·632 syf.····Okunma: 27 Ağustos 2021 02:05 Kitabın ön sözünde bu soruya cevaben: ''Tembel, işten kaçan ve işsizlikte mutluluğu bulan adamdır. Oblomov'sa hiçbir zaman işe giremeyen, işsizlikten de zevk alamayan bir adamdır.'' şeklinde değiniliyor. Aslında derine inildiğinde sosyokültürel açıdan pek çok mesaj barındıran, karakterleri neredeyse metafor olarak kullanıp eski-yeni Rusya'dan bahsedilen bir kitap. Kitabın ön sözünde konuya bütün olarak bakılıp etraflıca anlatılmak istenenler tek tek yazılmış ve bu beni rahatsız etmiş olsa da kitabı okumaya başladıktan sonra okuma sürecim uzun sürdüğünden ön sözde yazılanları aklımdan çıkarmışım açıkçası. Ve bu da kitap üzerinde kendi fikirlerimi kullanmamı, kitap bittikten sonra başkalarının incelemelerini okurken veya dinlerken özellikle ön sözde yazılanlardan bahsedildiğini fark etmemi sağladı. Sonrasında kitap bittiğinde tekrar dönüp ön sözü okuyup keşke ön söz değil de son söz olsaymış dedirtti açıkçası.
Kitabın kısaca özetine geçmeden önce kitapla ilgili belli başlı analizlerimden bahsedecek olursam;
Kitapta Rusların yaşam tarzları, kariyer hedefleri, hayata bakış tarzları, çocuklarını yetiştirmeleri, sosyoekonomik değişimler ve bu gibi pek çok konuda geçiş dönemini görüyoruz. Aslında eski Rus devrinde Rusların pek kariyer ve yükselme odaklı değil, yaşamlarını idame ettirebilecek şekilde devam ettiklerini anlatıyor. Oblomov karakteri üzerinden aslında insanın yetişme çağı ve içinde bulunduğu ortamın hayatını şekillendirdiğinden, birlikte büyümüş iki arkadaşın hayatlarının nasıl iki zıt kutba ayrıldıklarını görüyoruz.
Kitabı geriye dönüp baktığımda bana hatırlatacak kadar özetleyecek olursam:
Oblomov varlıklı bir aileden gelen fakat hiç bir iş yapmayan, sürekli hayaller kurmasına rağmen gerçekleştirmeye üşenen, öyle ki toprak sahibi olduğu Oblomovka'yı bile bir kahyaya emanet edip işlerini ona yaptıran bir karakterdir. Zamanla Olga adında bir kadına aşık olur ve evlenme planları yaparlar. Olga onu az da olsa kabuğundan çıkarma aşamasındadır. Fakat Oblomov'a evlilik sorumlulukları, evlenmeden önce işlerin yoluna koyulması, Olga'nın teyzesinden rıza alınması bile zor gelmektedir. Bu yüzden Oblomov, içinde bulundukları durumun aşk olmadığını, Olga'nın da bunu zamanla anlayacağını belirten mektup yazar ve ayrılırlar, Oblomov eski sıradan ve tembel hayatına döner. Oblomov'un burada temsil ettiği eski Rusyadır. Öte yandan Oblomov'un çocukluk arkadaşı Ştolts, varlıklı bir aileden gelmemesine rağmen istediği mevkii, para ve mutluluğu kendi elde etmiştir. Oblomov üzerinde çok emeği vardır ve fikirleri, hayata bakış tarzları tamamıyla birbirlerinden farklı olsa da neredeyse her daim destekçisi olmuştur. Burda Ştolts karakteri anlatıldığına göre Avrupalılaşmayı ve yeni Rusya'yı temsil ediyor. Romanın ilerleyen zamanlarında Oblomov sıradan bir taşra kadını ile evlenir, Şlolts ile de Olga evlenir. Beklenenin aksine Oblomov bunu mutlulukla karşılar.
Ayrıca eklemem de gerekir ki; kitap boyunca neredeyse her sayfada adını gördüğümüz ve aslında yine de sadece sıradan bir karakter olarak bildiğimiz Oblomov'un uşağı Zahar'ın da kitap sonuna kadar hayatını takip ediyoruz bir nevi.