Adı:
Makul Şüphe
Baskı tarihi:
2020
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257973366
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Reasonable Doubt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınevi
Bir konuda yalan söyleyen her konuda söyler, değil mi?

Kadınlara karşı doymak bilmez bir iştahım olsa da özel hayatımda başkasına ayıracak zamanım ya da kimseyi ikinci kez görme planım yok. Sıradan seks, ne fazlası ne eksiği. Bu kadar basit.

En azından öyleydi. Sözde yirmi yedi yaşında, hiç tipim olmayan ve yakında her bir santimini benim yapacağım Alyssa’ya kadar… Ya da yeni stajyerim Aubrey mi demeliyim?

Keşke ona hiç güvenmeseydim...

Andrew’dan nefret ediyorum. Ona böylesine tutulmaktan nefret ediyorum. Benim için ne hissettiğini anlayamamaktan, geçmişini saklamasından ve yapayalnız bırakılmaktan nefret ediyorum.

Yalan söylediğim için beni affetmeyeceğini, asla değişmeyeceğini, hep böyle kalpsiz ve soğuk bir adam olacağını söyler dururdu.

Keşke ona inansaydım…



(Tanıtım Bülteninden)
352 syf.
·4/10 puan
Makul şüphe tam anlamıyla hayal kırıklığıydı.
+18 olaylarla dolu ki itiraf ediyorum artık böyle sahneleri gördükçe atladim kitapta. Duygunun asla geçmediği, aşk mi hani nerde dediğim bana ve kızlara göre de vasat bir kitapti.
Gerçekten ruhsuz kadına değer vermeyen aklinin çalıştığı tek yer olan bir erkek karakter vardı ki geçmişte yaşadıklarına bağlı böyle duruma geldiğini anlatsa da yazar bu kadarda olmaz ne yaşarsa yaşasın bu hale gelemez bi insan dedirtti bana. Ona göre kadınlar kullan at karton bardaklar gibi o an işine yarayan sonra çöpe attığı değersiz varlıklar. Düşünün ki onun slogani olan tek yemek, tek gece ,tekrari yok olan kadınları bile internet sitesinden buluyor.
Aa bir de yalandan nefret eden bu karakterimiz yalancının daniskası tamamiyla sevmedigim bir erkek karakter oldu. Bir ara tek merak ettiğim şey ne yaşadın yahu demek oldu ki o kısımları okusam da anlam veremedim. Acısını, olaylari kaldiramamis üstesinden gelme yolu olarak bu tavri seçmiş ergen ruhlu bir adam gibi geldi bana.
Kadin karaktere gelecek olursak bu kadar gurursuz, salak, kendini cinsel obje olarak kullanılmasına izin veren bir karakter okumadim. Akli başına geliyor mu derken bile yine 2 dk sonra yelkenleri suya indirdi
Iki karakterinde duygu gecisi hissedilmedi
Arada sevgi, aşk, özlem vs de yaşanmadı zaten tek yaşadıkları tutku oldu. Her sayfada ama her sayfada
3 kitaplık bir seriymiş bu kitap. Bizde 3 u birleştirilip tek kitap haline getirilmiş ki iyi ki de oyle olmuş. Yoksa ben 2.kitabı almazdim.
Son 50 sayfa biraz daha iyiydi. En azindan biraz tutkuyu azaltmis adam akilli birkaç diyalog okuyabildigimiz sayfalardi.
Onun dışında düzgün bir konu yoktu zaten. Iki karakter klise bir sekilde tanıştı ve 18lik olaylar uzerine kurulu bir iliski yasadilar. Sonrada hoop bi bakmisiz mutlu son.
Ben sevemedim kitabi cikaracak alinti bile bulamadim. tabi ben yinede denicem belki severim diyen varsa okusun.
352 syf.
·6 günde·7/10 puan
Güven problemi yaşayan bir iş adamı bir programa dahil olur ve oradan kendine bir arkadaş edinir. Zamanla arkadaş olarak gördüğü kadına sürekli görüşmek ve buluşmak ister ama işler o kadar kolay değildir. Kadın kapalı kutu adam da kapalı kutu ike işler baya zorlaştı. Birbirlerine yalan söyleyen ikilinin yolları aynı iş yerinde kesişir ve yalanlar aradı ardına meydana çıkmaya başlar. Kitap genel itibariyle +18 bilginiz olsun. Ben çerezlik okumak istedim . Gayet eğlenceliydi.
352 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
BA YIL DIM!

