1000Kitap Logosu
Derya Sevim
TAKİP ET
Derya Sevim
@deryassevim
Herkese merhaba. deryassevim adında bir ınstagram ve yine Derya Sevim adında bir youtube hesabım var. Orada kendimce kitap yorumları paylaşıyorum.
Tekirdağ
487 okur puanı
04 Haz 2018 tarihinde katıldı.
104
Kitap
71
İnceleme
246
Alıntı
0
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Derya Sevim
The Love Hypothesis'i inceledi.
384 syf.
·
10/10 puan
#kitapyorumu 5/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ 10/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ I’m going to kill you,” he gritted out, little more than a growl. “If you say another word about the woman I love, if you look at her, if you even think about her - I’m going to fucking kill you.” DR FUCKING ADAM CARLSEN! Kitabı o kadar sevdim ki… Dün geceden beri nasıl bir yorum girsem yeterli olur diye düşünmekten kendimi yiyeceğim. Neyse başlayayım devamı gelir elbet. Kadın karakterimiz Olive, Stanford üniversitesinde üçüncü senesinde olan bir Ph D yani doktora adayı. Pankreas kanserinin ilk evrelerine çözüm olabileceği bir araştırma yapıyor ve bu tezi sunabileceği doktorlarla iletişime geçmeye çalışıyor. En yakın arkadaşı Anh’ın çok değer vermediği ve eskiden öylesine çıktığı Jeremy’den etkilendiğini fark ediyor. Jeremy zaten Anh ile ilişki yaşamak için deliriyor. Anh ise Olive ile araları açılır diye bu bariz çekimi görmezden geliyor. Olive de bu soruna kendisi çözüm bulmaya karar veriyor ve arkadaşına biriyle görüştüğünü söylüyor. Tüm şüpheleri ortadan kaldırabilmek içinde Anh’ın gördüğü bir an, en yakınında olan ve herkesin nefret ettiği Dr Adam Carlsen’ı öpüyor! İşler birbiri üstüne ilerlerken tüm üniversite Olive ve Adam’ın ilişki yaşadığını öğreniyor. Böylece ikisinin çıkarlarının gözetildiği bitiş tarihli bir ‘sahte ilişki’ yaşamaya karar veriyorlar. Kitabımız böylece başlıyor. Adam’ın Olive dışında herkesten nefret etmesi kalbimi nasıl eritti size anlatamam arkadaşlar. Olive’ın Adam’a olan aşkı… Adam’ın Olive olan o mükemmel aşkı… İlişkilerinin ilerleyişinin bize mükemmel bir hızla verilmesi ve her sayfayı heyecanla okumamız harikaydı. Gereksiz karakter ve olayların asla olmadığı, olayların merkezinde sadece iki ana karakteri okuduğumuz cıvıl cıvıl efsane bir romantik komediydi. İki karaktere kusur bulabileceğim tek bir cümlem veya kelimem yok. Şu an bu yorumu yazarken bile kalbimde neşe ve mutluluk var. Çok yakında nemesis yayınlarından çıkacak bu kitabı benim önerimle alan ve beğenen herkesi şimdiden düşünüyorum ve heyecandan yerimde duramıyorum! Bayılacaksınız… Aşka olan inancınızın tekrar yeşereceği bu mükemmel kitap %100 önerimdir. Düşünmeden ısrarla kitapçınızdan isteyiniz… #book #bookstagram #bookshelf #booklover #bookworm #books #kitap #kitapkurdu #kitapaşkı #kitap
The Love Hypothesis
Okuyacaklarıma Ekle
49
Derya Sevim
Birimiz Ölmek Üzere'yi inceledi.
352 syf.
