Kitap, hayli ilginç bir düzlemde ilerlemesiyle, eski-yeni kültür arasında gidip gelmeleriyle, tarihî bellek yoklayışlarıyla ve cümlelerin arasına serpiştirilen “eski Türkçe” kelimelerle okuyucunun damağında tesirli bir lezzet bırakıyor. İnsan tabiatının garip, anlaşılması güç noktalarının üryan bırakılıp, okuyucunun bu noktaları doğal bir sevkle tetkike, analize çağrılması bu romanı farklı bir konuma, münferit bir değere çekiyor.