Şu an ilk incelememi yapıyorum ancak hâlâ inceleme yazacak kadar yeterli olduğumu düşünmüyorum. Bu eseri ilk incelemem olarak seçmemin sebebi tek kelime ile mükemmel olması (Bu demek değil ki hiç başka mükemmel eser okumadım ama şu an modum böyle napalım). Titus Andronicus okuduğum 8. Shakespeare eseri. Az önce okumuş olduğum bir yazıda bu kitabın Shakespeare’in ilk tragedyası olduğunu öğrendim. Gerek karakterizasyonun özgünlüğü gerek oyunun dramatik akışı sizi öyle içine çekiyor ki bir solukta Titus’un acılarını içinizde hissederek, onun kederine ortak olarak kitabı bitiriyorsunuz. Karakterler o kadar gerçekçi ki bir an onlardan nefret ederken bir anda içinizde büyük bir acıma duygusu oluşuyor.
Kitap genel olarak Titus Andronicus’un yaşadığı acıları, Got kraliçesi Tamora ve çevresindekilerin etrafa yaşattığı vahşeti anlatıyor.(tabi bunlara vahşet demek ne kadar doğru bilemiyorum.)
Kitabı yazarken Shakespeare’in Ovidius’un Metamorfozlar(Dönüşümler) kitabından bol bol etkilendiğini anlayabiliyoruz.
Ben bu kitabı okumadım ancak çok yakın zamanda temin edip hemen okumak istiyorum.
Kitapta özellikle Philomela’nın öyküsü üzerinde durulur. Hatta oyunda bu öyküyü anlatan kitap bile vardır. Sadece bu hikayeye bakarak bile kitabın konusu hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Tragedya sevenlerin mutlaka okuması gereken bir eser. Sevmiyorsanız bile özellikle bu tragedyayı okuyun.