·
Puan vermedi
kitapyorumu 5/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ 10/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ “Bazı insanlar fazla ileri gidiyorlar,” dedi. “Had diye bir şey var. İnsanlar hadlerini bilmeli.” Birimiz Ölmek Üzere, Birimiz Yalan Söylüyor serisinin ikinci kitabı ama kitabın tamamen bağımsız okunabileceğini düşünüyorum. Çünkü ilk kitapta yaşanan olayları yazar ufak ufak yazarak zaten neler olduğundan bahsediyor. O yüzden ‘ilk kitapta ne oluyor ya anlamadım’ demiyoruz hiç. Tüm olay tamamen farklı karakterler ve farklı bir konu üzerinden yürüyor. Ben şahsen ikinci kitabı çook daha fazla sevdim diyerek sözü alıyor ve konusunu anlatarak başlıyorum. Phoebe, Maeve ve Knox kitabın esas karakterleri ve biz kitabı kahraman bakış açısıyla üçünün gözünden de okuyoruz. Üçü de aynı liseye -Bayview lisesi- gidiyorlar. Bir gün telefonlarına kim olduğu belirsiz birinden doğruluk ya da cesaret oyunu oynamaları için bir mesaj geliyor. Cesareti seçmezlerse eğer korkunç bir sırları açığa çıkacak. İlk olarak Phoebe’nin sırrı açığa çıkıyor ve tüm kaosu başlatan ve ilk domino taşının düşmesine sebep olan olayların başlangıcı da böylece gerçekleşmeye başlıyor. Ardından her şey korkunç bir şekilde ilerliyor… Birimiz Ölmek Üzere benim gözümde genç yetişkin, gizem ve polisiye türündeki en iyi kitaplardan biri. Ben Ashley Elston aşığı bir okur olduğum için, yazarların yazım tarzlarını birbirine inanılmaz benzetiyorum ki düşünün Karen çok daha fazla tanınan ve sevilen bir yazar yurtdışında. Bu türü çok iyi yazabilen, merak unsuru akıcılık ve olayları birleştirme açısından beni memnun edebilen neredeyse hiç yazar yok diyebilirim. O yüzden bu kitabı ben sevdiysem bence herkes sever. Şimdi gelelim karakterlere: Phoebe’ye ve ailesine kanım asla ısınmadı o yüzden üçlü arasından en az sevdiğim karakter Phoebe oldu. Ailede yaşanan tek bir kaybın aileyi bu duruma getirmesini kabul etmiyorum. Parasal açıdan kötü bir durumda olabilirler ama bu kadar birbirine bağlı bir ailenin maneviyat hissini bu derece kaybetmesi bana çok uzak geldi. Kendimle bağdaştıramadım. Maeve’i ise çook sevdim. En sevdiğim karakter oydu. Luis’le aralarında geçen flörtleşmeyi okumak yaşanan bir ton olay varken kitapta nefes almak gibiydi. Knox’a ise nötrüm. Ne sevdim ne sevmedim ama düşüncelerini okumak gerçekten keyifliydi. O yüzden hakkınla ikinci en sevdiğim karakter oldun sevgili Knox. Lafı çok uzatmaya gerek yok bence artık. Gönülden tavsiyemdir. +18 öğe bulunmuyor asla gönül rahatlığı ile alıp okuyabilirsiniz. ️
Birimiz Ölmek Üzere
Okuyacaklarıma Ekle
27
Derya Sevim
Şafağı Ör'ü inceledi.
376 syf.
·
8/10 puan
#kitapyorumu 4/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️ 8/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️ Mesele onu kurtarmaksa güneşten, aydan ve yıldızlardan bile vazgeçebilirim. O- bir adı bile olmayan ama yine de binlerce adı olan çocuk. Elleri yıldızların kanıyla lekelenmiş çocuk. Sevdiğim çocuk. Kitabı sevdim. Çoğu kitaptan farklı ve benzersiz bulduğum bir kurguya sahip olan Şafağı Ör kitabını birkaç gün önce bitirdim. Her zaman olduğu gibi önce konusu ardından hislerim olarak yorumu başlatayım. Kadın karakterimiz Maia kitabın ilk bölümlerinde bize nasıl terzilik yapmaya başladığını anlatıyor. Küçük yaşta annesini nasıl kaybettiğini anlatıyor önce. Babasının geçmişte çok aranılan bir terzi olduğunu ama annesinden sonra hiç toparlanamadığını… Ardından babasının yerine geçip dikiş dikmeye başlıyor. Üç erkek kardeşinden hiçbiri bu alana ilgili değil. Ülkede savaş çıkınca da bu sanata yönelmeye hiç şansları olmuyor çünkü üç erkek kardeşten ikisi savaşta ölüyor. Geriye savaşın mahvettiği yaşayan tek erkek kardeşi ve ruhu artık burada olmayan babası ile ortada kalan Maia’nın karşısına milyonda bir gelecek bir fırsat çıkıyor. İmparatorluk Terzisi olma şansı. Ortada ise tek bir sorun var. Senelerce tüm dikişleri Maia dikmesine ve aileyi geçindirmesine rağmen erkek olmadığı sürece kimse onu ciddiye almıyor. O da son çare olarak saraya erkek kardeşi olarak gitmeye karar veriyor ve kitabımız böylece başlıyor. Yazarın dili inanılmaz akıcı. Karakterler mükemmel olmasa bile güzeller ve dünyası sihirle dolu gibi hissettiriyor. Kitabı okurken sayfaların nasıl ilerlediğini anlamadım. Puan kırdığım kısmına gelecek olursak “aşk” kısmı. Çok daha fazlasını beklerken ortalama kalan bir aşktı. Maia ve Edan (erkek karakter) arasındaki duyguları alamayınca ve kitabın yarısından sonra ümidimi kesince bir puan kırmak durumunda kaldım. Erkek karakter Edan iyiydi ama işte sadece iyiydi. Bilmem kaç yüzyıldır yaşadığını hissedemedim. Bana göre gencecik bir oğlan çocuğu gibiydi. Çok daha iyisi olabilecek bir potansiyele sahipken yazar öylece bırakmış gibiydi. Ama dediğim gibi +18 sahnesi olmayan tam gençlere önerebileceğim güzel bir fantastik kitaptı. Derya Sevim onayı alıyor. ️
Şafağı Ör
8.8/10
· 88 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
20
Derya Sevim
Kâğıt Kuğu'yu inceledi.
