İskeçe'de üç gün dolu dolu geçirdik. Doydum mu derseniz doymadım. Neden derseniz, her bir saati zihnime, ruhuma, varlığıma öyle iyi geldi ki! İhtiyacım varmış, hem de nasıl! Asırlardır İstanbul'daymışım, köklerim çürümeye başlamış, bazısını kesmem lazımmış, ayırdına varmam zor olmus. Ve arınmak için İskeçe'den daha güzel bir liman olamazmış.
Suyundan mı toprağından mı bilmem ama iyimiş Yunan erkekleri. Yani bir sınır çizgisi taşla toprağı birbirinden ayırsa da özü aynı kalıyor. Buralar Türkiye'ye çok benziyor ama kesin bir farklılık istersen erkeklerdeki yakışıklılık oranı diyebiliriz bence.