"Okumadığım vakitler yüreğime bir ağırlık gelir. Okumasam bile çevremdeki dört duvarın kitapla dolu durmasını, kitapların aralığından bana bakmasını isterim."
"İhtiyar, ağır ağır kitaplığa yürürken, talihsiz ülke diye söylendi, her kuşağın kendinden önceki efendileri yıkıp, yerine onlar kadar haris, onlar kadar açgözlü yeni efendiler geçirdiği talihsiz ülke."
"Hak, adalet!
Kimin adına, kime, ne kadar süreyle?
Herkes yaşamdan nasibinin yazgısal olduğunu bir anlayıp da, toprak çalarak, borçlarını inkar ederek, gözünü hırs bürüyerek bu yazgıdan kaçınabileceğini sanmasa, yaşam herkes için ne güzel olabilirdi?"
"..ama yine de, doğallık bile yapmacık olabilir, doğallık bile oynanabilirdi; kimi zaman bir maske, altında da dışında da var olmayan bir yüzün anlatımını gizleyebilirdi."