Gönderi

10/10
·687 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2021 16:47
·
Öncelikle bu eseri okumayı çok uzun zamandır erteliyordum. Kronolojik okuma yapmak istemiştim fakat sabırsızlığıma yenik düştüm ve okudum. İyi ki de okumuşum. Dostoyevski'nin kurgu ve üslup özellikleri bakımından ilgimi çeken başlıca şeyler şunlardı: Karakterlerin kişilikleri ile fiziksel özelliklerini çok bağdaştırılabilir ve mimiklerini çok yerinde buldum. Özellikle yüzleri çok detaylı ve doğal bir şekilde anlatılmıştı ki bu kurgunun canlılığını büyük ölçüde arttıran bir şey. Diğer ilgimi çeken unsur ise olayların birbirine çok net bir şekilde bağlı olması ve alternatif gidişatları kolay bir şekilde düşünebilme olanağı tanınmasıydı. Ayrıca Raskolnikov her gün o kadar çok şey yaşıyordu ki bir günde birkaç gün yaşanıyor gibi hissettiriyordu. Bir başka ilgimi çeken yön ise karakterlerin zıtlıklarının bir arada ve çok anlaşılır bir biçimde yer alması, adeta birbirlerini tamamlamaları oldu. Suçun sonucu ceza alan değil cezanın sonucu suç işleyen bir adam. Kendini kendisi olamadığı için cezalandıran, hiçbir insanın kendi kendisine ulaşamamasına tiksinti duyan bir insan. Herhangi bir şeye değer biçme yapmacıklığı ve sahteliğine dayanamayan, nelerin nerde olması gerektiğini neyin nerde olmaması gerektiği söylemlerine isyanı olan bir insan. Bir insanı en çok insan yapan şeyin acı olduğunu bilen, bu yüzden hem kendisine hem de sevdiklerine acı çektiren bir insan. Acıma duygusunun kutsallığını anlayan, bu kutsal duyguyu en çok kendisine veren insan. Bir adam vardı, önünde dünyanın en büyük engeli vardı: bu engel yine adamın kendisiydi, Bu engelin adama bakış açısıyla, adamın engele bakış açısı aynıydı. İkisi de birbirine engeldi fakat biri ölürse diğeri de ölecekti çünkü önünde engel olmayan bir insan yaşayamazdı, hiç bir zaman da yaşamadı. Engeli olmayan insanlar ölülerdir onlar da insan değildir. Bence hikayenin bu denli etkileyici olmasının sebebi sahip olduğu karakterlerin birbirlerinin alternatifi olmaları. Raskolnikov, Razumhin, Sonya, Svidrigaylov. Raskolnikov ana odak ise: Razumhin onun bazı şeyleri kabullenmiş ve daha radikal olan versiyonu. Sonya onun pasif olan ve Tanrıya yani sevgiye inanan versiyonu. Svidrigaylov daha çok olanağı olan fakat bu olanakların anlamsızlığını tecrübe etmiş, bu olanakların içinde kaybolan ve yaşamaya dayanamayan versiyonu. Raskolnikov ise... Raskolnikov işte. Bu karakterler arasında en çok sırıtan Razumhin olabilir çünkü Razumhin suç işlememiş birisi. Kitabın yan karakterleri o kadar derin ve o kadar etkili ki çoğu kitabın ana karakterlerinden aşağı kalır tarafları yok hatta fazlaları bile var. Aynı karakter bütünlemeleri, Raskolnikov'un farklı versiyonları veya içindeki bazı hislerin sembollerini belki de en çok hissettiren ve hikayenin ana noktası olan kısım tabii ki de cinayete kurban giden bireylerdi. Lizaveta İvanovna ve Alyona İvanovna; Raskolnikov'un içindeki masumiyeti ve zalimliği, zulümü temsil eden iki karakter. Zalimlik, zulüm yok edilmek istenilirken yanında masumiyet de öldürülüyor çünkü zalimiyet yok etmek için zalim olmak gerek ve zalim olan kişilerin masum taraflarını yok etmeleri gerekli. Bu iki zıt yönün de yok olmasıyla tanımlamalar tüm anlamını kaybediyor ve Raskolnikov'un kişiliği kelimeler ile sınırlı kalmayan bir hale bürünüyor. Öyle ki bazı tanımlar ve kavramlar Raskolnikov'u anlatmak için yetersiz kalıyor çünkü o bu tanımların dışında yer almaya başlayan bir "üst insan" halini alıyor. Raskolnikov, cesaretlerin en büyüğü olan "aptallık" yapma cesaretini gösterebilmiş bir kişidir. Raskolnikov bir deneme adamıdır. Çoğu şeyi dener, ilk aklına gelen şeyleri genelde hemen yapar, fazla düşünmez ama aynı zamanda çok düşünür. Raskolnikov'un tüm amacı toplumdan bağımsız olmaktı, kendini gerçekleştirmekti. Raskolnikov farkındalığı yüksek bir insandı, hayatın nasıl bir şey olduğunun çok farkında bir bireydi. Toplum için yaşama saçmalığını gösteren bir "bit" olmak istemedi, kendine bunu yediremedi. Hayatı kendisi için yaşamak, kendini gerçekleştirmek için yaşamak istedi ve gayet de haklıydı. Kendi kendisini bitirdi. Yukarıda bahsettiğim alternatif olayları kafamızda canlandırabilme konusunda en çok kafama takılan iki olay var: birincisi Lizaveta gelmeseydi nolurdu? Çünkü bu versiyonda büyük ihtimal Sonya ile Raskolnikov bu kadar samimi olmayacaktı veya Raskolnikov bu kadar hastalıklı bir akıl sağlığına sahip olmayacaktı. İkinci alternatif ise; Raskolnikov eğer ertesi sabah karakola gitmiş olmasaydı veya gidip düzgün konuşsa ve bayılmasaydı nolurdu? sorusu. Bu versiyonda büyük ihtimal Raskolnikov yine bir şekilde kendisini cezalandırmak için saçma sapan hareketler yapıp "ceza" vermek isteyenlerin "suçlu" peşine takılmasına sebebiyet verecekti. Suçsuz ceza olmaz eğer ceza yoksa suç da yoktur. Buradaki ceza illa bir otoritenin cezası değil bireyin kendine cezasıdır. Raskolnikov'un bütün bu kötü şeyleri yaşamasının sebebi de kendisine verdiği cezaydı.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.