"Okumadığım vakitler yüreğime bir ağırlık gelir. Okumasam bile çevremdeki dört duvarın kitapla dolu durmasını, kitapların aralığından bana bakmasını isterim."
"Ufacık bir kızken, yaşam güzel anlarla, tatiller, bayramlar, yaz günleri, oyunlarla doluydu. Sahip olmadığım şeyleri özlemeye neden başladığımı bilmiyorum. Ama bu genç kızlığımda başladı, çocukken böyle özlemlerim yoktu. İşte bu yüzden giderdim deniz kıyısına. Umutlanmak zorunda olduğumu söylerdim kendi kendime. O yaz öyle çok değiştim ki. Artık çocuk değildim."
..gözlerin kapalı yatacaksın, ama görmeden ve istemekten kopmayacaksın.
İstek seni anılara döndürecek ve doyuma ulaşabilmek için hiç ileriye bakmaksızın geriye, hep geriye giderek anımsayacaksın,
çünkü anı, doymuş istek demektir; ve anılarla yaşayacaksın, iş işten geçmeden kaos anıları engellemeden.
"Ellerini açacak ve avuçlarının nemlendiğini fark edeceksin ve belki de bu avuçların üzerinde yaşam, talih ve aşk çizgileri olmadan dünyaya geldiğini anımsayacaksın; avuçlarında hiç çizgi olmadan doğdun, öyle doğacaksın, ama sadece doğmuş olman bile, birkaç saat içinde bu dümdüz avuçların geleceğinle ilgili anlamlar taşıyan çizgilerle dolmasına yetecek. Ve avuçlarında belirgin, derin çizgilerle öleceksin; ama yalnızca ölmüş olman bile, birkaç saat içinde bu çizgileri dümdüz etmeye, avuçlarından geçmişi de geleceği de silmeye yetecek.."
...acının haberi, acının kendisinden önce ulaşacak beynine; çünkü acıyı bilmek gücümüzü kırar, bizim düşüncemizi sormayan, bizim farkımıza bile varmayan acının farkına vardığımız anda onun kurbanı oluruz;