·329 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Ağustos 2021 15:46 Herkese Merhaba,
Şedaraban, klasik Türk musıkîsinde bir makam. Öyle ki kitaba ismini verdiği ve konu olarak yer akdığı için, Tanburi Cemil Bey'in Şedaraban Peşrevi'ni dinleyerek okudum kitabı. Tanburun tellerinden yayılan ezgilerle, kitaptaki cümleler, olaylar, kişiler adeta raks ederek nufuz etti kalbime. Bir karakteriseviyorsunuz, onun için için üzülüyorsunuz, sonraki bölümde, hiç beklemediğiniz olaylar karşısında ondan nefret ediyorsunuz. Ya da tiksindiğiniz bir karaktere acıma hissediyorsunuz.
' O kötü biri değil, yaşadığı hayat başkası olmasına izin vermemiş' diyor karakterlerden birisi, hak veriyorsunuz.
Bölümler sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor. Bir yakın geçmiş, bir günümüz, bir uzak geçmiş... Olaylara farklı karakterlerin penceresinden bakmak, onların çocukluklarına inerek gelişim süreçlerinde yaşadıkları olaylara tanık olmak, bu esnada öğrenilen bir çok aile sırrına şahit olmak, onları yakından tanımamıza olanak sağlıyor.
Yüzlerce sürpriz sonlu kitap okudum. Hiç birinde bu kadar şaşırdığım olmadı. Özellikle 200'lerden sonra neredeyse her sayfa bir sürpriz. Sonunu asla ama asla tahmin edemezdim.
Hayatımızdaki 'Seçimsiz' ve 'Kendiliğinden' olan olayların, en büyük dönüm noktalarımıza rast gelmesi de bir 'kendiğiliinden olma hali midir?
'Hiç tanışmamış olmayı seçebilir miydik?'
Kornelyus'un Ezgisi, İlk kitabı olmasına rağmen müthiş kalemiyle, genel kültürüyle kendine hayran bırakan ve kalbimde taht kuran yazarımız, Şedaraban ile kalbimdeki yerini taçlandırdı.
Tanı(ş)mak da nasip olsun ...