Aşk bazen oyunbaz olmayı sever sanırım... Karşınıza çıkan aradığınız kişilerde Eros onca sihirli okuna davranır, sonra flörtün heyecanı başlar. Her şey yolunda giderse aşka düşülür; ancak gitmezse belki de sizin için daha iyi bir plan vardır. Olumsuz deneyimler daha sık yaşanıyorsa, gözleri daha iyi açmak ve etrafa detaylıca bakınmak gerekir. Aşkın oyunbazlığı burada başlar, çünkü bazen aşk, gerçekten en yakınınızdadır. Basic şekilde yakın çevrenizde ve hatta karşı cinsten en yakın arkadaşınızda o büyülü duygu bulabilir sizi! Tıpkı Whitney G'nin kaleme aldığı "Sevgiler, Carter" romanında olduğu gibi... Tabii ki romanın ana kahramanları Arizona ve Carter'dan bahsediyorum. Onlar birbirini ilkokul yıllarından beri tanısalar ve birbirlerinin en yakın arkadaşları olsa dahi o çekime, arzuya ve sevme hissine karşı koyamıyorlar. Whitney G'nin satırlarında gördüğümüz üzere bazen anlaşılmak, dinlemek, birlikte iyi vakit geçirmek ve alışkanlıktan doğuyor aşk... Yazarımız da bu aşkı tüm belirtileriyle tatlı bir şekilde okura aktarıyor. Yalın bir üslup tercih ederken kurgunun sıcaklığı ve sürükleyiciliği dikkat çekiyor. Whitney G, iki zaman dilimli anlatımı kullanıyor. Yani bir şimdiki zamanı, bir de ikilinin arkadaşlıklarının başladığı geçmiş zamanı okuyoruz. Her bölüme eşlik eden bir şarkı da ince düşünülerek eklenmiş. Ayrıca dijital platformlar da bu kitabın peşine düşmeli, bence çok tatlı bir dizi çıkardı bu kurgudan...
İlkokul dördüncü sınıf yıllarından beri birbirini tanıyan Arizona ve Carter... Carter çok konuştuğu için Arizona'nın onu yaramazlığa itmesi, Carter'ın da ona ağır sözcükler kullanması... Böyle ilk görüşte nefretle başlayan iletişim zamanla değişir ve ikili çok iyi arkadaş olur. Üniversite dönemleri geldiğinde Carter, ciddi ilişki adamı olmadığını hisseder ve