320 syf.
·
7/10 puan
#kitapyorumu 3,5/5 ⭐️⭐️⭐️, 7/10 ⭐️⭐️⭐️, Eğer gözlerinizi kapatıp sevdiğiniz birini düşünürseniz saç ve göz rengi gibi, sürücü ehliyetinde bulabileceğiniz şeyler aklınıza gelmezdi. Onun yerine, bilinçaltınıza yerleşen parçaları, sakladığınızın farkında olmadığınız şeyleri görürdünüz. Ben bu kitabı bundan 7-8 sene önce okumuş olsaydım eminim ki severdim diyerek söz almak isterim. Leylah Attar, Kağıt Kuğu kitabını yazarken -yazıldığı döneme çok uygun olarak tabii ki- milyonlarca olayı tek bir kitaba sığdırmış. Olaylar o kadar hızlı ve üst üste ilerliyor ki bir yerden sonra ipin ucunu fena halde kaçırıyoruz. Hangi duyguyu hissetmemiz gerektiğini bilemediğimiz içinde hiçbir duygu hissedemiyoruz. Kadın karakterimiz Skye, kitabın ilk sayfalarında bir katil tarafından kaçırılıyor ve öleceğini düşünürken katil onun canını bağışlamaya karar veriyor. Katilimiz ise esas erkek karakterimiz Damian. Skye’ı neden öldürmediğini ilk sayfalardan itibaren tahmin edebiliyoruz çünkü çok ters köşesi olmayan ve hissettiğiniz her şeyin doğru çıktığı kitaplardan biri Kağıt Kuğu. Yazar bize asıl gerçekleri çok geçmeden verdiği içinde, ilk sayfalarda kaçırılmayla başlayan kitabımız bir anda içinde mafyayı barındıran bir aşk hikayesine dönüyor. Kitabı sevmedim. Çok daha düşük puan vermemi engelleyen iki sebebi söylemek isterim size. İlk sebebim çok akıcı olması. Sayfalar kendiliğinden akıp gidiyor ve nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Tam bir reading slump savar. Bir diğeri ise yazarın 10 tane kitabın kurgusunu tek kitaba sıkıştırmak için verdiği o muazzam çabaya olan saygım. Onun dışında eskiden benim tarzım olabilecek ama şu an çok alakam olmayan, türk dizisi tadında bir kitaptı. Karakterleri sevemedim. Ne Skye ne de Damian’la aramda pek bir bağ kuramadım. Benim için ortalama bir kitaptı ve önereceğim kitaplarda başı çekmezdi diyerek sözü bitiriyorum. ️ Bir sonraki kitap yorumlarımda görüşürüz sizi çok seviyorum! #book #bookstagram #bookshelf #booklover #bookworm #books #kitap #kitapkurdu #kitapaşkı #kitap
Kâğıt Kuğu
7.8/10
· 24 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
21
Derya Sevim
Kaybolan O Günler'i inceledi.
192 syf.
·
10/10 puan
Tek kelimeyle muazzamdı. İçimdeki tüm duyguları açığa çıkaran şaheser bir çizgi romandı. Baş kahraman Rubin’in çoklu kişilik bozukluğu olduğunu anladıktan sonraki hayatını konu alıyordu ve mükemmeldi. Kalbim aradan saatler geçmesine rağmen hâlâ kitap için kırılmış durumda. Uzun bir süre kendime gelemem. Ama bu romanı mutlaka okuyun mutlaka!
Kaybolan O Günler
Okuyacaklarıma Ekle
45