"Okumadığım vakitler yüreğime bir ağırlık gelir. Okumasam bile çevremdeki dört duvarın kitapla dolu durmasını, kitapların aralığından bana bakmasını isterim."
'Botlarımı çıkarıp ayaklarımı suya soktum. Ayaklarım bir deri bir kemik kalmış, tavuk ayağı gibi kuruyup buruş buruş olmuştu, suya sokarken acıyorlardı. Ellerimin derisi de kemiklerime yapışmıştı, parmak diplerindeki etler geri çekildiği için parmaklarım uzamış gibi görünüyordu..
Ölüm artık soyut bir düşünce olmaktan çıkmış, bir görüntüye bürünmüş yaklaşıyordu.."
"Adlandırması zor bir güç beni tahrik ediyordu. Yolculuğumun sonunda ölüm ve felaketten başka bir şey olmadığı zaten apaçık ortadaydı. Ama kimsenin bilmediği bu tropikal tarlaların bir köşesinde ölüp gidecek olsam bile, son nefesimi vereceğim o ana kadar, kendi yalnızlığımı ve umutsuzluğumu keşfetmek belki de karanlık bir meraktı."
"Henüz ortada bir tehlike yoksa ve tehlikenin varlığı sadece bir önseziden ibaretse, kendini koruma içgüdüsü bir hastalık gibi içinizi kaplar ve insanı gereğinden fazla bencil yapar."