Puan vermedi·140 syf.··Beğendi
· Yitirdiğimiz değerlerin, baş tacı yapmamız gereken hakikatlerin gözden düşürüldüğünü anlatmış Üstad. Bir asker hikâyesi teması üzerinden. Başarılı bir asker, hakikati anlatırken önce ders esnasında öğrencilerinin gözü önünde küçültülüyor, sınıftan çıkartılıyor. Osmanlı'yı da öyle yaptılar. Bu ümmetin kızlarını güzellik yarışmalarına yolladılar çıplak bir şekilde. Rezil ettiler. Sonra kitaptaki asker kimsesiz kaldı ömrünün son yıllarında. Osmanlı'da kimsesiz, garip bırakılmıştı. "Bu dava garip, bu dava hor" Demiş Üstad. Ama bir vefalı genç vardı kitapta. Tek başına… İşte o genç biziz. Yani biz olmalıyız. Necip Fazıl Kısakürek öyle istiyor.