‘’Bu kitabı okuduktan sonra kendimi altıncı koğuşa kapatılmış gibi hissettim.’’ Lenin’in söylediği rivayet edilen bu sözler Anton Çehov’un altıncı koğuş adlı romanı ile ilgilidir. 68 sayfadan oluşan bu kısa hikayede, bir köy hastanesinde bulunan ve genellikle akıl sağlığı yerinde olmayanların yatırıldığı altıncı koğuş adında bir bölüm vardır. Doktor Andrey’in, bu koğuşta yatan eğitimli bir hastayı sık sık ziyaret etmesiyle birlikte, ikili arasında felsefi ve toplumsal problemlerin konuşulduğu diyaloglar başlar. Hikayenin sonuna doğru Doktor Andrey gerçek bir deli mi yoksa toplum tarafından dışlanmış, her şeyin farkında olan bir aydın mı olacak bu sizin yorumunuza kalmış. Şaşırtıcı ve bunaltıcı bir sürpriz son sizleri bekliyor.