Kitap gerçekten ama gerçekten harikaydı güven sorunu yaşayan bir adamın hikayesiyle başlıyor ve kitap ara sıra geçmişe götürüyor kitabı okurken çok heyecanlandım çünkü hiç beklemediğim olaylar gelişiyordu asla tahmin edemediğim olaylar oldu yazar gerçekten mükemmel bir kurgulama yapmış. Kitap yurt dışında üç ayrı cilt olarak basılmış biz şanslıyız ki yabancı yayınevi 3 cildi tek bir kitapta basmış ve bence bu gayet iyi bir olaydı çünkü kitap yarıda kesilseydi asla bekleyemezdim 3 cilt olarak tek bir kitapta basılma olayını beğendim. Kitapta çok fazla erotik olaylar vardı bu yüzden hatırlatmalıyım ki yetişkin okurlar için uygun bir kitap
352 syf.
·9/10 puan
Yine bir gecede okuyup bitirdiğim bir kitapla geldim kitabın ilk bölümleri çok komikti özellikle karakterlerin birbirleriyle yazışmaları efsaneydi sonrasında ileri bölümlerde biraz daha duygusallaşıyor ama tamamını keyifle okuduğumu söyleyebilirim Arada böyle çerez kitaplara kesinlikle ihtiyacım oluyor
.
Konusuna gelecek olursak; Geçmişinde yaşadıkları yüzünden kimseye güvenmemeye ve ilişki yaşamamaya kararlı ve başarılı bir avukat olan Andrew, çıktığı bayanları bir flört sitesinden ayarlıyor ve baştan mottosunu belirtiyor. Dürüstlük çok önemli , tek gecelik olsada asla yalancılarla işi olmaz, tek yemek, tek gece, tekrarı yok. Bu şekilde 6 senesini devirdikten sonra yine internette, bu sefer avukatların birbirlerine danıştığı bir sitede tanıştığı Alyssa ile muhabbet etmeye başlar, tek fotoğrafını bile görmez, çıkma teklifi girişimleri sonuçsuz kalır. Hiç kimseyle konuşmadığı kadar onunla 6 ay boyunca konuşur. Ta ki bir gün kendi ortak olduğu şirketine stajyer olarak başlayana kadar. Şoka giren Andrew, karşısında ona tümüyle yalan söyleyen bir kadın bulmuştur ve artık onunla işi bitmiştir.
.
Aubrey, bir taraftan hayali olan bale çalışmaları yaparken diğer taraftan hukuk 3. Sınıf öğrencisidir. Ödevlerine yardım almak amaçlı girdiği avukatlar sitesinde tanıştığı Thoreau’ya kendisini avukat olarak göstererek ödevlerini yaptırır ve onun çıkma teklifi girişimlerine hiç cevap vermez çünkü ona tamamıyla yalan söylemiştir ve eğer doğruyu söylerse biliyor ki yalancılardan hoşlanmayan bu adam arkadaşlığını tamamen bitirir. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar misali nereden bilebilirdi ki staj mülakatına gittiği şirketin ortaklarından biri olan Andrew ‘in, onun konuştuğu kişi olacağını burdan sonra kıyamet birazcık kopuyor. Aubrey, Andrew’in neden bu kadar katı kurallı olduğunu bi türlü anlamıyor , anlamaya başladığında ise ilişkileri imkansızlaşıyor.
.
Andrew’in unutamadığı acılı geçmişi ve Aubrey’in ideallerine rağmen bir araya gelebilecekler mi? Okuyup öğreniyoruz
352 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10 puan
Kitapta, geçmişte yaşadığı ihanetler nedeniyle güven duygusunu hayatından tamamen çıkartmış, başarılı bir avukat olan Andrew ile hukuk öğrencisi ama hayali balerinlik olan Aubrey’nin hikayesi anlatılıyor. Bir tanışma uygulamasında tanışıp arkadaş oluyorlar ve Andrew yüz yüze görüşmek istiyor. Fakat Aubrey annesinin hesabıyla siteye üye olduğu ve bir sürü yalan söylediği için buluşmak istemiyor. Sonrasında yaşanan tesadüfler sonucu bilmeden bir araya geliyorlar. Yalandan ve yalancılardan nefret eden Andrew, Aubrey’nin kendisi ile ilgili söylediği yalanları öğrenince ne yapacak?

