"Okumadığım vakitler yüreğime bir ağırlık gelir. Okumasam bile çevremdeki dört duvarın kitapla dolu durmasını, kitapların aralığından bana bakmasını isterim."
...acının haberi, acının kendisinden önce ulaşacak beynine; çünkü acıyı bilmek gücümüzü kırar, bizim düşüncemizi sormayan, bizim farkımıza bile varmayan acının farkına vardığımız anda onun kurbanı oluruz;
"İhtiyar, ağır ağır kitaplığa yürürken, talihsiz ülke diye söylendi, her kuşağın kendinden önceki efendileri yıkıp, yerine onlar kadar haris, onlar kadar açgözlü yeni efendiler geçirdiği talihsiz ülke."
"Hak, adalet!
Kimin adına, kime, ne kadar süreyle?
Herkes yaşamdan nasibinin yazgısal olduğunu bir anlayıp da, toprak çalarak, borçlarını inkar ederek, gözünü hırs bürüyerek bu yazgıdan kaçınabileceğini sanmasa, yaşam herkes için ne güzel olabilirdi?"