1902 yılının bir alman kasabasında, vaktiyle 12 yaşında olan bir çocuğun gözünden, çocukluktan gençliğe uzanışı, kendini, bedenini, yetişkinleri tanıması ve 2 yıl sonra patlak verecek birinci dünya savaşı dönemine tanıklık edişini okuyoruz.
hızlı ve kolay okunan bu eser, döneminin pek çok savaş karşıtı eseri gibi yasaklanmış.
bir çocuğun gözünden, dönemin almanyasının özeti çıkarılmış. burjuva, işçi sınıf, sosyal demokrat, yahudi karakteler arasında önceleri bir uyum olmadığını görürüz. çocuk ya da ahlaklı ve düzgün biri olmasına bakılmaksızın yahudi olduğu için aşağılanan, hep diken üstünde olmak zorunda kalan, daima kendini toplumun diğer öğelerine ispat etmek zorunda kalan karakterlerden, savaş istemediğini, bunun toplumdan götüreceklerini söylediği için kızıl diye nitelenen, toplumdan ve askeriyeden dışlanan karakterlere, işçi sınıfı bilincine sahip olduğu için tutuklanan karakterlere uzanıyoruz. bunlar kendileri kadar, yalnızca o ailenin birer parçası oldukları için eşleri ve çocukları da kendi paylarına düşeni çekmek durumunda kalıyorlar.
zamanla görüyoruz ki; kimi sırf haklı olduğunu göstermek için, kimi dünyanın bozukluğunun bir savaşla sona ereceğine inandığı için, kimi ülkü ve milliyetçi duyguları gerçekleştireceğine inandığı için, kimi almanya'nın gücünü göstermek için bir savaş çıksın istiyor. nitekim dilekleri kabul de oluyor. coşkuyla savaşa giren almanlar yüceliklerini ve kahramanlıklarını gösterme fırsatını buluyor. fakat zamanla görüyoruz ki; kahramanlıklara çok yer yok. her gün gelen ölüm haberleri gazetelerin sayfalarını dolduruyor. savaşan erkeklerin ölüm haberleri gelmeye başlarken açlık, hırsızlık, yoksulluk, salgın hastalıklar yaşamın bir parçası oluyor. kazananın coşkulu halkın değil, silah tüccarının, rütbelilerin olduğu ortaya