Puan vermedi·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Eylül 2021 01:08 Romantik kitapları eskiden hiç sevmezdim. Nedenini asla bilmiyorum ama bir tahminim var. Sanırım kitapların içindeki büyüleyici aşk hikayeleri beni kıslandırıyordu. Kendi büyüleyici aşk hikayemi yazdığımda ise tür ile ilgili problemim ortadan kalktı.
Baştan söyleyeyim, kitabı çok sevdim ve öneriyorum. Okurken tek bir saniye bile sıkılmadım. Oldukça eğlenceli, keyifli bir kitaptı. Yan karakter sayısı çok azdı ve bu benim çok hoşuma gitti. Çok fazla yan karakter olunca konudan kopuluyor gibi hissediyorum.
Kitap güzeldi güzel olmasına ama birçok elementi bana tanıdık geldi. Buna benzer milyonlarca kitap okumuş ya da film izlemiş gibi hissediyorum kendimi. Yine de bu yüzden kitabı yargılamıyorum çünkü türü aşk neticede. Ne kadar yaratıcı olunabilir ki?
Arizona'yı inanılmaz sevdim. Çok dümdüz bir kız bana göre. Duygularını ve isteklerini dolandırmadan dile getiren insanları hep sevmişimdir zaten.
Carter her ne kadar mükemmel erkek olarak gösterilmeye çalışsa da ben hoşlanmadım çünkü damarıma bastı. Bu hayatta en nefret ettiğim şey birinin benim adıma karar verebileceğini düşünmesi, kendinde o hakkı görmesi... Kimse beni en çok neyin mutlu edeceğini benden daha iyi bilemez. Dolayısıyla mutlu ve başarılı olmam için benim adıma karar alan insan iyi niyetli bir salaktan başka bir şey olamaz ki bu hikayedeki iyi niyet zerre umurumda değil. Seçim hakkı elimden alınarak bana dayatılmış bir mutluluktansa özgür iradem ile seçtiğim bir mutsuzluğu tercih ederim. İnsanların %80'nin de benimle aynı şeyi tercih edeceğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
Bir diğer önemli konu ise "arkadaştan sevgili olur mu?" konusu. Açıkçası bu konuyla ilgili bir tecrübem yok ama fikrim var. Bence arkadaşı sevgili yapmaya kalkarsanız çuvallarsınız. Günün sonunda hem sevgilinizden olursunuz hem de arkadaşınızdan. Bence olmaz, peki sizce?