Kitabı hem sevdim hem sevmedim diyebilirim. Kitabın ara ara geçmişe giderek bize Andrew’un yaşadıklarını anlatması güzeldi ama Andrew karakterine pek ısınamadım. Adamın güven problemleri var -ki yaşadıklarına bakınca asla haksız değil- yalancıları hayatında tutmuyor ama kendi de yalan söylüyor, bir şeyler saklıyor? Karşısındaki yapınca da ona acımasızca yaklaşıyor. Bu çifte standart değil de ne? Biraz ergence geldi bazı hareketleri.

Aubrey’e de pek ısınamadım nedense. Bir şeylerin dank etmesi ve yoluna bakması çok uzun sürdü bence. Çok daha önce gururlu davranmalıydı.

Kitabı sevip sevmediğime emin olamamamın en büyük sebebi duyguyu alamamam. Yani karakterler arasında bariz bir tutku vardı ve bu bolca yansıtılmıştı evet ama aşk? Onu çok hissedemedim. Kitabın sonlarına doğru biraz daha ön plana çıkmıştı. En azından finale doğru karakterleri ve kitabı sevmeye başladım diyebilirim. Aubrey’nin, Andrew’un zaafı haline geldiği kısımlar çok güzeldi.

Kitap çok iyiydi diyebilir miyim? Hayır. Peki kötü müydü? Ona da hayır. Yani rahatsız eden, sinirlendiğim yerler olmasına rağmen sevdiğim tarafları da oldu. O yüzden çok büyük bir beklentiye girmeden okumanızı öneririm.

Not: Kitapta yetişkin içerikler mevcut. Rahatsız olanların okumamasını öneririm.

Alıntı:
“Ne kadar öfkeli olsam da onu aklımdan bir türlü çıkaramıyordum.”
352 syf.
·Puan vermedi
Biraz okuyup bırakırım diye başladığım kitabı elimden bırakamadım. Aşırı derecede akıcı ve eğlenceli bir kitaptı. Bu kadar iyi olmasını kesinlikle beklemiyordum. Fakat Andrew karakteri beni resmen delirtti. Allahım o kadar gıcık ve öküz bir adamdı ki! Ama yine sevdim çünkü bazen tatlı olabiliyordu ve yaşadıkları... Geçmişi o kadar kötüydü ki okurken ağzım açık kaldı. Yaşadığı şeyler çok üzücüydü bu yüzden kitap ilerledikçe onu anladım ve tasvip etmesem de yer yer hak verdim. Kıza biraz daha nazik olabilirdi neyse ki geç de olsa aklı başıma geldi. Aubrey ise çok tatlı bir kadındı. Ben tepkilerini hep yerinde buldum. Hoş adama biraz fazla dayanamıyordu ama olsun yeri geldiğinde çok güzel haddini de bildiriyordu. Hayallerinin peşinde koşan dik başlı bir kadındı. Tanışma anları ve sonrası çok güzeldi sadece sonlarındaki ikilemler beni biraz yordu. Sondaki mutlulukları çok güzel ve eğlenceliydi. Ben bu tarz hızlı okunan çerezlik kitapları çok sevdiğimden ötürü Makul Şüphe’yi de sevdim. Keşke cinsellik bu kadar ön olanda olmasaydı. Andrew bazen hiç çekilmiyordu. Ayrıca kitap başlarındaki hukuksal açıklamaları da sevdim. Kitaba farklı bir hava katmıştı. Kafa dağıtmalık romantik kitapları arıyorsanız kesinlikle okuyun.
352 syf.
·7/10 puan
Hep diyorum ya çıktığından beri merak ettiğim kitap yorumu ile geldim diye. Bu sefer tam tersini diyorum. Kitabın çıkacağını duyduğumda en ufak bir merak hissim oluşmadı. Peki ne oldu da okudum acaba?

