Göldeki Ev
İlk olarak bu kadar çok geciktiğim için özür dilerim ama kendimi uzun süredir iyi hissetmiyordum. Artık buradayım ve ilk yorumumu Göldeki evden yana kullanıyorum. Büşra’yı tanımak bana bir anlam kattı çünkü yaşadığım yerden yazar olarak çıkması beni oldukça gururlandırdı.
Göldeki ev ise üzerimde farklı bir etki bıraktı. Okurken sürekli diken üstündeydim. Baria kadar güçlü ve arkadaşlarına düşkün birini okumak güzeldi. Fakat bununla kalmıyordu olaylar. Her zaman Göl ya da deniz kenarı bir yerde yaşamak istiyordum kitapta zaten tamamen oraya ait hissettim kendimi ve yazarın betimlemeleri sayesinde orada yaşadım. Kitapta adı geçen bir isim vardı. Sadece bu ismi okurken kendimi biraz garip hissettim çünkü özel hayatımda önceden yeri olan birisiydi. Tamamen bir tesadüftü bunu niye anlattım onu da bilmiyorum. (Burada gülüyorum.)
Damla olarak adı geçen karakteri kitabın ilk sayfalarından beni sevememiştim ve olaylar paranormal bir hal almaya başlayınca duygularımın beni haklı çıkarmamasına sevindim. Her insanın içinde öyle bir kin ya da öfke var mı merak ediyorum açıkçası. Bu konu hakkında daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Sadece okuyun ve Damla’yı yakından tanıyın ve hayatınızda böyle birisi varsa tamamen uzak durun.
Ener… beni en en en çok üzen nokta… Ener’i daha fazla okumak isterdim kitap sayfalarında. Her an tetikte bekledim belki çıkar diye. Aslında tam beklediğim gibi oldu ama bu tarz olmasını istemezdim. Derinden yaraladı sanki kalbimi yangın içinde gibi hissediyorum…
Foxi ise ayrı bir tatlılıktı ve onu okurken kedimi sevmeyi ihmal etmedim. Kitabı gece okumadığım için biraz korkmadım ama kesinlikle güneşin olmadığı zamanlar okusaydım bu beni korkuturdu. Zaten karanlıktan korkan birisi olduğum için bu çok zor olmazdı.
Korkunun içine mitolojik olayların girmesi ise bana yazarın oldukça başarılı olduğu izlenimini verdi. Anlatımı ise gerçekten çok akıcıydı ve eline alan birisi iki gün içerisinde bitirebilir. Benim biraz uzun sürdü çünkü özel hayatımda biraz zorlandığım bir dönemden geçtim.
Bu arada bir şey daha söylemek istiyorum. Kırmızı değil pembe!