ama bittiginde heba olunan yasami goruyorsun
# egitimin disinda ne kadar akademik egitim alsakta aile cok onemli ,aile kurumu cok onemli kaliplasmis aile biciminin disina cikip kadin - erkek olarak sevip sayacagimiz insanlarla olmaliyiz
# tabi kader kismette cok onemli !
Bir solukta bitirebileceğiz bir kitap daha
Sesini duyurmaya çalışan toplumda kadının kutsal bir varlık olduğunu anlatmaya çalışan, yaşadığını, nefes aldığını, fikir alış verişinde bulunulması gerektiğini herhangi bir konuda söz sahibi olduğunu düşüncelerini önemsenmesini anlatmaya çalışan ve ben burdayım yaşıyorum görün beni diyen bir kadın.
Neredeyse bir solukta okudum kitabı. Günümüz kadınlarının çekmekte olduğu acıları hüzünleri; benliklerinin yoklukla varlığı arasındaki ayırımın kendilerinin bile farkında olmadığı hayatları temsil niteliği taşıdığını düşünüyorum. Çünkü hangi kadına sorsam ya kendisi ya bir yakını aynı kültür kalıbının sıkıntılarını çekmekte.
Türkiye de Batıdan gelmiş insan hakları yıllarca içinde yaşadığımız geleneklerimiz le çatışıyor. Çünkü toplumumuz bu gibi yeniliklere hazır değil. Herkesin ağzında bir söz:"Karı kısmı konuşmaz, kocası ne derse onu yapar."diye. Kadınlarımız hep köle niyetine kullanılmış. Kimsenin aklına onlarında insan olduğu gelmemiş. Erkeğin gözünde kadın evinin işini yapmalı,çocuklara bakmalı,yatakta ne istersem yapmalı. İnsanlarımızın düşüncesi değişir inşAllah.
Yoksam ben
Varmışım gibi
Canlıymışım gibi
Neden acıyor yüreğim
Yaş akıtıyor gözlerim.
Benim de vardı umutlarım
Bu kadar büyümeden önce
Küçükken ben büyüktü umutlarım
Umutlarım, yarınlarım
Yarınlarda aydınlıklarım
Eskidi hesaplarım
Ölümü, ölümün verdiği acıyı görünce, "Küçük şeyleri de büyütmüşüm galiba," diyorum. Ölümün yanında yaşanan hiçbir şeyin önemi yok aslında...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Kadın Bir Ses
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
189
ISBN:
978975141163
Kitabın türü:
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Doğan Cüceloğlu’un elinden sıradışı bir yaşamöyküsü… Bu kitap, bir kadının, üstelik Toroslar’ın bir köyünde doğan bir kadının, hayatının her evresinde karşılaştığı zorluklar, engeller, acılar, kısaca hayat karşısındaki direnişini anlatmaktadır. Okuyabilmek için on üç çocuklu babayı ikna etmek gerekiyordu; üstelik o bir kız çocuğuydu ve o yörede kız çocukları okutulmazdı. Çözüm erkek gibi olmaktı; saçlar kısacık, altında pantolon, ayakta postallar, adımlar rap rap… Bu sefer de komünist diye askeri mahkemede yargılanmalar… Kendisine bir kez bile adıyla hitap etmeyen bir kocaya karşı verilen otuz yıllık bir varolma savaşı… Bu inanılmaz etkileyici yaşamöyküsü çok konuşulacak… Arka kapak: Toroslar'ın bir köyünde doğan Saniye'nin zorluklar, engeller, imkansızlıklar ve acılarla dolu öyküsü, aynı zamanda toplumumuzdaki birçok kadının da ortak kaderi. Saniye, 'erkek gibi bir kız' olup babasının gözüne girerek okula gitmeyi başarmıştı; ama tüm mücadelesine rağmen kocasının iç dünyasına girmeyi, onun can yoldaşı olmayı başaramadı. Kocası Saniye'yi kendinden hep uzak tuttu. Otuz yılı aşkın evliliğinde kendi adını kocasının ağzından bir kez bile duymayan Saniye, "Acaba ben gerçekten de yok muyum?" kuşkusuna kapıldı. Tüm duygularını ve özlemlerini şiire döktü. Sadece kendi için değil, bu ülkenin tüm kadınları içni yazdı. Yoksam ben Varmışım gibi Canlıymışım gibi Neden acıyor yüreğim Yaş akıtıyor gözlerim. Saniye Çelik'le konuşmamı sanki rahmetli annem benden istedi. Dinlediğimde, Saniye'nin acıları, yalnızlığı, içinin burukluğu annem Zehra'nın yaşamını anımsattı. Ve bu kitap oluştu.

Kitabı okuyanlar 93 okur

  • Ceren Çoban
  • Sabiha Köksal
  • Zilan Bat
  • Rûberû
  • Hüseyin ERİŞGİN
  • Uğur Kaya
  • Kalem Kitap
  • Artık ben ne şairim ne de fıkra muharriri
  • ZEYNEP KUMAŞ
  • dilara erçelik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%9.5
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%11.9
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.7
Erkek
%10.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44 (11)
9
%8 (2)
8
%24 (6)
7
%20 (5)
6
%4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0