Öncelikle okuyanların bir kısmı çok aşırı beğendi bir kısmı nefret etti. Sonra Goodreads puanına bakınca (4.2) dedim ki bu kitapta neler oluyor acaba? insanlarda bu kadar güçlü hisler uyandıran ne? Kitabı aldım. Ön okumasını okuduğumda ne beklemem gerektiğini biliyordum zaten.

Kızımız Aubrey.
Kendisi bir hukuk öğrencisi aynı zamanda ikinci okul olarak bale okuyor. Bu ikisi de inanılmaz zorlu vakit alan işler ama kızımız yapabiliyor nasılsa. Konumuz bu değil zaten. Bir chat sitesinde Andrew ile tanışıyor. Birbirlerini görmeden uzun süre telefon kankasi oluyorlar. Ama tabiki işler öyle istendiği gibi gitmiyor.

Yalandan nefret eden ama her şeyi yalan olan bu yakışıklı, kibar ve naif avukat bakalım gerçekler karşında neler yapacak?

Şimdi gelelim benim düşünceme. Beklediğimden farklı bir kitap değildi. Bu tarz +18 kitaplarım genelinde zaten kızlarımız gurursuz oluyor Adamı görünce direkt yelkenler suya. O yüzden Aubrey değişik bir karakter olmadı. Aynı yerden devam edersek erkeklerimizde zaten hep kalbi kırık aslında sevgiye ac ama olaylar yüzünden odunlaymış oluyorlar. Bu acıdan da bence genele uygun bir erkek karakter olmuş. Sonuca gelirsek- tabi benin için- klişeler içerisinde ama ortalama bir kitaptı. Birkaç sahnesi güzeldi hatta. Andrew'in yaptıkları hoşuma gitti.

