10/10
·288 syf.··
2017 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2017 15:44
Çocuk olduğumuz zamanlar, belki de tüm hayatımız boyunca en saf, en temiz olabileceğimiz zamanlar. Dünyayı, bedenimizi, kimliğimizi anlamlandırmaya çalıştığımız ve bu noktada çevremizdeki “büyük”lerden yardım alamadığımız oranda da her şeyi kendimizce değerlendirdiğimiz bir süreç çocukluk. Rol model aldığımız büyükler karakterimizi şekillendirir. Hareketlerimizi onlara benzetmeye çalışır, ağızlarından çıkan sözleri gururla tekrarlarız. İnsanları, eğer bize büyükler tarafından öğretilmemişse, şu, bu diye ayırt etmez ve “Arkadaş olalım mı?” cümlesinden sonra dostluklar kurabiliriz. Yaşımız o çocukluk denen dönemden uzaklaştıkça ise kaybederiz saflığımızı. Yalanlar ilişkilerin olmazsa olmazı olmaya başlar. Bu yüzdendir ki çocukluğu anlatan romanlar, hikayeler yazmak zordur. Bir kere geçti mi o dönem, insan olayları farklı hatırlamaya başlar. O ilk hissettiği zamanda duyduğu hisleri zaman geçtikçe farklı niteler olur. Safça, temiz bakış açısının yerini farklı şeyler almıştır ve aynı olaylar bambaşka anlamlar bulur içimizde. 1902 Doğumlular, bu saydığım zorlukları aşmayı başarmış, çocukluğun saflığını, çocukların bakış açısını olduğu gibi anlatmayı başarmış bir roman. Seçtiği konular ne kadar zorsa, anlatımındaki başarısı bir o kadar üstün. 1914’ün başlarında Almanya’da yaşayan 12 yaşındaki çocuklar kitabın baş karakterleri. Yaşları gereği yaşadıkları değişimleri, sınıfsal farklılıklarının ilişkilerindeki yansımalarını, cinsellikle tanışmalarını, oyunlarını, dostluklarını, düşmanlıklarını okurken insanı bir yandan kendisinin içine çeken, bir yandan da okuyucuyu kendi çocukluğuna ve kendi yaşanmışlıklarına götüren bir kitap 1902 Doğumlular. Kitap esnasında ve sonrasında daha önceden unutulmuş anıları hatırlatan, anlık da olsa insanı eski zamanlarına götürmeyi başaran bir roman. Savaşın insanlarda yarattığı değişimler, egemenlerin yönettikleri insanları kendi çıkarları için birleştirmek ve yöneticilerini sorgulamasını engellemek için yarattıkları “yurttaşlık” ve “millet” kavramlarını bir çocuğun gözünden görmek, savaşın başından sonuna insanların bu kavramlara bakışlarındaki değişimler ve tüm bunların ortasında sürekli olarak çevresinde olup bitenlere anlam vermeye çalışan çocuklar... Uzun zamandır okuduğum en iyi kitap olan 1902 Doğumlular, işte tüm bunları bir yazar ne kadar iyi anlatabilirse o kadar iyi anlatmış. Özellikle, savaşın eksik olmadığı, her gün çocukların öldüğü ve aynı devlet oyunlarının dünyanın dört bir yanında daha da şiddetli oynandığı günümüzde herkesin okuması gereken bir kitap.
1902 DoğumlularErnst Glaeser · Yordam Edebiyat · 2016472 okunma
·
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.