Gönderi

- Şu merdiven başında pazarlık yapan kadın bir fahişe mi ? + Hayır. - Peki ya o sokağın başında bacaklarını gösteren. + Hayır. - Peki ya şu kadın baksana nasıl da şehvetle bakıyor. + Hayır o da değil. - Burada hiç fahişe yok mu baksana şu kadınlara nasıl da giyinmişler. + Fahişe nedir bay Burton ? - Tenini parayla satan aşağılıklardır bay Vencanze. + Hayır bay Burton Fahişelik bu değildir.. - Hah neymiş peki fahişelik ? + Fahişelik insanların hayatını bilmeden onları aşağılamak ve yargılamaktır. Sokağın sonunda bir berber var bay Burton lütfen aynaya bakınız. Orada var olan en büyük fahişeyi göreceksiniz. ...
Edebiyat
··2 alıntı·
12,8bin Gösterim
40 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Onur
Gönderi Sahibi
Kürk Mantolu Madonna'yı ilk okumaya başladığımda yazarın Raif efendiyi silik, heyecansız bir tip olarak betimlemesi Raif hakkında benimde öyle düşünmeme, ve Raif efendiden bahsedilirken sıkılmama hatta ön yargıyla yaklaşmama neden olmuştu. Silik basit bir tip olmasına kızıyordum. Oysa hikayesini bilmiyordum bile. Hikayesini öğrendikçe kendime kızdım. Demem o ki; herkesin bir hikayesi olmak zorunda. Ve kimsenin acı eşiği aynı değil. Senin gülüp geçtiğine bir başkası kahrolacak belki. Üzülmek için kısa üzmek içinse çok daha kısa bir hayatınız olduğunu unutmayın. nes
Onur
Gönderi Sahibi
Başkalarının hayatını yargılamayı bırakın. Zira - Fahişelik- cinsiyete özgü değildir.
Onur
Gönderi Sahibi
Birader siz okuduğunuzu anlayamıyorsunuz galiba. Sıkıldım artık şu aşağı yorumlara cevap vermekten. İlla anlatalım mı illa açıklayalım mı; insanların istemeden, hayatın ise onları aşağı çektiği bir hayat olabilir. Hayat sizin baktığınız o dar pencereden ibaret değil. Ve her ne olursa olsun, kimsenin hayatını yargılama hakkınız yok. Bu kadar. Diyalogta bahsi geçen bay Burton sizin gibiler işte. https://1000kitap.com/caIdion
Dünyanın en güzel üçlemesi; BANA NE? BİZE NE? SANA NE? Sorumlu olduğumuz kendi hayatımız, başkalarının ki değil.
Çocuğunu okuttuğum gazinoda çalışan velim geldi gözümün önüne okurken. Annesiyle ve birlikte yaşadığı adamla okula gelmişti kızını sormaya. Hiç söz hakkı tanımadı oysa annesi ve o adam. Kadının bakışlar bir garip, bir isyankar ama bir okadar itaatkar.. Çocuğu ayrı severdim, her sarılmamda daha içten olurdu bana, öğretmen değil anne olmuştum ona. Hep düşünürüm nasıl bir çetrefilli hayattan geçtiler ki o dıruma düştüler. Ve benim o güzel çocuğuma ne oldu. Yargılamamak lazım bilmeden görmeden.