Beklentisiz başladığım için benim akıcı bir şekilde kolayca okuduğum, zaman zaman keyif aldığım ama iki gün sonra unutacağım bir kitap oldu +18 sizi rahatsız etmiyorsa yaz aylarında araya alınabilecek çerezlik bir kitap olarak değerlendirebilirsiniz.
352 syf.
·2 günde·6/10 puan
Bu kitabı neresinden gömmeye başlasam bilemiyorum.Galiba sevmememin yegane sebebi olan Andrew’un duygusuzluğundan başlayabilirim.Koskoca adam olmuş ama hala acıyla nasıl başa çıkacağını bilmiyor ve bunu cinsellikle kapatmaya çalışıyor.Hem de duygusuz bir cinsellikle.32 yaşında başarılı,yakışıklı bir avukat düşünün.Adamın vücudunda 16 yaşında bir ergen yaşıyor.Her hafta farklı bir kadınla birlikte oluyor ve bu kadınları internetten buluyor.Evet bildiğiniz internetten.Ve tek kuralı var.Tek gece,tek yemek.Offf nasıl duygusuz bir karakterdin be sen
.
Adamımız yalana tahammül edemiyor.Ama kendisi her türlü yalanı söylüyor.Alın size bir ergenlik timsali daha.İnternetten Alyssa yani aslında Aubrey olan bir kadınla arkadaşlık kuruyor.İnternet ortamında herkesin yalan söylemesi kadar doğal bir şey ben bilmiyorum.Bu kızımız da 6 ay boyunca hiçbir kötü niyet taşımadan yalanlarına devam ediyor.Yalancının mumu yatsıya kadar anca yanıyor ve tam bir klişe olacak şekilde yolları kesişiyor.Sonra Andrew efendi vay sen bana nasıl yalan söylersin diyerek kadına çöp gibi davranmaya başlıyor.Gerisi de bildiğimiz klişe yine.Bu arada Andrew efendi her çeşit yalanı tek ayak üstünde söylüyor.Buraya yeniden dikkat çekmek isterim.Bu kadar duygusuz ve aklı fikri sürekli cinsellikte olan bir karakteri okumak da beni inanılmaz rahatsız etti.
.
Kitabın orijinali 3 kitaplık bir seri.Yayınevi üç kitabı tek kitapta toplamış ve çok da iyi yapmış.Zaten toplamda 350 sayfa anca var.İlk iki cildi gerçekten bomboş okudum.Audrey’in gurursuzluğuna kızarak ve Andrew’a sinir olarak.Üçüncü cilt güzeldi.Beğenmedim dersem Allah çarpar.Çünkü Andrew’un geçmişindeki sır bu bölümde açığa çıkıyordu. Bu da son 200 sayfayı merakla okumanızı sağlıyor.Kitabın dili akıcı ama kitapta işlenen hiçbir duygu bana geçmedi.Şayet yazar bunu amaçlamışsa baya başarılı olmuş.Kitabı sevmememin en önemli nedeni herifin bu kadar duygusuz olmasıydı.Ne bu duygusuzluk canım.Yani kısaca önermiyorum canlarım
352 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Aubrey önlisans hukuk öğrencisi ve annesine gelen bir mail ile avukat arkadaşlık sitesine üye olup, ödevlerine yardımcı olacak sorularını cevaplayacak birini arıyor. O sırada Andrew yani ben yalan sevmem ile tanışıyor. Bir diğer namı ise tek yemek, tek gece, tekrarı yok.
Andrew kim olduğunu bilmediği halde etkileniyordu Aubrey'den. Bir gün mülakatta şans ederi fark ediyor durumu.
Ondan sornası uzak duramayışlar, tutkulu dakikalar, acı ayrılmışlar, pes etmeyişler. Hayallerin peşinden gitmek ile..
Severek okudum ben. Çokça hemde. Andrew alanında çok iyiydi gerçekten. Aubrey ise herşeye rağmen inanılmazdı.
Geçmişe rağmen gelecekleri...
352 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10 puan
Andrew Geçmişte çok yara almış ve niye tek gecelik ilşkiler yaşadığını anlıyorsunuz , Ava gibi kadınlar Maalesef çoktur hayatta , bir de küstahlar , Sadece Cinselik sahneleri biraz daha az yazabilirdi yazar onun dışında hikaye çok güzel kurgulanmıştı Üstelik 3 seri olmasına rağmen akıcısını kaybetirmiyor.
352 syf.
·2 günde·8/10 puan
Bu sene en merak ettiğim kitaplardan biri olan ‘Makul Şüphe’yi bitirdim. İyi olduğu kadar bir sürü de kötü yorum gördüm ama nihai kararımı kendim vermek istediğimden okudum ve ben kesinlikle seven taraftayım
Aubrey, bir hukuk öğrencisi aynı zamanda balerindir. Hukuk ödevini yapmak için annesinin şifresiyle internette avukatlar için kurulmuş siteye girer ve orada Thoroeu ile tanışır. Önce eposta sonra mesaj ve telefonla görüştüğü adamın sesi ve konuşmaları çok seksidir. Adam sürekli tanışmak istese de Aubrey yalan söylediği için tanışmak istemez. Bir şirkette stajyerlik için mülakata gittiğinde karşısında ortaklardan Andrew Hamilton oturur. Adam, bir günah kadar yakışıklı ve çekicidir. Andrew, yaşadığı acı tecrübeden sonra ‘Tek gece. Tek yemek. ‘ ile hayatına devam eder. Ancak altı aydır telefonla konuştuğu kadına ilgi duymaktadır. Karşısına gelen güzel ve seksi stajyer adayının gerçekte kim olduğunu anlayınca ona bir ders vermek ister. Ancak hayatı alt üst olan sadece genç kadın olmayacaktır. Andrew bir daha hissetmemeye yemin ettiği duyguları yeniden hissedecektir.
Öncelikle uyarmalıyım ki kitap +18 hatta biraz daha fazla olabilir Serinin ilk kitabı ve devamı var sandığım kitap, meğerse tüm seriden oluşuyormuş. 3 kitap bir arada yani. Andrew ve tek gecelik ilişkiler yaşamasını, kimseye güvenmemesini ve acı çekmekten korkmasını çok mantıklı buldum. Sonuçta oldukça zor şeyler yaşamış. Yaptıkları haksızlık gibi gelse de tanıştığı her kadını baştan uyarmış ve hiçbir ümit vermemiş. Ta ki Aubrey’e kadar. Aubrey ise kendine güveniyle hoşuma giden bir karakter oldu. Bir tek neden hiç arkadaşı olmadığını anlayamadım. Andrew kendini herkesten bilerek soyutlamış ama Aubrey’nin tek arkadaşının Andrew olmasını çözemedim. Andrew, geçirdiği değişimle pammuk gibi bir adama dönüştü ama bu bir gecede olmadı tabi. Uzun bir vadeye yayılması bence mantıklıydı. Kısacası seni sevdim Andrew
Bu tür cinselliğin ön planda olduğu ama kesinlikle duyguların da hissedildiği kitaplar seviyorsanız bence bu kitap size göre
352 syf.
·7/10 puan
Kitap kesinliklee +18, çok fazla cinsellik içeriyor. Ortağı ve karisi tarafından hayatının en büyük darbesini yiyip, kendini ve hayatını degistiren Andrew ile ilgisiz aileye sahip, hayalî balerin olmak olan Aubrey' nin inişli çıkışlı aşk ilişkilerini anlatıyor. Andrew' ın Aubrey e olan zaafını okumak eğlenceliydi.
"Neden avukat olmak istiyorsunuz, Bayan Everhart?"
"İnsanlara haddini bildirmeyi seviyorum," dedi. "Madem öyle, bari üstüne para alayım dedim."
Whitney Gracia Williams
Sayfa 49 - Yabancı Yayınları
Umarım benden sonra bulacağın kıza en baştan iyi davranırsın, böylece seni sevip sonrasında yalnız bırakmak zorunda kalmaz.
Birkaç saniye sonra yanıma uzanıp beni göğsüne çekti.
“Mutlu musun?” diye fısıldadı.
“Evet...”
“Emin misin? Bu akşam senin için yapmamı istediğin, konfor bölgemin dışında olan bir şeyler daha yok mu?”
“Bu gecelik yok ama yarın sabah bana kahvaltı hazırlayabilirsin.”
“Şansını zorluyorsun...”
“Söyledim sana, diz çöküp yalvarmak zorundasın ve senin böyle işlemediğini bildiğim için...”
“Benim nasıl işlediğim hakkında en ufak bir fikrin bile yok.”
“Her sabah benimle metroya yürüyecek misin?”
“Lanet olası bir arabam var.”
“Prova çıkışı benimle eve yürüyecek misin?”
“Aynı cevap.”
“Bana bir parça saygılı davranacak mısın?”
Yüzümü avuçlarının içine aldı. “Eğer bana bir şans tanırsan...”
Hâlâ öfkeli bir şekilde bir adım geri attım. “Hiç meraklısı değilim.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Makul Şüphe
Baskı tarihi:
2020
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257973366
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Reasonable Doubt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınevi
Bir konuda yalan söyleyen her konuda söyler, değil mi?

