Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2021 23:23 Yürümek... Ne hoş bir eylemdir... Çok da severim... Ne hayaller kurulur, ne analizler yapılır, bir iç savaş da yaşarsın, toz pembe hayallere de dalarsın... Bazen müziğin eşlik eder sana, bazen de dışında kalanlara hikaye uydurursun... Velhasıl yürümek hem fiziksel hem de zihinsel bir eylem olarak müthiştir...
.
Jaguar'ın Prospero Kitaplığı serisinin 4. kitabı olan Benim İki Dünyam da bir yürüyüş kitabı... Gittiği yerleri yürüyerek keşfetmeyi seven anlatıcı, kendi iç dünyasını açıyor... Gördüğü insanlar ya da nesneler, şahit olduğu durumlar onu geçmişine götürüyor... Giderek birbirine benzemeye başlayan sokaklar biraz canını sıksa da yürümekten vazgeçmiyor... Geçtiği yollara geçici işaretler bırakıyor, sanki hem farkedilmek istiyor hem de yok olmak...
.
Haritada kocaman yeşil leke olarak gördüğü parkta yaptığı yürüyüşünde, karşılaştığı insanlara hikaye yazarak kendi hayatını irdeliyor... İçinde yaşadığı karmaşa adımlarıyla can buluyor sanki...
.
Yazmaktan utanan, hayvanların düşüncesini merak eden, ağaçların biz insanlara nasıl baktığı üzerine teorisi olan bu yazarın yolculuğuna eşlik etmek güzeldi... Özellikle ters işleyen saat detayına bayıldım ve kitabı da çok severek okudum...