Kadınlara karşı doymak bilmez bir iştahım olsa da özel hayatımda başkasına ayıracak zamanım ya da kimseyi ikinci kez görme planım yok. Sıradan seks, ne fazlası ne eksiği. Bu kadar basit.

En azından öyleydi. Sözde yirmi yedi yaşında, hiç tipim olmayan ve yakında her bir santimini benim yapacağım Alyssa’ya kadar… Ya da yeni stajyerim Aubrey mi demeliyim?

Keşke ona hiç güvenmeseydim...

Andrew’dan nefret ediyorum. Ona böylesine tutulmaktan nefret ediyorum. Benim için ne hissettiğini anlayamamaktan, geçmişini saklamasından ve yapayalnız bırakılmaktan nefret ediyorum.

Yalan söylediğim için beni affetmeyeceğini, asla değişmeyeceğini, hep böyle kalpsiz ve soğuk bir adam olacağını söyler dururdu.

Keşke ona inansaydım…



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 96 okur

  • Büşra KÖYMEN
  • Sümbül Aydın
  • Zehra Yıldız
  • Ezgi Cantürk
  • Zeynep Sezer
  • Ceren Çetinkaya
  • ceyda
  • Bibliyofil Kız
  • Burcu Koç
  • Nesli

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.5 (7)
9
%24.6 (15)
8
%21.3 (13)
7
%19.7 (12)
6
%8.2 (5)
5
%3.3 (2)
4
%6.6 (4)
3
%1.6 (1)
2
%0
1
%3.3 (2)